11. Hukuk Dairesi 2025/767 E. , 2025/6065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1723 Esas, 2024/1918 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/155 E., 2022/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 32. ve 33. sınıfta “...” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin "... " ve "..." asli unsurlu seri markalarına dayalı olarak gerçekleştirdikleri itirazın 2021-M- 2907 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, davacının "..." markasının tanınmışlığı yanında “...” esas unsurlu markalarını da ulusal ve uluslararası alanda tanınmış hâle getirdiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin itiraza mesnet markaları ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında benzer olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, “...” markasını satın aldığını zannederek “...” markasını satın alan tüketicinin, ürünü kalitesiz bulursa sorunun müvekkili markasından kaynaklandığını zannederek markaya olan güvenini kaybedeceğini ve tekrar satın almaktan vazgeçebileceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek 2021-M-2907 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili hâlinde 2020/.... sayılı “...” ibareli başvuru markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili, yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2020/... sayılı başvuru markasının tescil edildiği 32. ve 33. Sınıf malların davacının halen korunmakta olan.... sayılı markalarının kapsamında olan aynı/aynı tür mal niteliği taşıdığı, davacı markalarında yer alan "..." kelimesinin haftanın yedi gününden biri olduğu, her ne kadar bu kelime davaya konu emtiaları doğrudan tanımlamasa bile ülkemizde herkes tarafından kullanılan ve "gün" ifade eden bir sözcük olması nedeniyle davaya konu emtialar bakımından ayırt ediciliği düşük zayıf karakterli bir marka olarak kabul edilmesi gerektiği, ayrıca söz konusu ibarenin ticari hayatta sektör fark etmeksizin herkes tarafından yaygın olarak kullanılan bir ibare olduğu, bununla birlikte dava konusu markayı oluşturan "..." kelimesinin bilinen bir anlamı olmadığı, "..." kelimesinde bulunan "...." gibi günlerde bulunan "..." eklerinin kaynaştırılmasıyla oluşturulmuş fantazi bir sözcük olduğu, bu nedenle ortalama tüketici kesiminin söz konusu ibareyi anlamsız ve türetilmiş bir sözcük olarak algılayacağı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, somut olayda SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddeleri hükmü koşullarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olmadığı, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgunun da ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira her ne kadar karşılaştırılan markalar arasında "-..." biçimindeki harf dizilimi ortak olarak bulunmakta ise de, dava konusu "..." ibaresinin bilinen bir anlamı bulunmayan, ".../..." fillerinden davalı tarafından yaratılmış, tamamen özgün nitelik taşıyan, ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğu, bu nedenle başvuruda davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olmalarının dava konusu başvuru yönünden tescil engeli oluşturmayacağı, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.