11. Hukuk Dairesi 2024/6921 E. , 2025/4427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/533 Esas, 2024/1802 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/301 E., 2021/232 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın, "... Salonu" ismi altında 16.10.1993 yılında ...'nda faaliyete başladığını, başlangıçtan itibaren "..." markası altında faaliyette bulunduğunu ve "..." markasını maruf hale getirmek için uğraştığını, 21.01.1998 yılında ... ... ve Et Ürünleri Tic. Ltd. Şti.'ni kurduğunu, 1993 yılından beri nizasız ve fasılasız olarak "... ..." markası altında ticari faaliyetini sürdürdüğünü, ... markasını adına tescil ettirdiğini, ... markasının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri alanında önceye dayalı ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunun Yargıtay kararları ile de sabit görüldüğünü, müvekkilin markasının tanınmışlığından yararlanmak isteyen davalının, müvekkilin markası ile iltibas oluşturarak müşteri portföyünden istifade etmek için 03.03.2016 tarihinde "... ... ... Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi" unvanı altında şirket kuruluşu yaptığını, 27.03.2017 tarihinde de 2017/.. sayı ile "... ... ..." ibaresi ile marka başvurusu gerçekleştirdiğini, marka kullanımında sürekli olarak “..." ibaresini ön plana çıkararak sanki markası "..." ibaresiymiş gibi kullandığını, davalı firmanın “... ..." isimli işletmeyi 22.12.2017 tarihinde ... ... Gıda Restaurant ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye devir ettiğini, bunun üzerine haksız rekabetin önlenmesi ve ... ... Gıda Restaurant ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin unvanında yer alan "..." ibaresinin terkini için açılan dava sonucunda "haksız rekabetin men'ine ve davalının unvanında yer alan ... ibaresinin terkinine" karar verildiğini, davalının bu sefer www.....com internet sitesine vermiş olduğu ilanda "1992 yılından bu yana ...'da faaliyet gösteren ... ... markamızı ... ... olarak satışa çıkarmış bulunduklarını, ... işkembenin ... potansiyeli ... halkının takdir ettiği ve tercih ettiği bir marka haline gelmiştir, buna istinaden satışa sunuyoruz. Markamızla birlikte ortaklık tekliflerine açığız." açıklaması ile satışa çıkardığını, davalının gerek fiili kullanımını gösterir resimler, gerek marka satış ilanı davalının müvekkilin markası ile iltibas oluşturmak için gayret sarf ettiğini, "..." ibaresinin tamamen markanın tescil belgesine bağlanması için araç olarak kullanıldığını, davalının asıl kullanmak istediği unsurun "..." ibaresi olduğunun açıkça görüldüğünü ileri sürerek davalı adına tescilli 2017/19187 sayılı "... ... ..." markasının hükümsüzlüğüne, davalının unvanından "..." ibaresinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların her ikisinin de aynı şehirde ve aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davacının faaliyet gösterdiği söz konusu sektörde varlığının uzun yıllara dayandığı ve ...'daki tüketiciler nezdinde belli bir bilinirlik düzeyine ulaştığı, bir tacir olan davalının, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü çerçevesinde davacı marka ve hizmetlerinden habersiz olmasının olağan hayatın akışına aykırı olduğu, bu bilme-bilmeyi gerekme durumuna rağmen tüketiciler nezdinde davacı markalarına benzer markayı tescil ettirdiği, bu durumda söz konusu tescilin iyiniyetli bir tescil olarak kabul edilemeyeceği, somut olayda kötüniyetin unsurlarının gerçekleştiği, kötüniyetli tescil yönünden davalı markasının tescilli olduğu tüm hizmet ve sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/3-c hükmüne göre işaretin (markanın) ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz hallerinden biri olduğu, marka hakkı sahibine bu fiillerin önlenmesini (terkinini) isteme hakkı verdiği, davacı markasının, davalıya ait ticaret unvanında esas unsur olarak yer aldığı, bu hali ile tecavüz oluşturduğu, terkin koşullarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya ait 2017/19187 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markaları arasındaki ortak unsurun "..." kelimesi olduğu, davalı markasının "... ... ... + ..." unsurlarından oluştuğu, markanın ortalama tüketici nezdinde dikkat çekici ve hatırda kalan unsurunun “...” ibaresi olduğu, markada yer alan diğer unsurların, söz konusu markaya ayırt edicilik katarak, davacıların öncelik hakkı sahibi olduğu davalının tescilinin “...” ibaresinden farklılaştırmak suretiyle müstakil bir marka haline getirmediği, markaların halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı kullanımının daha eskiye dayandığı, tarafların her ikisinin de aynı şehirde ve aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davacının faaliyet gösterdiği söz konusu sektörde varlığının uzun yıllara dayandığı, ...'daki tüketiciler nezdinde belli bir bilinirlik düzeyine ulaştığı, bir tacir olan davalının, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü çerçevesinde davacı marka ve hizmetlerinden habersiz olmasının olağan hayatın akışına aykırılık taşıdığı, benzer marka tescilinin tek başına kötüniyeti göstermediği, davalı markasının kötüniyetli olarak tescil edildiğine yönelik somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2017/19187 tescil numaralı markanın 43. sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri"nde kısmen hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, fazlaya ilişkin hükümsüzlük talebinin reddine, davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, hükmün ilanına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve ticaret ünvanının terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, alınmadığı anlaşılan 1.230,80 TL temyiz ilâm harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ddc7409337c15759 7c5b28487d5bd6d7