Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4955 E., 2025/4445 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4955 E., 2025/4445 K. (23.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4955
Karar No
2025/4445
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/4955 E. , 2025/4445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/845 Esas, 2024/1117 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/110 E., 2021/265 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'nin önde gelen ... firmalarından birisi haline geldiğini ve 2007/.. tescil numaralı ".. ... MÜŞAVİRLİK İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" markasını 36. sınıfta yer alan "Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri." üzerinde tescil ettirdiğini, davalıya ait "www....com" web sitesi üzerinden "... İnşaat & Gayrimenkul", "... ... Mimarlık & Gayrimenkul", "... ... ... Gayrimenkul", "M.... Gayrimenkul Danışmanlığı" ve "... ... ve Gayrimenkul Danışmanlık Hizmetleri" adlarında ilanlar yayınlandığını, bu ilanların davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden bahisle davalının telefon görüşmeleriyle uyarıldığını ve 20.12.2016 tarihinde davalıya noterden ihtarname keşide edildiğini, davalının ihtara cevap olarak işbu ilanları veren üyelerinin bilgilendirildiğini, ancak kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan bir işlem yapılamayacağını belirttiğini, tüm uyarılara rağmen davalının hukuka aykırı davranışlarına devam ettiğini ileri sürerek davalının fiillerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil teşkil ettiğinin tespitini, ref'i ve men'i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 78.289,00 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi uyarınca yer sağlayıcı olan müvekkili şirketin hiçbir hukuki sorumluluğunun olmadığını, müşterilerin aktif olarak kullanacağı markalara müdahale etme şansı bulunmayan müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yana ait www...com alan adlı internet sitesinde yer alan “...” ibareli muhtelif kullanımların, davacı yanın “...” ibaresi ile tescilli markalarının kapsadığı “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetlerine” hizmetlerinde gerçekleştiği, bu kullanımların davacı adına tescilli marka hakkını ihlal edeceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 151/2-b hükmü gözetilerek, davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50/2 hükmü uyarınca (582.507,00 x %13,44)= 78.289,00 TL olacağı, davalının marka hakkına tecavüz eylemi kusur niteliğinde olduğundan davacının manevi tazminata hak kazanacağından hareket ile somut olayın özelliği hak ve nesafet ilkesi gereği talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, "... ..." ibaresinin davalının web sitesi içerisinde kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespiti ile tecavüzün ve haksız rekabetin men ve ref'ine, 78.289,00 TL maddi tazminatın 24.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yer sağlayıcısı bulunduğu internet sitesinde, davacı tarafın 2007/60684 sayılı "... ... MÜŞAVİRLİK İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" ibareli 36. sınıfta tescilli markası ile iltibasa meydan verecek şekilde, "..." esas unsurlu ve 36. sınıf kapsamında değerlendirilebilecek ilânlar vermesinin, SMK'nın 29. maddesi yollaması ile 7. maddesi uyarınca marka tecavüzü ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğu, diğer yandan marka hakkı sahibinin, devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davalarını herkese karşı yöneltebileceği, internet yer ve hizmet sağlayıcılarına karşı da anılan hakların ileri sürülmesine bir engel bulunmadığı, ancak fikri mülkiyet haklarına tecavüz nedeniyle tazminat sorumluluğuna hükmetmek için fiillerine iştirak veya yardım etmek ya da bu fiilleri teşvik etmek veya yapılmasını kolaylaştırmak eylemini gerçekleştiren yer ve hizmet sağlayıcıların kusurunun ispat edilmesi gerektiği, bir sorumluluktan bahsedebilmek için ise imkan sağladıkları içeriğin hukuka aykırı ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun bilmeleri gerektiği, bunun için de önceden hak sahipleri tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarını yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşlardan talep edilmesi gerektiği, ayrıca hak sahiplerinin, içeriğinin kaldırılmasını talep ederken, kendilerinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduklarına ilişkin yaklaşık ispata yeterli delillerini de anılan kuruluşlara sunmuş olmaları gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise davacı tarafça davalı şirkete keşide edilen 20.12.2016 tarihli ihtarnamenin ekinde, önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduğunu ispata yönelik hiçbir delil sunulmadığı, bu durumda davalının, anılan ihtarnameye dayanılarak yer sağlayıcısı bulunduğu internet sitesindeki içeriği kaldırmamakta kusurlu bulunmadığı, dolayısıyla davalının maddi ve manevi tazminat talebinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafa ait internet sitesinde yer alan "... ..." ibareli kullanımların davacının 2007/.. sayılı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin ref ve men'ine, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, ref'i ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi ile yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak marka hakkı sahibi, devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davalarını herkese karşı yöneltebilecektir. Mutlak hak niteliğindeki bu tür haklar herkese karşı yöneltilebilecek olup, illiyet bağının varlığı halinde, hakkın yöneltildiği kişinin kusurunun varlığı ya da yokluğunun önemi bulunmamaktadır. Bu bağlamda, internet yer ve hizmet sağlayıcılarına karşı da anılan hakların ileri sürülmesine bir engel bulunmamaktadır. Öte yandan, gerek haksız fiillere ilişkin TBK’nın 50 ve gerekse ülkemizin de taraf olduğu Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Sözleşmesi’nin 45. maddesi uyarınca, fikri mülkiyet haklarına tecavüz nedeniyle tazminat sorumluluğuna hükmetmek için fiillerine iştirak veya yardım etmek ya da bu fiilleri teşvik etmek veya yapılmasını kolaylaştırmak eylemini gerçekleştiren yer ve hizmet sağlayıcıların kusurunun ispat edilmesi gerekmektedir. Dairemizin yerleşik içtihatlarında ve 6563 sayılı Elektronik Ticaret Kanunu’nda da vurgulandığı üzere, içerik sağlayıcı sıfatı bulunmayan internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların tazminat sorumluluğundan bahsedebilmek için, imkan sağladıkları içeriğin hukuka aykırı ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu bilmeleri gerekir. Bunun için de önceden hak sahipleri tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarını yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşlardan talep etmeleri gerekir. Ayrıca hak sahiplerinin, içeriğinin kaldırılmasını talep ederken, kendilerinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık ispata yeterli delillerini de anılan kuruluşlara sunmuş olmaları gerekir. Somut olayda, davacının, hukuka aykırı içerikleri kaldırması için noter vasıtası ile davalıya davadan önce ihtar gönderdiği ve bu ihtara rağmen davalı tarafından içeriklerin kaldırılmadığı, davalı tarafından davacıya gönderilen cevabi ihtarnamede ise yayının kaldırılmasına ya da durdurulmasına yönelik tedbiren verilmiş herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığından yayından kaldırma talebinin hukuken mümkün bulunmadığı, ayrıca davacının marka hakkı üzerinde hukuken ihlale sebebiyet verecek herhangi bir tasarrufta bulunulmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Davalı yanca gönderilen bu cevabi ihtarname ile davacının marka hakkı sahibi olduğu kabul edilmekle, davacının üstün hak sahibi olduğuna yönelik yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda, davalının tazminat sorumluluğu bakımından davacının üstün hak sahibi olduğuna yönelik yaklaşık ispat koşulunun var olduğu gözetilerek yapılacak değerlendirme sonucunda bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. 3.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğundan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cf592c1be1dc4822 8426bf0aa1e2965b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı