11. Hukuk Dairesi 2025/1457 E. , 2025/6067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1987 Esas, 2025/17 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/68 E., 2022/265 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2019/.... sayılı "..." ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2018/... sayılı ve "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddedildiğini, bu ret kararına karşı davalı şirketin yeniden inceleme taleplerinin bu kez 2021-M-10841 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararı ile nihai olarak kabulüne karar verilerek başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, oysa iş bu davaya konu “...” ibareli ilaç markası altında kas-iskelet sistemi ilaç grubuna ait bir ilaç satışı yapıldığını, TÜRKPATENT'in kısmi ret kararının yerinde olmadığını, ilaç markaları söz konusu olduğunda doktrinde ve içtihatlarda çok daha esnek davranıldığını, tüketici kitlesinin doktor, eczacı ve veteriner hekimlerden oluştuğunu ve bilinç düzeyinin daha fazla olduğunu, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek YİDK'nın 2021-M-10841 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2018/... sayılı “...” markasının sahibi olduğunu, başvuru ile mesnet markaların karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, markaların aynı harfleri içerdiklerini, “...” harf dizilimine sahip olduklarını, aynı sınıfları kapsadıklarını, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, Yargıtay’ca onanan “....” kararında, hekim ve eczacıların yanında kullanıcı olan hastanın da ürünleri karıştırma ihtimalinin dikkate alınmasının gerektiğine, yine “...” kararında bilinçli tüketicinin söz konusu olduğu hallerde dahi iltibasa sebebiyet verilebileceğine hükmedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markaların görsel ve işitsel olarak benzer olması, her ne kadar markaların hitap ettiği tüketici kitlesi bilinçli tüketiciler olsa da markaların serbest seçimle oluşturulması, çekişme konusu emtiaların ayniyeti, markaların herhangi bir görsel unsur da içermemesi karşısında çekişme konusu emtialar bakımından iltibas ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile emtia benzerliğine ilişkin şartın gerçekleştiği, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden, itiraza mesnet marka "..." ibaresinden oluştuğu, etken madde adı olmasa da davacıya ait markanın “...”, davalıya ait markanın ...” şeklinde okunduğu, markaların içindeki ortak olmayan....ve ... bölümlerinin yeterli görsel ve işitsel ayırt ediciliği sağladığı, aralarında kavramsal bir benzerliğin de söz konusu olmadığı, bu nedenle 5. sınıftaki bilinçli tüketici kesiminin markaları karıştırmayacağı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalıya ait itiraza mesnet marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK'in 2020/M-10841 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, başvurunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalı Kurumdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.