Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/6795 E., 2025/3546 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6795 E., 2025/3546 K. (21.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6795
Karar No
2025/3546
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6795 E. , 2025/3546 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/306 Esas, 2024/515 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin acentesi olduğunu, acentenin İstanbul Kantinciler ve Esnaf Odasına bağlı İl Özel İdaresi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde bulunan okul kantinlerinin Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile kantinler ve 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçeleri ile sigortalarının yapıldığını, poliçe düzenlenmesinde ... Sigorta ile ... arasında poliçe teknik şartlarının düzenlenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını ancak yapılmış olan bu poliçelerin her bir dönemde tahsilatlarını eksik olarak aldıklarını, ... Sigorta'nın tahsil edilmeyen poliçeleri gerekçe göstererek acenteliği 13.01.2010 tarihinde haksız olarak feshettiğini, Esnaf Odası hakkında ödenmeyen sigorta primlerinin tahsili için Fatih İcra Müdürlüğü'nde ilamsız takip başlattıklarını ancak Esnaf Odası'nın haksız olarak takibe itiraz ettiğini, davacı şirketin sigorta poliçesine taraf olmadığını ileri sürdüklerini ancak sigorta poliçelerinin sürekli yenilendiğini ve hasarlar meydana geldiğinde ödemeler yapıldığını, hasar ödemelerine esnaf odası yöneticilerinin imza attığını ileri sürerek, ödenmeyen 246.220,00 TL prim alacağı ve 139.526,09 TL faiz olmak üzere toplam 385.526,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının bu davada taraf sıfatı olmadığını, odayı temsilen yönetim kurulu başkanı ...'nun davacı ile imzalanan poliçelerin varlığından söz etme imkanının olmadığını, poliçede oda yetkililerinin imzası bulunmadığını, poliçenin geçerli olmadığını, Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın 15. maddesine göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zaman aşımına uğrayacağının belirtildiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının iddialarının çelişkili olduğunu zira hasar ödemesi yapılmışsa mutlaka prim ödenmiş olduğundan bunun yapıldığını, prim ödemesi yapılmadan hasar ödemesi yapılması imkanı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak; ... numaralı 3. şahıs mali mesuliyet poliçesi dışındaki önceki tarihli poliçelerden kaynaklı prim alacağı davasının zamanaşımına uğradığı, ... numaralı poliçenin ise 2008-2009 dönemine ait olması nedeniyle takip konusu yapılmadığı belirtilerek bu poliçe yönünden davacının davasının reddine karar verildiği ve davacı tarafın buna ilişkin tüm temyiz taleplerinin reddedildiği, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere zaten davacı ile davalı arasında düzenlenen ibraname ile, davacı tarafın davalı tarafı 3. şahıs mali mesuliyet poliçeleri yönünden ibra ettiği, bu nedenle davacının 3.şahıs mali mesuliyet poliçeleriyle ilgili davasının reddi gerektiği, davacı ile dava dışı ... Sigorta arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ve bu sözleşme kapsamında düzenlenen vekaletnameye göre davacının prim tahsil etme yetkisinin bulunduğu, dava dışı sigorta şirketinin ilgili belgeleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinden bilirkişiler tarafından yapılan incelemeye göre 550548 numaralı poliçeye ait 111.715,30 TL, 650548 numaralı poliçeye ait 98.270,59 TL, 751030 numaralı poliçeye ait 128.269,10 TL prim bedellerini davacının dava dışı ... Sigorta'ya ödediği (bu poliçe yönünden davacı davalıdan ancak 42.756,36 TL tahsilat yapmıştır), 851030 numaralı poliçe kapsamında ise sadece 11.562,71 TL ödediği, davacının bu primleri davalıdan tahsil etmediği halde dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye davacı/acente tarafından ödendiği, davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, ticari paket poliçelerinden 550548, 650548 numaralı poliçelerden kaynaklı prim alacaklarının zamanaşımına uğradığı, önceki kararda da bu poliçeler yönünden zamanaşımı yönünden ret kararı verildiği ve davacının temyiz isteminin reddine karar verildiği, geriye sadece 751030 numaralı ticari paket poliçesi kaldığı, en son alınan bilirkişi raporuna göre davacı taraf davalıdan tahsil etmemesine rağmen, bu poliçe prim miktarı olan 128.269,10 TL'lik primi dava dışı ... Sigorta'ya ödemiş ancak davacı davalıdan bu poliçe kapsamında sadece 42.756,36 TL tahsilat yaptığı, 128.269,10 TL - 42.756,36 TL = 85.512,74 TL primi davacı davalıdan tahsil edemediği halde, dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye ödediği, 751030 numaralı poliçeden dolayı sigortalı konumda olan davalı tarafın birçok kez bu poliçeden gerçekleşen hasarlar nedeniyle sigorta şirketinden tazminat aldığı dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmakta olup söz konusu poliçeden yapılan çok miktardaki hasar ödemelerinin ayrıca bu poliçenin iptal edilmediği de anlaşıldığından davacının bu poliçe kapsamında talepte bulunmasında haklı olduğu, poliçedeki vadelerin kesin vade olup tekrar davalı tarafın temerrüde düşürülmesine gerek olmadığı, davacı taraf taksit sayısını artırdığından davalı lehine olan bu durum dikkate alınarak 25.05.2015 tarihli raporda 85.512,74 TL için ödenmeyen taksit miktarı ve vade tarihleri dikkate alınarak icra takip tarihine kadar ki dönem için ticari faiz hesaplandığı (icra takip talebinde ticari faiz istenmesine rağmen dava dilekçesinde reeskont faizi istenildiği de dikkate alınarak) ve işlemiş faiz miktarının 36.512,12 TL olduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere İstanbul 38. