11. Hukuk Dairesi 2025/1504 E. , 2025/6455 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1108 Esas, 2025/120 Karar HÜKÜM : Kısmen davanın kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/402 E., 2022/40 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2004 yılından beri kesintisiz olarak ... ibaresi ile hizmet vermeye başladığını, davacının ... ibareli çok sayıda tescilli marka sahibi olduğunu, markaya uzun süredir harcadığı sermaye ve emek ile ayırt edicilik kazandırdığını, ... markası üzerinde öncelik hakkına sahip olduğunu, davalı şirketin, davacının ... ibaresini tescil ettirmemesinden faydalanarak, hukuka aykırı bir şekilde kendi adına tescil ettirdiğini, davaya konu davalı adına tescilli ... numaralı ... ibareli markanın davacıya ait ... markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek öncelikle markanın hükümsüzlüğü ile 44. sınıfta yer alan "tıbbi hizmetler: tıbbı yardım hizmetleri, hastane hizmetleri, tıbbı klinik hizmetleri, kan bankası hizmetleri, diş hekimliği hizmetleri, hemşirelik hizmetleri, optik hizmetler, fizik tedavi hizmetleri, tıbbı amaçlı masaj hizmetleri, ilaç önerme, eczacılık hizmetleri, psikologlara ait hizmetler" bakımından beş yıllık süre zarfında ciddi biçimde kullanılmadığı gerekçesi ile markanın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu ... ibaresinin ... markasını koruma ve kötü amaçlı tescil başvurularını önleme amaçlı olarak tescil edilen bir marka olduğunu, müvekkilinin ... markası ile ilgili ilk tescil başvurusunu 2004 senesinde yaptığını, daha sonrasında da kendi adına tescil ettirmiş olduğu bu markayı fiilen kullandığını, davacının önceye dayalı bir kullanım hakkının bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9. maddesi uyarınca öngörülen beş yıllık süre boyunca kullanmama şeklinde bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını savunarak hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep edilen 2006/... tescil nolu ... markasının koruyucu marka olduğunun dikkate alınmasıyla, asıl marka ...'nın da halen kullanılmakta olması nedeniyle, davacının haksız ve mesnetsiz iddialarla açtığı işbu marka hükümsüzlüğü davasının reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2006/... başvuru no.lu markası ile davacının önceki tarihli markalarının “...” ibaresinin anlamlı bir kelime oluşturmadığı, internette yapılan araştırma neticesinde yaygın bir kullanımı olmadığının görüldüğü, davacının “medikana” ibareli öncelikli tescilleri bakımından davalının hükümsüzlüğü istenen markaları ile esaslı unsurları açısından benzer olduğu, ancak davacının tıbbi hizmetler ile aynı veya benzer alanda marka tescili de olmadığından ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığı, aynı sektörde faaliyette bulunan firmaların birbirinden haberdar olmalarının beklendiği, kötüniyet göz önüne alınırken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (TTK) 18/3 hükmü anlamında basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü neticesinde, davacı tarafından “...” ibaresinin kullanımı, yapmış olduğu yatırımlar ile sağlanan ayırt edicilikten davalının haberdar olmamasının mümkün görülmediği, markanın tescil tarihi ile dava tarihi arasında yaklaşık 13 yıllık bir süre geçtiği, bu sebeple gerçek hak sahipliği ve benzerlik sebebiyle markaların hükümsüzlüğü talebinin ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle bu yöndeki taleplerinin reddine, marka üzerinde gerçek hak sahipliği bakımından davacı iddialarının kanıtlanamadığı, davalı şirketin 2002 yılında tescil ettirdiği ... ibaresinden türetmek şeklinde kullandığı ... ibaresi ve bu şekilde yaptırılan tesciller bakımından kötüniyetli hareket ettiğinin düşünülemeyeceği, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle bu yönden de davanın reddine, kullanılmama sebebiyle iptal talebi bakımından ise, benimsenen bilirkişi raporu kapsamında, dava konusu “...” markasını kullandığına dair resmi evraklar üzerinde herhangi bir veriye rastlanmadığı, davalı vekilinin ... markasının “...” markasını korumak için tescil edilmiş bir alt marka olduğu beyanı da değerlendirildiğinde davalının ... markasını kullandığını ispatlayamadığı, ... markasının kullanılmasının davaya konu ... numaralı ... markası bakımından kullanma sayılamayacağı gerekçesiyle kullanılmama talebi yönünden davanın kabulüne, neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 2006 yılından itibaren “...” ibaresi üzerinde gerek tescil başvurularına itiraz gerek bu itirazlar hakkında iptal ve gerekse tescil olunan markalarla ilgili hükümsüzlük davalarına konu edilen uyuşmazlığın başladığı ve süre geldiği, dava konusu ... markası ile taraflar arasında uyuşmazlık konusu ... markası arasında yüksek benzerliğin sabit olduğu, dolayısıyla ... ibaresi üzerinde taraflar arasında uzun süredir devam eden uyuşmazlığın varlığı karşısında, davacının marka tescillerine sessiz kalmadığı, sessiz kalma nedeniyle hak kaybından ve davanın açılmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğundan söz edilemeyeceği, Mahkemenin aksi yöndeki kabulünün hatalı olduğu, dava konusu markanın hakkında hükümsüzlük kararı kesinleşen ... markasını korumak amacıyla tescil edilen ve fiilen kullanılmayan bir marka olduğu, kullanmama nedeni ile iptal koşullarının oluştuğu ancak dava konusu markanın hükümsüzlük şartları mevcut olduğundan iptal talebine ilişkin davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın marka hükümsüzlüğü davasının kabulüne, davalı adına tescilli ... numaralı ... ibareli markanın, tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, marka iptali davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli olan 2006/... markasının hükümsüzlüğü ve kullanılmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b64fa62ad7f00e07 0707156599aa3678