11. Hukuk Dairesi 2025/141 E. , 2025/4408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/371 Esas, 2024/1110 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/630 E., 2021/868 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin %51 hisseli ortağı olduğunu, şirketin diğer ortağının %49 hisse ile şirket müdürünün eşi olan dava dışı ... olduğunu, davalı şirket müdürünün atandığı günden itibaren hiçbir bilgi vermediğini, 31.05.2018 tarihinde şirketi re'sen terk ettiğini, davalı ... ile dava dışı eşinin haksız rekabet kastı ile 05.12.2017 tarihinde dava dışı ... tarafından kurulan "... ... Gıda Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti.'nin bütün hisselerini satış yolu ile devraldığını, adı geçen şirketin müvekkilinin ortağı olduğu şirket ile faaliyet konusunun aynı türden bulunduğunu, satın alınan şirkette de ...'ın müdür olarak atandığını ileri sürerek şirket müdürünün görevden alınmasına ve müvekkilinin müdür olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin azli için haklı bir sebebin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında 16.12.2017 tarihli protokolün yapıldığını ve davacının ortaklığındaki hissesinin protokol gereğince %60 oranına indirileceğinin kararlaştırıldığını, davacının ... ... Gıda Pazarlama Ltd. Şti. aleyhine hareket ettiğini, imza yetkisi olmadığı halde çek keşide ederek onu borçlandırdığını, müvekkilinin ... ... Firmasını satın alarak haksız rekabette bulunduğu iddia edilmekte ise de bu firmanın taraflar arasında imzalanan protokolden sonra alındığını, asıl davacının haksız rekabette bulunduğunu ve ... Gıda Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti. adında tek başına yetkili olduğu firmasının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müdür ...'ın aynı anda her iki şirketin de müdürü olarak görev yaptığı, bu durumun müdürün rekabet yasağına aykırı davrandığını gösterdiği, müdürün rekabet yasağına aykırı eylem ve işlemleri herhangi bir zarar ortaya çıkarmasa dahi bu eylem ve işlemlerin rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiği, bu sebeple, davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı, şirket müdürünün azli davasında husumetin müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup, şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle davalı ... hakkında açılan davada Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünun "..." sicil numarasında kayıtlı “... ... Gıda Pazarlama Ltd. Şti."ni münferiden temsile yetkili müdür olarak seçilen davalı ...'ın müdürlük görevinden alınmasına, hüküm fıkrasının Ticaret Sicil Gazetesinde ilânına, kararın bir örneğinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine, davalı ... ... Gıda Pazarlama Ltd. Şti. hakkında açılan davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/(1)-d bendi atfıyla, HMK 115/(2) fıkrası gereğince pasif husumet ehliyeti yokluğundan dolayı usulden reddine karar verilmiş hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya inceleme aşamasında iken davalı şirketin 16.08.2022 tarihinde yapılan ve 18.08.2022 tarihinde tescil edilen ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın müdürlük görevinden azledildiği ve dava dışı ...'ün aksi karar alınıncaya kadar münferiden yetkili şirket müdürü olarak atandığı, böylelikle eldeki davanın konusuz kaldığı, somut olayda davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığından azil koşullarının oluştuğu, böylelikle davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu, davanın açılmasına davacının sebebiyet vermediği anlaşıldığından HMK'nın 331. maddesi gereğince yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... ... Gıda Pazarlama Ltd. Şti. hakkında açılan davada HMK 114/(1)-d bendi atfıyla, HMK 115/(2) fıkrası gereğince, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine dair karar istinafa taşınmadığından kesinleşmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda azli istenen limited şirket müdürünün dosya istinaf aşamasında iken ortaklar kurulu kararı ile müdürlükten azledildiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... hakkında açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması yerinde olup yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekçesinde davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığından azil koşullarının oluştuğu, davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu, davanın açılmasına davacının sebebiyet vermediği gerekçesiyle yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu bulunduğu belirtilmiş ancak gerekçe ile çelişki oluşturacak şekilde hüküm kısmında davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki maddi hatadan kaynaklandığı açık olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) numaralı bendi (3) numaralı paragrafında yer alan “davacıdan” ibaresinin çıkartılarak yerine “davalı ...'dan” ibaresinin, kararının hüküm fıkrasının (B) numaralı bendi (5) numaralı paragrafında yer alan “Davalı ...” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacı” ibaresinin, cümle devamında yer alan "davacıdan alınarak davalı ...'a ödemesine" ibaresinin çıkartılarak yerine "davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesi" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alının temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.