Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6518 E., 2025/4404 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6518 E., 2025/4404 K. (23.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6518
Karar No
2025/4404
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6518 E. , 2025/4404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/414 Esas, 2024/1589 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/635 E., 2023/7 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili şirkete karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu çekin haksız ve hukuka aykırı olarak takibe konulduğu, çek üzerindeki imza ve kaşenin müvekkil şirkete ait olmadığını, takip dayanağı yapılan çekin ilk hamilinin müvekkili şirket olduğunun ve çekin ciro yoluyla ... Grup Halı Elek. Elekt. Plastik San. İç ve Dış Tic. Ltd Şti'ye verildiğinin görüldüğünü ancak takibe konu çekin üzerindeki imza ve kaşenin müvekkiline ait olmaması sebebiyle takibin iptalinin gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2021/20113 E. sayılı dosyası sebebiyle davalıya borcunun olmadığının tespitine, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çekin lehtarının davacı şirket olduğu, çek üzerinde davacı şirket kaşesi ile ciro işlemi yapıldığı, ciranta sıfatıyla da davacı şirket aleyhine davaya konu icra takibine geçildiği, davacı şirket tarafından ciro işlemine ait imzanın inkâr edildiği, uzman bilirkişiden alınan usulüne uygun olarak tanzim edilmiş raporla ciro işlemine ilişkin imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, çekin sahteliği iddiasının mutlak defilerden olup tüm ciranta ve hamillere karşı ileri sürülebilecek nitelikte olduğu ve davacı iddiasının ispatlandığı, somut olayda davalı tarafça, davacı tarafın imza inkârına rağmen icrai işlemlere devam edildiği, imza inkârı olmasına rağmen takibe devam edilmesi nedenleriyle davalının kötüniyetli hareket ettiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2021/20113 E., sayılı dosyasına konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konu asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının çeki davacıdan ciro yoluyla devralmadığı, davaya konu çekin arkasında davacının cirosu ile davalının cirosu arasında iki ayrı cironun daha mevcut olduğu, davalının çekteki imzanın davacıya ait olmadığını bildiğinin ve kötüniyetle icra takibi başlattığının davacı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle kötüniyet tazminatı koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddi ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2021/20113 E., sayılı dosyasına konu ...Şubesi’ne ait ... seri numaralı, 30.07.2021 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olup somut olayda uyuşmazlık davacının kötüniyet tazminatı talebinin kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplanmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f2a3285246521581 7cfd74f1b2358fca

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı