11. Hukuk Dairesi 2024/6354 E. , 2025/4403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1052 Esas, 2024/1223 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/554 E., 2023/440 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların dava dışı ... İnş. San ve Tic. A.Ş.'nin ortağı ve yöneticisi, davacının ise anılan şirketin eski yöneticisi ...’nın alacaklısı olduğunu, eski ortak ...'nın davacıdan mal kaçırmak ve ızrar kastıyla, muvazaalı olarak anılan şirketteki hisselerini devrettiğinin tespit edilmesi üzerine davacı tarafından devredilen hisse senetleri için açılan iptal davasının müvekkili lehine sonuçlandığını, bu süreç devamında davalıların, davacının alacağının tahsilini engellemek ve müvekkile zarar vermek amacına matuf olarak hisse devri yanında ayrıca ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin içini boşaltarak şirket hisselerinin değerini düşürücü iş ve işlemler gerçekleştirdiklerini, icra takibinde ...'nın alacağı karşılayacak miktarda haczi kabil mal varlığının bulunamadığını, borçlu ...'nın ortağı ve yöneticisi olduğu ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'de mevcut %49,42 oranındaki hissesini aynı zamanda amcasının oğlu olan ve bu şirketin diğer ortağı ve yöneticisi davalılardan ...'ya mal kaçırma ve ızrar kastıyla muvazaalı olarak devrettiğini, böylece davalı ...'ın şirketteki hisse oranı yükselerek hakim ortak konumuna geldiğini, bunun üzerine hisselerin muvazaalı ve hukuka aykırı olan devrinin iptali için dava açıldığını, borçlu ... ile davalı ... hakkında şikayet üzerine açılan ceza davasının bulunduğunu, davacının bugün itibariyle alacağının icra dosya hesabına göre 13.655.902,01 TL olduğunu, devri iptal edilen hisseler alacağı karşılayacakken bugün alacağın tümü ile tahsilin imkansız hale geldiğini, davalıların şirketin işleyişi dikkate alındığında birlikte ve işbirliği içinde davacıya çok ciddi zarar verdiğini, şirketin ortağı olduğu ... Şirketinin sermaye azaltımı sonucu oluşan 26.000.000,00 TL'sinden kaynaklanan alacağın şirket kayıtlarına yansıtılmadığını, ...'ya 11.222.114,08 TL borç adı altında para aktarıldığını, şirketin ... ve ... Yatırım ve Havacılık A.Ş. olan 2.000.000,00 USD tutarındaki alacağını yine ...'ya sebepsiz yere ciro edildiğini, şirkete ait bir takım hisselerin mal kaçırmak amacı ile şirket yerine ...'ya devredildiğini, satılan gayrimenkullerin bedellerinin şirkete yansıtılmadığını, hiçbir ekonomik açıklaması, ticari gayesi de olmayan bu azalmalardan lehine işlem yapılan ... ve buna katılan, karar, onay ve izin veren, göz yuman şirket yöneticisi/ ortağı diğer davalıların sorumlu olduğunu, diğer davalıların bu mal kaçırmalarına, ızrar kastına, mal varlığını azaltılmasına doğrudan yardım ettiklerini, hep birlikte şirket mal varlığının azalmasına, dolayısı ile hisselerin değerinin azaltılmasına yol açtıklarını, davalıların bu davranışları sonucu doğan/ kaynaklanan zararlarının ise çok ciddi rakamlara ulaştığını ileri sürerek hukuka aykırı fiilleri ile müvekkilin zararına yol açan, sebepsiz zenginleşen davalılardan şimdilik 150.000,00 TL’nin haksız fiilin veya zararın gerçekleştiği (hisse değerinin azaltıldığı) tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının borçlusu ... tarafından müvekkili ...’a yapılan hisse devirlerinin borçları karşılığı olduğunu, mal kaçırma amacı taşımadığını, süre gelen ticari hayatta davalının gerektiğinde diğer ortağı çalışma arkadaşına yine şahsi malvarlığından çeşitli zamanlarda borçlar verdiğini, dava tarihten 8 yıl kadar önce tarafların ortak oldukları ... unvanlı bir diğer şirketin büyük bir dar boğaza girdiğini, piyasaya çok yüklü bir borçlanma yaşadıklarını, bu zor süreçte ... İnşaat’ın ortaklarına para ödeyemediğini, ...'nın hem ... İnşaat’ın sorunları hem de özel ailevi nedenlerden dolayı çok ciddi ekonomik sıkıntıya girdiğini, müvekkilinden 6.827.300,00 USD borç aldığını, davalının bu ödemelerin yapılması için şahsi malvarlığından ve de çevresine borçlanarak ...’nın üçüncü kişilere olan borçlarının ödenmesi için 2012 yılı ile 2016 yılları arasında ...’na verdiği bu borçları yıl bazında değerlendirerek karşılıklı olarak mutabakat yaparak kabul ettiklerini, davalının yapılan görüşme sonrası devir süresine kadar ...e şahsen borç vermeye devam ettiğini, yine ...in 2016 yılından devir tarihine kadar ... İnşaat’tan da borç aldığını, ancak bunları ödeyemediğini, ...in gerek ...’tan, gerekse ... İnşaat’tan aldığı şahsi borçlar ile diğer ... Havacılık Şirketinin değeri hesaplanarak ve yine ...’da tarafların gayrimenkullerinin değerleri de belirlenmek suretiyle nihai olarak anlaştıklarını, davacının iddia ettiği gibi ...en ... İnşaat’taki hisselerinin davalı ...’a bağışlanmadığını, üçüncü kişilerden mal kaçırmak kastı ile devredilmediğini, tam tersine ...’ın ...den alacakları ve yine ...’ın ... Havacılık’taki hissesini ve ...’daki gayrimenkullerinin bazılarını ...e devretmesi karşılığında devredildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalıların haksız eylem ve işlemler ile ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin içini boşaltıldığını, davacının alacağına kavuşamaması için şirket hisse değerlerinin düşürüldüğünü, hisselerin muvazaalı ve hukuka aykırı olarak devir edildiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunduğu, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu şirket hisse değerlerinin düştüğü belirlenmiş ise de bu düşüşün davalıların muvazaalı ve hukuka aykırı eylemleri ile olduğuna dair somut şüpheden uzak bir delilin dosyaya sunulamadığı, davalıların davacının zararına haksız fiil niteliğinde bir eylemleri olduğunun tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile henüz kesinleşmeyen mahkeme kararı ile ... adına olan ... İnş. ve Tic. A.Ş.'deki hisselerin cebri icra yoluyla satışına izin verildiği, şirketin kendi mal varlığı ile ilgili olarak davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü işlemlerin işletmesel olarak gerekli olup olmadığı hususunun incelenemeyeceği, şirket yetkililerinin bu işlemleri davacının alacağını sonuçsuz bırakmak amacıyla yaptıklarının ispatlanması gerektiği, dosyada davalıların iddia olunan eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu ispata yarar delil bulunmadığı, şirketin değerinin azalmasının da tek başına davacının iddialarını ispata yetmediği, dava dışı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinin de iddia edilen işlemler ile ilgili olarak şirket yönünden işletmesel olarak yerinde olup olmadığı denetlenemeyeceğinden sonucu etkilemediği, şirketin davacıya karşı bir sorumluluğunun bulunmaması ve Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/363 E. sayılı dosyasında verilen ... adına olan ... İnş. ve Tic. A.Ş.'deki hisselerin cebri icra yoluyla satışına izin verilmesine ilişkin kararının henüz kesinleşmemiş olması ve söz konusu hisselerin satışı aşamasının gerçekleşmemesi karşısında İlk Derece Mahkemesince davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket ortağından olan alacağın tahsil edilememesi amacıyla şirketin malvarlığının azaltılması suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2a3a822eb2e7ff81 533ad86722c80159