Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6817 E., 2025/4440 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6817 E., 2025/4440 K. (23.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6817
Karar No
2025/4440
Karar Tarihi
23.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6817 E. , 2025/4440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/923 Esas, 2024/968 Karar HÜKÜM : Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/41 E., 2020/386 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ibareleri marka başvurularının davalının 2010/... sayılı 34. sınıfta "..." ibareli tescilli markası sebebi ile reddedildiğini, ancak davalının söz konusu markayı kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 210/.. sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu 34. sınıftaki tüm mallar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı talebinin kullanmama nedeniyle hükümsüzlük olduğunu ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (SMK) markanın 5 yıl kullanılmamasının iptal sebebi olarak öngörüldüğünü, taleple bağlılık ilkeis gereği davanın reddi gerektiğini, SMK'nın 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmesinden dolayı 9. madde şartlarının gerçekleşmediğini, kaldı ki müvekkilinin markasını kullandığını, müvekkilinin piyasaya arz etmeyi planladığı "... ... ..." ve "... ... ..." ... ... ... isimli sigara mamulatına ilişkin olarak ilgili kurumdan Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi talep ettiğini, buna ilişkin belgelerden görüleceği üzere müvekkilinin markasını sigara markası olarak kullanıp gerekli işlemleri yürüttüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarih itibarı ile SMK'nın uygulanacağı, markanın tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra iptal davası açıldığı, kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için hak düşürücü bir sürenin bulunmadığı, önemli olanın dava tarihinden geriye doğru tescil anına kadar beş yıllık sürenin dolmuş bulunması olduğu, SMK'nın markanın kullanım külfetine ilişkin 9. maddesinin hem geçmişte tescil edilen markalar için, hem de gelecekte tescil edilecek markalar için kullanma yükümlülüğü getirdiği, markanın kullanımının SMK'nın 7/2- a, b ve c bentlerinde öngörülen şekilde olmak üzere anılan maddenin 7/3 ve 9/2-3 hükümlerinde açıklandığı şekilde gerçekleşmesi gerektiği, davalı şirketin ticari defterlerinin mevzuata uygun tutulması nedeniyle delil vasfını haiz olduğu, dava tarihinden geriye dönük son beş yıla ait defter ve belgeler incelendiğinde 2010/.. numaralı "..." markasının 34. sınıfta kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda, davalının dava tarihinden geriye dönük son beş yıla ait defter ve belgeleri üzerinden yapılan incelemede, 2010/... numaralı "..." markasının 34. sınıfta ciddi olarak kullanılmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği, davalı, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmesi sebebiyle davanın dayanağı kalmadığından davanın reddini istemişse de, 556 sayılı KHK'nın "markanın kullanılması" başlıklı 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından 06.01.2017 tarihinde iptal edildiği, 10.01.2017 tarihinde SMK'nın yürürlüğe girdiği, eldeki dava 12.06.2018'de SMK'nın yürürlükte olduğu dönemde açıldığından SMK hükümlerinin uygulanması gerektiği, SMK'nın yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden önceki 4 günlük yasa boşluğu dönemi hariç, 06.01.2017 tarihine kadar bir yasal düzenleme eksikliği bulunmadığı, SMK'nın 9, 26 ve geçici 4. maddesi ile mülga 556 sayılı KHK'nın iptal yaptırımını düzenleyen 14. maddesinin yerine aynı yasal yaptırımın tekrar getirildiği, önceden bilinmeyen, öngörülemeyen ve geçmişe dönük olarak mülkiyet hakkını kısıtlayan bir durumun söz konusu olmadığı, SMK'nın 9/1 hükmünde 5 yıllık kullanmama şartında, sürenin markanın tescilinden itibaren başlayacağının öngörüldüğü, bu maddenin SMK'nın yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girdiği, SMK'nın 26 ve geçici 4. maddesi birlikte değerlendirildiğinde marka iptal yetkisinin halen görülmekte olan davalarda mahkemeler tarafından kullanılacağı, SMK'nın 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının kullanımını ispat etmesi gerektiği, buna rağmen mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, dava konusu markanın tescilli olduğu emtia sınıfı kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanımının olduğunun ispatlanamadığı, delil olarak sunulan faturalarda markanın tescilli olduğu şeklinden farklı olarak "... ... ..." ve "... ... ..." olarak kullanıldığı, "Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi" ile ilgili davalı taleplerinin ise mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, ancak davacı, davalı adına tescilli markanın kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş ise de, dava dilekçesine göre hükümsüzlük ile beyan edilmek istenenin kullanmama nedeniyle iptali olduğu, bu nedenle davanın talep sonucunun bu şekilde yorumlanarak karar verilmesi gerektiğinden davalının bu konudaki istinaf talebinin yerinde olduğu, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi durumunda bu kararın, marka başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren hüküm ve sonuç doğurması nedeniyle kararın hukuki sonuçlarının daha geniş bir etki oluşturduğu, markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken, hükümsüzlüğüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davaya konu markanın 34. sınıfta yer olan mallar bakımından kulanılmama nedeniyle iptaline, sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, SMK'nın 9. maddesi uyarınca kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 41be9fd4468a3648 373b1275657df8ce

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı