Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6859 E., 2025/4421 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6859 E., 2025/4421 K. (23.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6859
Karar No
2025/4421
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6859 E. , 2025/4421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1587 Esas, 2024/1383 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi (Yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/955 E., 2023/319 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan 21.04.2016 tarihli fatura ile 144.969,27 TL bedel ile 2016 Model ... marka 3.20 binek otomobili "0" km olarak satın aldığını, aracın tüm bakımlarının zamanında ve yetkili servislerde yaptırıldığını, 10.02.2020 tarihinde 110.000 km’de iken göstergede; "...yetersiz soğutma sıvısı en yakın zamanda soğutma sıvısını doldurun, bkz.kullanım kılavuzu dikkat sıcak buhar tehlikesi..." ikazı verdiğini, müvekkilinin aracı derhal yetkili servise götürdüğünü, müvekkiline şifahi olarak arızanın conta bağlantı yerlerinden kaynaklandığı bilgisi verildiğini, müvekkilinden 3.893,78 TL bedel alındığını ve arızanın giderildiği söylenerek aracın müvekkiline bu hali ile 11.02.2020 tarihinde teslim edildiğini, 25.03.2020 tarihinde 117.318 km’de iken göstergede aynı ikazın çıkması üzerine müvekkilinin aracını aynı servise götürdüğünü, müvekkilinden 9.821,80 TL bedel alındığını ve arızanın giderildiği söylenerek aracın müvekkiline bu hali ile 28.03.2020 tarihinde teslim edildiğini, 123.997 km'de iken aracın 21.08.2020 tarihinde 3. kez aynı ikazı verdiğini ve müvekkilinin aracı aynı şikayetle 3. kez aynı servise götürdüğünü, yetkili servis tarafından söz konusu arızanın silindir piston bölgesinde metal aksamlarda deformasyon oluşmasından kaynaklandığının ve motorun değişmesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinden bu işlem için 103.623,05 TL istendiğini, müvekkilinin bu talebi reddederek gizli ayıplı olduğu anlaşılan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep ettiğini, davalılara 21.09.2020 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ... Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/84 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen 15.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda araçta meydana gelen soğutma sistemi kaynaklı motor arızasının yetersiz servis onarım işlemlerinden ve üretim hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu, diğer davalı ... yetkili servisinin ayıplı servis hizmeti yaparak satılan araçtaki motor arızasının büyümesine sebebiyet verdiğini, iş tekrarı yaparak müvekkili şirketten fazladan para aldığını, dava konusu aracın kullanımından yoksun kalınan dönem için araç mahrumiyet bedelinin davalılar tarafından müteselsilen tazmini gerektiğini ileri sürerek ...’a yönelik olarak dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, diğer davalı ...’e yönelik olarak ayıplı servis hizmeti nedeniyle müvekkili şirketten haksız tahsil edilen 8.274,62 TL'nin 25.09.2020 itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline; müvekkilinin aracı kullanmaktan yoksun kalması nedeniyle şimdilik 25.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının davalılardan tahsiline hükmedilmesini talep etmiş; 08.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl davada aracın misli ile değiştirilmesi talebini satılanın ücretsiz onarılması olarak her iki davalı da sorumlu olacak şekilde ıslah etmiş, ayrıca mahrum kalınan araç nedeniyle tazminat talebini 30.000,00 TL'ye yükseltmiş, araçta yapılacak ücretsiz onarım nedeniyle oluşacak 10.000,00 TL değer kaybının da davalılardan müştereken tahsili talebinde bulunmuştur. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davadan sonra da müvekkilinin araç kullanımından yoksun kaldığını, 03.09.2020 tarihi ile eldeki davanın açıldığı tarihe kadar müvekkilinin 159.540,21 TL araç kiralama ücreti ödediğini ileri sürerek şimdilik 75.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; daha sonra mahrum kalınan araç nedeniyle tazminat talebini 404.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatası veya müşteri memnuniyetsizliği olduğunu, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla yetkili servis nezdinde üretici standartlarında ve orijinal parçalarla gerçekleştirilen onarım işleminin değer kaybına yol açmasının söz konusu olmadığını, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla aracın mevcut durumuna ait kaza ve hasar durumunun araştırılması gerektiğini, davanın zamanaşımına da uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili şirkete ilk olarak 10.02.2020 tarihinde değil 14.01.2020 tarihinde rutin servis bakımlarını yaptırmak için geldiği esnada araçtaki yağ ve su kaçaklarının müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini, davacının aracını bu halde kaçaklarını yaptırmadan servisten aldığını, davacı tarafın 10.02.2020 tarihinde kendisine daha önce 14.01.2020 tarihinde bildirilen yağ ve su kaçak onarımını yaptırmak için aracını müvekkili şirkete 112.273 km’de iken yeniden getirdiğini ve yağ-su kaçaklarına ait arıza giderilerek aracın davacıya şikayeti giderilmiş şekilde teslim edildiğini, davacının servise geldiğinde aracında herhangi bir araç arıza ikazı bulunmadığını, davacıya ait aracın üretim sebebiyle gizli ayıplı olmasından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacının aracını servise her getirdiğinde araçta belirtilen arızaların bilgisayar marifetiyle tespit edilerek giderildiğini ve değişmesi gerekli parçaların orijinalleri ile değiştirilerek arızaya yapılması gereken tüm müdahalenin yapılmış şekilde müşteriye iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada; araç mahrumiyet bedeline ilişkin alacak talebinin kısmen kabulü ile 15.901,37 TL’nin dava tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ayıplı hizmetten kaynaklı alacak talebinin kısmen kabulü ile 1.020,25 TL’nin temerrüt tarihi olan 01.10.2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı ...’den alınarak davacıya ödenmesine, aracın misli ile değişim talebinin davacı tarafın 08.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile "Satılanın Ücretsiz Onarılmasını İsteme" yönünde değiştirildiği de dikkate alınarak ıslah talebinin kısmen kabulü ile dava konusu aracın davalı ... tarafından motorunun tamamen orijinal yenisi ile değiştirilip bedelsiz şekilde onarılarak davacıya teslim edilmesine, davalı ...’e yönelik bu yöndeki talebin reddine, değer kaybı tazminatına ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına; birleşen dosyada araç mahrumiyet bedeline ilişkin alacak talebinin kısmen kabulü ile 159.977,06 TL'nin birleşen dava tarihi 29.08.2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ...’dan 21.04.2016 tarihinde satın aldığı aracın 10.02.2020 tarihinde 110.000 km'de iken göstergede; "...yetersiz soğutma sıvısı en yakın zamanda soğutma sıvısını doldurun, bkz.kullanım kılavuzu dikkat sıcak buhar tehlikesi..." ikazı verdiği, diğer davalı yetkili servis tarafından söz konusu arızaya ilişkin 10.02.2020 tarihinde onarım işlemi yapıldığı, 25.03.2020 tarihinde 117.318 km'de iken göstergede aynı ikazı yeniden verdiği, yetkili servis tarafından söz konusu arızaya ilişkin 25.03.2020 tarihinde yeniden onarım işlemi yapıldığı, 123.997 km'de iken 21.08.2020 tarihinde 3. kez aynı ikazı verdiği ve davalı yetkili servis tarafından söz konusu arızanın giderilebilmesi için motorun değişmesi gerektiğinin tespit edildiği, dava konusu araç için 2 yıl ya da 60.000 km garanti öngörüldüğü, araçta ilk arızanın meydana geldiği 10.02.2020 tarihi itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 231. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, ayrıca araç garanti kapsamında da bulunmadığından davanın satıcı yönünden zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında satıcının ağır kusuru bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta taşıt ömrüne kıyasla erken mertebede ortaya çıkan soğutma sıvı eksilmesi arızasının kullanım kaynaklı olmadığı, belirli kullanım sonucu ortaya çıkan neviden bir arıza olduğu, satın alındığı sırada bilinmesinin mümkün olmaması nedeniyle ayıbın gizli nitelikte olduğu, satıcının ağır kusurlu olduğu yönünden görüş belirtildiği, bilirkişinin bu görüşünün maddi delillerle örtüşmediği, davacının aracı 21.04.2016 tarihinde satın aldığı, davalı servise ilk defa 10.02.2020 tarihinde araç 110.000 km'de iken müracaat ettiği, ilk arızanın meydana geldiği tarih itibariyle dava konusu aracın yaklaşık 4 kullanım yılını doldurduğu, aracın satın alındığı tarihten ilk arızanın meydana geldiği tarih arasında geçen süre ve aracın bu tarihe kadar kat ettiği mesafe ve geldiği kilometresi dikkate alındığında satıcının hilesi veya ağır kusurundan bahsedilemeyeceğinden somut olayda 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olacağı, 10.02.2020 tarihinde 110.000 km kullanım mesafesinde alınan servis hizmetinin ve 25.03.2020 tarihinde 117.318 km kullanım mesafesinde alınan servis hizmetlerinin ayıplı olduğu, ayıplı hizmet nedeniyle motorun kullanılamaz hale geldiği, davalı ...’in davacıya karşı ayıplı servis hizmetinden dolayı sorumlu olacağı, ne var ki davacıya servis hizmeti veren davalı ...’e karşı ayıptan kaynaklanan ücretsiz onarım talebi ile ilgili dava yöneltilmediği, davacı dava dilekçesi ile sadece satıcı ...’a karşı ileri sürdüğü bedelsiz değişim talebini ıslah dilekçesi ile her iki davalı yönünden ücretsiz onarım olarak değiştirmiş ise de bu hususun TBK'nın 227. maddesi gereğince hakimin takdir hakkı kapsamında düzenlendiği, dava dilekçesinde davalı ... yönünden talep edilmeyen bir hususun ıslah dilekçesi ile davalı ...’e teşmil edilmesinin mümkün olmadığı, aynı şekilde dava dilekçesi ile talep edilmeyen onarımdan kaynaklı değer kaybı talebinin de ıslah yolu ile davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla usulüne uygun bir şekilde açılan dava bulunmadığı, davacının dava konusu arıza için 10.02.2020 tarihli ayıplı servis hizmeti nedeniyle 378,13 TL, 25.03.2020 tarihli ayıplı servis hizmeti nedeniyle 642,12 TL olmak üzere toplam 1.020,25 TL masraf yaptığı anlaşıldığından davanın bu kısım yönünden kabulünün gerektiği, ikame araç temini nedeniyle uğranılan maddi zarar yönünden; davacının hem asıl dava tarihine kadar, hem de asıl davadan birleşen dava tarihine kadar olan dönemi kapsayacak şekilde ikame araç masrafı nedeniyle oluşan zararının tazminini istediği, dava konusu aracın son arıza tarihinde yaklaşık 4 yaşında ve 123.997 km'de bulunduğu, garantisinin sona erdiği, daha önce karıştığı trafik kazaları da dikkate alındığında davanın açıldığı tarih itibariyle aracın benzeri ile değişiminin mümkün olmayacağı, somut olay için ücretsiz onarımın hakkaniyete uygun düşeceği, davacının davalı ...’e karşı ücretsiz onarım için davasının ise bulunmadığı, engel bulunmadığı halde aracını basiretli tacir olarak ücreti mukabilinde tamir ettirerek ikame araç ihtiyacını ortadan kaldırma imkanı varken bu yola müracaat etmeyen davacının ikame araç bedelini ancak makul onarım süresi ile sınırlı olarak talep edebileceği, davacıya 03.09.2020 tarihine kadar ücretsiz araç tedarik edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacının talebinin 03.09.2020 tarihinden sonraki döneme ilişkin olup bilirkişi incelemesinde motorun bütünüyle değiştirilerek yapılacak onarım işleminin 7 gün süreceğinin belirtildiği, aracın davalı ...’e ait servise en son 21.08.2020 tarihinde bırakıldığı dikkate alındığında 7 günlük sürenin 03.09.2020 tarihinden önce dolduğu, bu durumda davacının ikame araç nedeniyle talebinin yerinde olmadığından asıl davadaki buna ilişkin talebi ile birleşen davanın davanın reddine karar verilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle davalı ...’ın zamanaşımı definin yerinde olduğu, davalı ... tarafından verilen servis hizmeti ayıplı olmakla birlikte ikame araç kaynaklı zarardan sorumlu tutulamayacağı, ancak aracın tamiri için yapılan onarım masraflarının davacıya iadesi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla yeniden esas hakkında hüküm tesis edilerek; asıl davada, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile; ayıplı hizmet nedeniyle davalıya ödenen 1.020,25 TL'nin 01.10.2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı ...’den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... yönünden araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine, davalı ... yönünden ıslah yoluyla talep edilen bedelsiz onarım ve değer kaybı talebi ile davalı Borusana yönelik değer kaybı talebi yönünden usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığından bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davada ise davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, gizli ayıp iddiasına dayalı olarak misliyle değişim, ayıplı servis ücretinin ve ikame araç bedellerinin tahsili, birleşen dava ikame araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b0a1e4752bca8bde 6bbd9ec4eb42f72b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı