11. Hukuk Dairesi 2025/1137 E. , 2025/3962 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/656 Esas, 2024/1094 Karar HÜKÜM : Esastan ret; asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirketin ana bayisi olduğunu, müvekkilinin bakiye alacağı olan 31.927,38 TL'nin şimdiye kadar ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya cevabında; karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının davalıdan alacağının bulunmadığını, müvekkili şirket kayıtlarına göre davacının borcunun bulunduğunu, tarafların bayilik sözleşmesinin özel şartlar başlığında %20'den fazla fark faturası düzenleyemeyeceği hususunun yazılı olduğunu savunarak davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiş; karşı dava olarak ise, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik müvekkilinin alacağı olan 25.000,00 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı-karşı davalı ticari defterlerine göre davacı-karşı davalının 31.927,38 TL alacaklı olduğu, davalı-karşı davacı defterlerine göre, davalı-karşı davacının 2.019.552,91 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki farkın fiyat farkı açıklamasıyla davacı-karşı davalı tarafından düzenlenen 9 adet e-faturadan kaynaklandığı, taraflar arasında 03.11.2017 tarihli "Mutabakat Zaptı"nın imzalandığı, yine taraflar arasında imzalanan 17.11.2017 tarihli "Hesap Mutabakat Zaptı" başlıklı belge ile tarafların, davacı/karşı davalı tarafından düzenlenen faturalar toplamı olan 1.899,520,79 TL+KDV'nin davalı-karşı davacının defterlerine işlenmesini takiben aradaki farkın davacı/karşı davalı lehine 31.927,38 TL olduğu hususunda anlaştığı, mutabakat metninin davalı/karşı davacı şirketin yetkilisi tarafından imzalandığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu nedenle asıl davanın kabulü ile alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına, karşı davanın ise reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kabul edilen 31.927,38 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ispatlanamayan karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı- karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava fiyat farkı faturasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava ise sözleşme gereğince %20'den fazla fark faturası düzenleyemeyeceğine dayalı alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Asıl dava bakımından; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 31.927,38 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Karşı dava bakımından; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl dava yönünden, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, karşı dava yönünden, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince karşı dava yönünden verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde karşı dava yönünden davacıya iadesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 454d397377bff5f2 5a58d77f2aa06af2