11. Hukuk Dairesi 2025/1321 E. , 2025/6453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1036 Esas, 2024/1209 Karar HÜKÜM : Asıl dava kabul, birleşen dava kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/1 E., 2019/99 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında “Sözleşme Yapma ve Prim Tahsiline Yetkili Acentelik Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalı şirket yetkililerine kendi görev bölgelerinde yangın, nakliyat, kaza, ferdi kaza, trafik, hukuksal koruma, kredi, makine montaj, ziraat branşlarında acentelik faaliyetlerinde bulunma ve bunlara ait primleri tahsil etme yetkisi verildiğini, sözleşmenin ifası sırasında davalı şirket yetkililerinin verilen görev ve yetkilerini kötüye kullandıklarını, davacı şirket ad ve hesabına tahsil ettikleri prim bedellerini davacıya ödemeyip zimmetlerinde alıkoyduklarını, davalının bu eylemlerinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırılık taşıdığını, bu nedenle acentelik vekâletnamesindeki tüm yetkilerin azilname ile sonlandırıldığını, davalı şirketin borçlarının teminatını teşkil etmek üzere dava dışı gerçek kişiye ait taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2011/11932 E. sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, işbu takibin asıl borçlusunun ipotekli gayrimenkulun asıl sahibi hakkında takibin kesinleştiğini, ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, asıl borçlu sıfatıyla haklarında takibin durmuş olması nedeni ile asıl borçlu ile ipotek veren üçüncü kişi arasında dava arkadaşlığı bulunduğundan duran takibe ilişkin itirazların kaldırılmadan ipotek veren hakkındaki takibe devam etme imkanı bulunmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalan acentelik sözleşmesine aykırı olarak müvekkili aleyhine borç çıkarıldığını, komisyon alacaklarının, ödül ve teşvik primlerinin ödenmediğini, acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığının ve sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitine, müvekkili şirket aleyhine Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2011/11931 E. sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, icra dosyasında ödeme olması halinde ödenen bedelin istirdadına, davalı tarafından haksız olarak paraya çevrilen 15.000,00 TL miktarlı teminat mektubu bedelinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin acentelik faaliyetlerinden dolayı komisyon, ödül ve teşvik primi alacaklarının toplam miktarının tespiti ile, belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL'nin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline, haksız rekabet hükümlerine aykırılıktan kaynaklanan eylemlerinden dolayı uğradığı zarara karşılık şimdilik belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL maddi zararın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, haksız rekabetten dolayı 10.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili, yargılama sırasındaki savunmalarında asıl davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket yetkililerinin taraflar arasındaki sözleşmenin ifası sırasında müvekkili şirket tarafından verilen görev ve yetkilerini kötüye kullanarak müvekkili şirket ad ve hesabına tahsil ettikleri prim bedellerini ödemediklerini, zimmetlerinde alıkoyduklarını, bu sebeple davacının müvekkili şirkete 14.11.2011 tarihi itibarıyla 113.870,88 euro karşılığı 245.044,81 TL borçlu olduğunu, davalı şirketin yetkililerinin bu eylemlerinin sözleşmeye ve hukuka aykırılık taşıdığını, davacı şirketin kötüniyetli olduğunu, iddialarının hukuki bir dayanağının bulunmadığını savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporu kapsamında, asıl davada davacının, davalı acentasından takip tarihi itibariyle 113.870,33 euro aktarılmamış prim bedeli alacağı olduğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı- birleşen dosya davacısının sigortalılarından tahsil ettiği ve makbuz vererek aldığı prim bedellerinin ... Sigorta A.Ş.'ne göndermediğinin tespit edildiği, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, ... Sigorta A.Ş.'nin eylemlerinin de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54... . maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği, birleşen dosya davacısı vekilinin kur farkına ilişkin itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı borçlunun Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2011/11932 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kayıt ve şartı ile takibin 45.000,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağın takipten itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle devamına, asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.000,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ile, ceza mahkemesi mahkumiyet kararının açıkça hangi tutar üzerinden alındığının belirlenemediği, Dairelerince yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkan, halen yatırılmayan bir kısım tutarın da suçun oluşması için de yeterli olabileceği, yıllara sari sigorta şirketi kayıtları üzerinde istinaf incelemesi sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkan mali durumun gözetilmemesinin eldeki davada adil yargılanma hakkını ihlal edebileceği, kesin hüküm etkisi olarak sadece mahkumiyetin sonuçlarının gözetildiği, tutar yönünden hukuk yargılamasında toplanan delillere göre karar verildiği, Dairelerince alınan bilirkişi heyet raporu ve ek raporlarının sigorta şirketi kayıtları üzerinden ve taraflar arasındaki sözleşmeye göre acentenin hakkı olan prim, komisyon, ödül ve prim iadeleri gözetilerek AZ net kayıtları da incelendiği için karara esas alındığı, prim iptal ve iadelerine ilişkin ...’tan gelen yazı ile hesaplanabilir bir sonuca varılamadığı, ispat yükü kendisinde olan acentanın sigorta şirketi kayıtlarında bilirkişi kurulunca tespit edilen iade ve iptal tutarının üzerinde iptal ve iadeyi ispatlayamadığı, bilirkişi kurulunca yapılan incelemeler neticesinde, kök raporda “ayrıntılı aylar itibarı hesap tablosunda” detayları verildiği üzere ... Sigorta A.Ş.’nin 113.870,88 euro alacaklı olduğu, ipoteğinin nakde çevrilmiş olması karşısında, 45.000,00 TL ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kuru karşılığı 6,9741 baz alındığında 6.452,45 euronun ... Sigorta A.Ş.’nin alacak hesabından düşülmesi sonucu alacak miktarının 113.870,48 euro- 6.452,45 euro= 107.418,43 euro olduğu, kök raporda gösterildiği üzere ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen poliçelerin Merkez Bankası kurlarından değil de ... Sigorta A.Ş.’nin hazine yönetiminin belirlediği kurlara göre yapılması karşısında, ... Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından yapılan ödemelerin ise Merkez Bankası kurları üzerinden yapılmış olması gözetilerek ve bu kapsamda kök raporda “ayrıntı çıkarılmış hesap tablosunda” detayları verildiği üzere 13.807,48 euro tenkis yapılması gerekeceği, dosyada sözleşme eki komisyon oranları dikkate alınmak suretiyle komisyon oranlarının yeniden hesaplandığı, 34.060,74 euronun ... Sigorta A.Ş.’nin alacak hesabından düşülmesi gerekeceği, ek raporda belirtilen 30.07.2011 tarihli mail yazışmasına göre acenta lehine ödül tarif edilen ayrıca bir prim olduğu, %5 prim oranına göre 19.452,83 euronun da dikkate alınması sonucu; ... Sigorta A.Ş.’nin tüm tespitler doğrultusunda alacak miktarının 113.870,88 euro- 6.452,45 euro= 107.418,43 euro olduğu, 107.418,43 eurodan 13.807,48 euro+ 34.060,74 euro+ 19.452,83 euronun düşülmesiyle 40.097,37 euroya ulaşıldığı, bilirkişi kurulunun tespit ve alacakların kayıtlarına ilişkin gerekçeleri ve yöntemlerinin taraflar arasındaki sözleşme ve fiili uygulamaya uygun görüldüğü, karara esas alındığı, her ne kadar sigorta şirketi kayıtlarında 113.870,88 euro alacak kaydı var ve takip bu tutar üzerinden başlatılmış ise de; bilirkişi kurulu raporunda gerekçeleri ile açıklandığı üzere asıl davada davacı ....’nin bakiye 40.097,37 euro alacağı olduğu, 45.000,00 TL üzerinde alacak bulunduğu anlaşılmakla ipotek bedeli üzerinden takip yapılmasında hukuka aykırı bir duruma rastlanmadığı, davalının itirazının iptaline karar verildiği, birleşen davadaki taleplerden; acentenin tahsil ettiği primleri taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre göndermesi gereken zamanda sigorta şirketine aktarmadığının ceza yargılaması sonucunda da kesinleşen mahkumiyet kararı ile maddi vakıa olarak tespit edildiği, ceza yargılamasındaki tutara ilişkin değerlendirme yönünden Dairelerince yapılan hesaplama dikkate alınmış ise de, sonuç itibarı ile maddi vakıa olarak acentenin primleri göndermediğine dair eylemin kesinleştiği hususunun hukuk yargılamasını bağlayacağı, alınan raporla da sonuç itibarı ile acentenin tahsil ettiği primleri zamanında sigorta şirketine göndermediğinin sabit olduğu, sigorta şirketinin acentelik sözleşmesini haklı feshettiği, bilirkişi kurulunca yapılan hesaplamalarla ... Sigorta A.Ş.’nin takip tarihi itibarı ile alacak miktarınının 40.097,37 euro olabileceğinin hesaplandığı, takip talebindeki tutar olan 113.870,88 eurodan 73.773,50 euro borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, birleşen davada davacının halen borcu olduğu anlaşılmakla istirdat isteminin reddi gerektiği, davacının komisyon, ödül ve prim alacakları hesaplanarak borçtan düşüldüğü halde sigorta şirketinin halen alacağı kaldığı, takip talebindeki tutarı aşan bir alacak ispatlanmadığından bu hususlara dayalı alacak isteminin yerinde görülmediği, ... Sigorta A.Ş.’nin acentalık sözleşmesine dayalı haklarını kullanmak sureti ile haklı sebeple fesih yaptığı, işlemlerin haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2011/11932 E. sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile, takibin 45.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren %9 faiz oranını aşmamak üzere yasal faiz yürütülmek suretiyle 2011/11931 E. sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına, 45.000,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanan 9.000,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davada davacı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacı ... Ltd. Şti.’nin Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2011/11931 E. sayılı takip dosyasına ilişkin menfi tespit isteminin kısmen kabulü ile davacının anılan takip dosyasında istenen 113.870,88 euronun 73.773,50 euro kısmından davalıya borçlu olmadığının tespitine, menfi tespite ilişkin fazla istem ile davacının diğer tüm tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava; taraflar arasındaki acentalık sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılan ipotekli takibe itirazın iptali, birleşen dava acentalık sözleşmesinin haksız fesih edildiği iddiasına dayalı menfi tespit ve tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a945da27e26e267d dab6186359014d07