Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1046 E., 2025/5612 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1046 E., 2025/5612 K. (24.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1046
Karar No
2025/5612
Karar Tarihi
24.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1046 E. , 2025/5612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1734 Esas, 2024/2035 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/201 E., 2022/139 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin 2020/45002 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkiline ait "... ..."/"..." esas unsurlu markaları mesnet göstererek itiraz ettiklerini, itirazın 2021-M-4390 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan iltibas oluşturabilecek düzeyde benzer olduğunu ve aynı sınıflarda yer alan mal ve/veya hizmetleri kapsadığını, aynı tüketici kitlesine yöneldiğini, Yargıtay tarafından markaların başlangıç unsurlarının daha önemli olduğunun belirtildiğini, davalının tescil başvurusunda bulunduğu markanın başlangıcında da “...” ibaresinin yer aldığını, müvekkilinin “...” markasının davalı Kurum tarafından tanınmış marka olarak tescil edildiğini, mesnet markanın tanınmışlığının iltibas ihtimalini artırdığını, başvuru markasının müvekkili markalarının arasına sızacağını ve bu markaların serisi olarak algılanacağını, ortalama tüketicinin davalı şirket ile müvekkil şirketin idari/ekonomik bir bağlantı içerisinde olduğu yanılgısına düşebileceğini, başvurunun müvekkilinin "... ..."/"..." ibareli tanınmış markalarının ayırt edici karakterine zarar vereceğini ve davalının müvekkil markalarından haksız yarar sağlamasına sebep olabileceğini, dava konusu markanın müvekkilinin itiraza mesnet markalarını ihtiva eden 2004/01358, 2007/03757, 2016/02728 2016/03905 ve 2017/02091 sayılı endüstriyel tasarımlarıyla da iltibas oluşturacağını ileri sürerek 2021-M-4390 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu “...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu 2020/45002 başvuru sayılı "..." ibareli marka başvurusuna konu olan ürününün .../... sektöründe geliştirdiği yenilikçi bir ürün çeşidi olup, kırılmış ve soslanmış çıtır ... parçalarını içerdiğini, "..." isminin ...+..., ürün içeriğini ortaya koyan bir markalaşma sürecinin ürünü olduğunu, markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenim göz önüne alındığında davalı markası ile redde gerekçe gösterilen markaların yazılış, görünüş ve de telaffuz itibari ile tamamen farklı olduğunu ve orta düzeyde tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığını, davalı markasının figüratif bir tarzda ve kendine özgü yazılış tarzıyla ayırt edici vasfa fazlasıyla haiz olduğunu, müvekkilinin aynı marka türetme biçimi ile 2018 yılında "..." markasını da tescil ettirdiğini, davacının markası "..." olarak telaffuz edilmekteyken müvekkili Venüs'ün markasının ise "..." olarak telaffuz edildiğini, bisküvi, kraker üreticileri arasında “kraker” yani “...” ile türetilmiş markaların varlığına ilgili sektör bazında yaygın olarak rastlanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, başvuru kapsamındaki 29 ve 30. sınıf malların davacının itiraza mesnet markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı-aynı tür/benzer olduğu; davaya konu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kesiminin dava konusu markayı "..." olarak değil, "..." olarak bir bütün halinde algılayacağı, marka içinde yer alan "...-" ibaresini, markanın bütününden ayrı olarak algılamayacağı, zira; ortalama tüketici kesiminin markaları bölüp parçalamadığı, markaların ayırt edici unsurlarını bir bütün halinde algıladığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2012 tarih 2011/3087 E., 2012/19695 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; markaların kendisini oluşturan hecelere bölünerek ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde iltibas tehlikesine yol açılacağı sonucuna varılmasının isabetli olmayacağı, davacının "..." esas unsurlu markalarının bilhassa kraker emtiasının çıkarttığı "kırak" sesinden esinlenilerek türetilen ve herhangi bir anlamı olmayan uydurma bir kelime olduğu, dava konusu "..." markasının ise yine "kırak" sesinden esinlenerek ve "kıvrık şekillendirilmiş hamurdan yapılan bir fırında pişmiş ekmek çeşidi" olarak bilinen "..." ve "kıvrık şekillendirilmiş hamurdan yapılan bir fırında pişmiş ekmek çeşidi veya çok tuzlu fırında pişmiş çubuk veya düğüm şeklindeki bisküvi" olarak bilinen "..." ibaresinin son hecesinden esinlenerek yaratılmış, herhangi bir anlamı olmayan uydurma bir kelime olduğu, markaların genel görünümleri itibariyle kavramsal olarak birbirlerine benzemediği, bu hale göre; daha önce davacıya ait "..." esas unsurlu markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "..." markasını davaya konu emtialar üzerinde gördüklerinde veya işittiklerinde, davaya konu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, taraf markaları arasında işaret benzerliği bulunmadığından, SMK'nın 6/4 ve 6/5. maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davaya konu markanın davacının tasarım tescillerinden de uzak olduğu, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1161dc64a02da310 0ab1dab3f80bc536

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı