Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6885 E., 2025/4590 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6885 E., 2025/4590 K. (26.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6885
Karar No
2025/4590
Karar Tarihi
26.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6885 E. , 2025/4590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1473 Esas, 2024/1964 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/179 E., 2023/293 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların davalı ... A.Ş'nin .. Şubesi'nin ... numaralı hesabı ile borsa işlemleri yaptıklarını, hespata toplam 517.890,40 TL olması gerektiğini, ancak davalı şirketçe hesapta hiçbir para gözükmemesine rağmen 131.000,00 TL ödeme yapabileceklerinin belirtildiğini, müvekkilleri üzerinde korku ve panik yaratarak ve müvekkillerinin acz halinden faydalanarak müvekkillerine ibraname imzalattıklarını, bu ibranameye istinaden de 131.000,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ibranamenin müvekkili tarafından korku, panik, yanılgı ve acz halinde imzalanmış olması nedeniyle geçerli sayılamayacağını, sonuç olarak müvekkillerinin hesaplarında olması gereken paranın ödenmediğini ve bu durumdan diğer davalılar olan denetçilerin de sorumlu olduğunu ileri sürerek 386.980,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı ...'ın davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacı ... ...'nın şirket nezdinde bulunan yatırım hesabının yazılı talimatı üzerine 25.10.2010 tarihinde kapatıldığını, davacının dilekçesinde bahsettiği müfettişlerin 05.11.2010 tarihinde şirkete gelerek inceleme yaptığını, bizzat davacının kendisinin 30.12.2010 tarihinde verdiği "hesaplarımda toplam 131.000,00 TL mutabakatsızlığım bulunmaktadır.. ” yazılı beyanı ile davalı şirkete başvurduğunu ve aynı gün içerisinde de bankaya ibraname verdiğini, ortada davacının iddia ettiği gibi hata yanılma ve kandırılma olgusunun bulunmadığını, nitekim aynı konuda ... Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2011/13 E. sayılı dosyasının ibranamenin geçerliliği nedeniyle red edildiğini, banka kayıtları ve SPK'nın yapmış olduğu incelemelerde davacılar tarafından yapılan tüm işlemlerde kendi ıslak imzalarının bulunduğunun tespit edildiğini bu bağlamda müvekkiline yüklenebilecek her hangi bir kusur bulunmadığını, davacılar adına tüm işlemlerin diğer davalı müdür ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin de müşteri ve müdür tarafından gelen talimatlara istinaden işlem yaptığını, davacının sunduğu belgelerde banka müdürü davalı ...'ın imzası bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle dava konusu yapılan hesap numarasının 15-... numaralı hesap numarası olduğu, bu hesap numarasının ise davacı ... ... adına kayıtlı olduğu, her ne kadar 04/11/2010 ve diğer portföy durum belgesinde müşteri adı olarak .. ... gözükmekte ise de dosyadaki 06/05/2010 tarihli sözleşme örneği, davalı ... A.Ş.'nin cevabi yazıları ile portföy belgelerinin geçerli sonuç doğurucu belge olmadığının tespiti sebebiyle davacı ... ...'nın işbu hesap numarasıyla ilgisinin olmadığı, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, ... numaralı hesabın davacı ... ...'nın 25/10/2010 tarihli dilekçesi üzerine kapatıldığı ve aynı tarihli ibraname başlıklı belgenin işbu davacı tarafından imzalandığı, ancak 25/10/2010 tarihindeki ibranamede ibra konusu miktar yer almadığından bu ibranamenin geçerli olmayacağı, bundan ayrı olarak diğer tüm hesap numaraları yazılarak davacılar tarafından imzalanan 30/12/2010 tarihli ibranamenin tanzim edildiği, ancak bu ibraname altında "...:... ve ...'na karşı yasal haklarım saklıdır" ibaresinin bulunduğu, davalılar ... ve ... yönünden ihtirazi kayıt konulduğundan işbu davalılar için ibra iradesinin bulunmadığı, davalı ... A.Ş. yönünden irade bozukluğu halleri ile aşırı yararlanma hususunun mevcut olmadığı, ibranamede bedelin bulunduğu, bu bedel dışında başkaca bir alacağın tespit edilemediği dolayısıyla varlığı şüpheli bir borcun bulunduğundan bahsedilemeyeceğinden 30/12/2010 tarihli ibranamenin davalı ... A.Ş. yönünden geçerli olduğu, davalılar ... ve ... bakımından ise haksız fiilin zarar unsurunun ve illiyet bağının ispatlanmadığı gerekçesiyle davacı ... ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davacı ... ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikli olarak davanın 15-... numaralı hesaba ilişkin olması, davacı ... ile davacı ...'nın davalı finans şirketi nezdinde farklı hesapları bulunmakla birlikte dava konusu hesabın davacı ... adına olması sebebi ile açılan davanın davacı ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, Yerel Mahkeme tarafından hükme esas alınan 05.06.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişi heyet raporu, davacılar tarafından davalı finans şirketi genel müdürlüğüne gönderilen .. 10. Noterliğinin 23.10.2012 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 4. Asliye ceza Mahkemesinin 2013/145 E., 2018/487 K. sayılı kararı, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/314 E., 2022/707 K. sayılı kararı, ceza yargılamaları sırasında alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı .. Şirketi yönünden davanın süresinde açılmadığı, davanın süresinde açıldığı kabul edilse dahi taraflar arasında düzenlenen ibranamenin geçerli olduğu, diğer davalılar yönünden ise davacının zarara uğradığını ispat edememiş olması sebebi ile davanın tümüyle reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, Yerel Mahkemenin vekalet ücretlerine ilişkin kararında da isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar ile davalı ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılar ve davalı ...'a ayrı ayrı yükletilmesine, 26.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı