11. Hukuk Dairesi 2024/6201 E. , 2025/3960 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/213 Esas, 2024/1440 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine düzenlen bonoya istinaden takip başlatıldığını, ancak bononun düzenlenme tarihinde davacı şirketin henüz ticaret siciline tescil edilmediğini, şirketin tüzel kişilik kazanmadığını, bononun düzenleme ve vade tarihinde henüz tüzel kişilik kazanmamış müvekkili şirketin borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bononun keşidecisi dava dışı ...'nın borcundan davacının sorumlu tutulamayacağını, bonodaki keşideci imzaların birinin üzerine müvekkili şirketin kaşesinin vurulduğunu, kaşede adres ve unvanın da hatalı olduğunu, vade tarihinde de tahrifatın yapıldığını, takipteki faizin oranının da hukuka uygun olmadığını ileri sürerek icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunarak, davacının senet üzerindeki sahtelik iddialarına ilişkin Cumhuriyet Savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davaya konu senedin incelenmesinde davacı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ... tarafından hem şahsi hem şirket kaşesi üzerine imza atıldığının görüldüğünü, şirket kaşesi üzerine yetkili organ tarafından atılan imzanın şirket adına hukuki sonuç doğuracağını, davacının icra takibine karşı icra hukuk mahkemesinde yaptığı itirazın reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takip dayanağı olan bononun incelenmesinde bononun 10.12.2015 tarihinde düzenlendiği, keşidecisinin ..., vadenin 20.01.2016 olduğu, bononun ön yüzüne keşideci ... tarafından çift imza atıldığı, bu imzaların birinin üzerinde şirket kaşesi bulunduğu, davacı şirketin 20.04.2016 tarihinde kurulduğu ve kaydının faal olarak devam ettiği, dava ve takip konusu olan bonoda keşideci olduğu beyan edilen şirketin kaşesine göre unvanının ... Nak. İnş. San. A.Ş olup, ... Ticaret Sicil Müdürlügü'ne yazılan müzekkere cevaplarına göre bu ad altında bir şirket bulunmadığı, davacı şirketin ünvanının farklı olduğu, hem bonodaki şirket ünvanına göre böyle bir şirket olmaması, hem de davacı şirketin bono düzenlenme tarihinden sonra kurulup sicile tescil edilmiş olması karşısında davacı şirketin dava ve takip konusu bonodan dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 81ecc9945635f97c 45485bb524cecc4e