11. Hukuk Dairesi 2025/1462 E. , 2025/6035 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1669 Esas, 2024/1958 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/55 E., 2022/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, “Eylül 2018- Eylül 2021” tarihleri arasında üç yıl geçerli olacak biçimde, “ETİK BİLDİRGE” isimli, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri uyarınca mali hakları müvekkiline ait eserlerin, müvekkilinin belirlediği yer ve zamanda seminer, konferans ve eğitim verme formatlarında temsil etme taahhüdünü içeren bir sözleşme yapıldığını, davalının, sözleşme süresi içerisinde sadece davacı bünyesinde konferans, seminer ve eğitim vermek suretiyle temsil yapmayı, başka bir kurumda veya kendi ad ve hesabına fiziki ortamlarda yahut dijital ortamlarda Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) veya benzer sınavlara hazırlamaya yönelik temsil faaliyetinde bulunmamayı borçlandığını, davalının sözleşmenin 16. maddesi uyarınca sözleşmeyle borçlandığı yükümlülüklere aykırı davranması halinde 100.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak 2020 yılı Eylül ayı başında “Eylül 2020-Eylül 2021” dönemi için davacı şirkette konferans veya ders verme şeklindeki temsil görevini yapmayacağını bildirdiğini, ayrıca davalının bunun ardından intagramda “....” ve “...” adlı sosyal medya hesaplarında müvekkili ile yaptığı sözleşme kapsamında yapmama ile yükümlendiği TUS ile ilgili paylaşım ve temsillerini umuma iletmeye başladığını, sözleşmeden doğan borçlarına aykırı davrandığını ileri sürerek şimdilik 40.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline, davalının eylemlerinin sözleşmeden doğan yapma ve yapmama borçlarına ve sözleşmeye aykırılık oluşturduğunun tespitine, sözleşmeye aykırılık oluşturan davacı bünyesi dışında TUS’la ilgili konferans, seminer ve ders verme şeklindeki anılan eylemleri yapmamaya mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği tüm alacakların zaman aşımına uğradığını, cezai şart alacağının kısmi olarak talep edilemeyeceğini, davacının sunduğu “etik bildirge” adlı sözleşmenin geçerlilik taşımadığını, karşılıklılık ilkesi gözetilmeden yapılan, herhangi bir maddi hüküm içermeyen ve hak ile yükümlülükler arasında denge oluşturmayan sözleşme nedeniyle müvekkilinden cezai şart tazminatı istenemeyeceğini, davacının, uyuşmazlık konusu eserin mali haklarının kendilerinde olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eki olan etik bildirgede müvekkilinin eser sahibi olduğu kitapların mali haklarının ayrı ayrı belirlendiğine ve devredildiğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından yapılan sözleşme ve ekinin geçerlilik kazanmadığını, müvekkilinin sosyal medya hesabı açtığı ve sözleşmeyi ihlal ettiği iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu “ETİK BİLDİRGE” başlıklı belgede tarafların imzalarının bulunduğu, bu belgenin sözleşme niteliği taşıdığı, genel işlem şartı olarak değerlendirilemeyeceği, sözleşmenin metin, içerik ve anlam açısından bir bütünlük arzettiği, sözleşmenin 16. maddesinde “eğitmenin TUS’a veya sınavlara hazırlamaya yönelik faaliyet gösteren başka bir kurumda bilimsel toplantı ya da seminer adı altında görev yapamayacağının, ders anlatamayacağının ya da kendilerinin bu tarz bir kurum kuramayacağının, ayrıca sanal ortamda bulunamayacağının, eğitmenin etik bildirge ile üstlendiği rekabet etmeme yükümlülüğüne ve bu bildirge ile üstlendiği diğer yükümlülüklere aykırı davranması halinde 100.000,00 TL cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğinin” düzenlendiği, davalının herkese açık sosyal medya hesaplarında TUS sınavlarına hazırlık amacıyla kendisinin soru çözümleri ve konu anlatımı yaptığı, yapılan paylaşımların TUS sınavına hazırlanan kişilere ulaşmayı ve yeni kursiyerler kazanmayı amaçladığı, davalının söz konusu paylaşımlarının, taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu kapsamda cezai şart koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının eylemlerinin sözleşmeden doğan yapma ve yapmama borçlarının sözleşmeye aykırılık oluşturduğunun tespitine, 40.000,00 TL cezai şart alacağının 13.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılığın tespiti ile cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.