11. Hukuk Dairesi 2025/1576 E. , 2025/6027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/37 Esas, 2024/805 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü-karşı davanın reddi Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı-karşı davalı vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 25.10.2011 tarihinde “marka ve lisans sözleşmesi” adı altında franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 30.06.2015 tarihinde sona erecek olmasına rağmen davalının sözleşmeyi Mart ayında haksız ve kötü niyetli olarak feshederek üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek sözleşme gereğince verilen 5 adet senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili tarafından icra tehdidi altında ödenen iki adet senet bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında müvekkiline ait olan “....” markasının kullanılması konusunda franchise sözleşmesi imzalandığını ancak sözleşmenin son döneminde davacının işletmesinde “...” markasını kullandığının tespit edildiğini, böylece davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, bu durumda müvekkilinin sözleşme gereğince 280.233,04 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 45.864,04 TL’nin davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak; asıl dava yönünden sözleşme konusu .... markasının değiştirildiği ve yerine dava tarihi olan 11.05.2015 tarihinde .... markası her ne kadar tescilli değilse de dava sürecinde tescil başvurusu yapıldığı, 25.10.2011 tarihli franchising sözleşmesinin bitiş zamanı 30.06.2015 tarihine kadar olan dava konusu senetlerden; Nisan, Mayıs ve Haziran ayı senetlerin davacı tarafından ödenmesi gerektiği ancak Temmuz ayı (02.07.2015- 3.894,00 TL) ve Ağustos ayı (02.08.2015- 3.894,00 TL) senetlerin ise davacıya iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile; dava konusu bonolardan 02.07.2015 tarihli 3.894,00 TL tutarlı ve 02.08.2015 tarihli 3.894,00 TL tutarlı bonolar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, karşı dava yönünden; .... Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından “...” unvan ve markasına ait tabela, bayrak, pano, flama, logo vb. bir emareye rastlanmadığı, ... Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından “...” markasının Ocak 2015 tarihinden itibaren kullanıldığı, hemen akabinde Türkçe ismi ile “....” markasını kullandığı yerinde tespit edildiği, davacı tarafın kullandığı “...” markası da .... Eğitim Akademi Ltd. Şti. kurucu ortağı olduğu ifade edilen .... adına 01.09.2014 tarihinden itibaren on yıl müddetle 07.09.2015 tarihinde tescil edildiği, davacı tarafın sözleşmenin fesih edildiği ve bu nedenle “....” ya da Türkçe “İlk Hayat” adını kullanacağını broşürler ile velilere bilgilendirmesinin haksız rekabet hallerinden sayıldığı, Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/12 D.İş numaralı dosyada .... tarafından ....Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'nin “..." markasına tecavüzünün tespiti için 12.03.2015 tarihinde talepte bulunulduğu, 07.09.2015 tescil tarihli ... markası yönünden tedbir ve tespit talebinde bulunulamayacağı için mahkeme tarafından talebin ret edildiği, ... Eğitim Akademisi Ltd. Şti. tarafından Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/11 D.İş numaralı dosyada açılan tespit davasında; ... Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'nin “..." markasını kullandığının tespit edildiği, bu nedenle “....” markası yönünden haksız rekabet hükümlerine aykırılıktan bahis edilebileceği, ancak “...” marka tescilinin dava dışı .... adına tescil edildiği, ilgili kişinin davalı tarafın ifade ettiği gibi .... Eğitim Akademisi Ltd. Şti.'nin kurucusu veya ortağı olduğuna dair dosyada herhangi bir evrak bulunmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşme gereğince verilen senetlerden borçlu olunmadığının tespiti, karşı dava ise sözleşme gereğince tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri 2.190 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir." 01.01.2024 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 20.520,00 TL’ye yükseltilmiştir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve asıl dava yönünden davalı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 7.788,00 TL olup Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 20.520,00 TL’nin altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Asıl dava yönünden dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Karşı dava yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Zira karşı davadaki uyuşmazlık bozma ilamında sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemi olarak nitelendirilmiş, somut olaya 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikte bir çekişme olmadığına dikkat çekilerek işin esasına girilerek taraflar arasındaki sözleşme kapsamında değerlendirme yapılması hususunda Mahkemece verilen görevsizlik kararı bozulmuştur. İşbu karşı davada davacı, sözleşmenin davalının haksız eylemleri nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek taraflar arasındaki marka ve lisans sözleşmesi başlığı altında düzenlenen sözleşmenin 6. maddesi uyarınca talepte bulunmuştur. Mahkemece karşı davacının sözleşmeyi feshinde haklı olduğu tespiti yapılmasına rağmen bu madde hükmü uyarınca talep edebileceği bir alacağının bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmeksizin somut olaya uygun olmayan gerekçeye ve bilirkişi raporlarına dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine, (2) numaralı bent uyarınca asıl davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bent uyarınca Mahkeme kararının karşı dava yönünden BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı asıl davada davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davalı-karşı davada davacıya iadesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.