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait dosya ve bu dosya içindeki poliçelerin de incelendiği, sadece 851030 numaralı poliçenin dosya konusu poliçe olup zaten bu poliçenin 2008-2009 dönemine ait olması ve takip konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı acente tarafından 2005-2008 dönemine ilişkin sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Mahkemece 24.01.2012 tarihli ara karar ile davacının adli yardım talebinin kabul edilmiş olduğu, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.11.2016 tarih 2016/1322 E., 2016/ 8897 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere adli yardım kararının kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği hususu gözetilmeksizin, 23.03.2023 tarihli duruşmada talep olmaksızın sadece Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2018/6326 E.,2018/8320 K. sayılı ilamına dayanarak adli yardım kararının kaldırılmasına karar verilmişse de kaldırma kararı yerinde olmadığından temyiz incelemesine geçilmiştir. 2.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. SONUÇ: Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a903d0f9fd5ff4c6 1b2e78d4b88d1386 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/6795 E. , 2025/3546 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/306 Esas, 2024/515 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin acentesi olduğunu, acentenin İstanbul Kantinciler ve Esnaf Odasına bağlı İl Özel İdaresi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde bulunan okul kantinlerinin Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile kantinler ve 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçeleri ile sigortalarının yapıldığını, poliçe düzenlenmesinde ... Sigorta ile ... arasında poliçe teknik şartlarının düzenlenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını ancak yapılmış olan bu poliçelerin her bir dönemde tahsilatlarını eksik olarak aldıklarını, ... Sigorta'nın tahsil edilmeyen poliçeleri gerekçe göstererek acenteliği 13.01.2010 tarihinde haksız olarak feshettiğini, Esnaf Odası hakkında ödenmeyen sigorta primlerinin tahsili için Fatih İcra Müdürlüğü'nde ilamsız takip başlattıklarını ancak Esnaf Odası'nın haksız olarak takibe itiraz ettiğini, davacı şirketin sigorta poliçesine taraf olmadığını ileri sürdüklerini ancak sigorta poliçelerinin sürekli yenilendiğini ve hasarlar meydana geldiğinde ödemeler yapıldığını, hasar ödemelerine esnaf odası yöneticilerinin imza attığını ileri sürerek, ödenmeyen 246.220,00 TL prim alacağı ve 139.526,09 TL faiz olmak üzere toplam 385.526,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının bu davada taraf sıfatı olmadığını, odayı temsilen yönetim kurulu başkanı ...'nun davacı ile imzalanan poliçelerin varlığından söz etme imkanının olmadığını, poliçede oda yetkililerinin imzası bulunmadığını, poliçenin geçerli olmadığını, Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın 15. maddesine göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zaman aşımına uğrayacağının belirtildiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının iddialarının çelişkili olduğunu zira hasar ödemesi yapılmışsa mutlaka prim ödenmiş olduğundan bunun yapıldığını, prim ödemesi yapılmadan hasar ödemesi yapılması imkanı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak; ... numaralı 3. şahıs mali mesuliyet poliçesi dışındaki önceki tarihli poliçelerden kaynaklı prim alacağı davasının zamanaşımına uğradığı, ... numaralı poliçenin ise 2008-2009 dönemine ait olması nedeniyle takip konusu yapılmadığı belirtilerek bu poliçe yönünden davacının davasının reddine karar verildiği ve davacı tarafın buna ilişkin tüm temyiz taleplerinin reddedildiği, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere zaten davacı ile davalı arasında düzenlenen ibraname ile, davacı tarafın davalı tarafı 3. şahıs mali mesuliyet poliçeleri yönünden ibra ettiği, bu nedenle davacının 3.şahıs mali mesuliyet poliçeleriyle ilgili davasının reddi gerektiği, davacı ile dava dışı ... Sigorta arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ve bu sözleşme kapsamında düzenlenen vekaletnameye göre davacının prim tahsil etme yetkisinin bulunduğu, dava dışı sigorta şirketinin ilgili belgeleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinden bilirkişiler tarafından yapılan incelemeye göre 550548 numaralı poliçeye ait 111.715,30 TL, 650548 numaralı poliçeye ait 98.270,59 TL, 751030 numaralı poliçeye ait 128.269,10 TL prim bedellerini davacının dava dışı ... Sigorta'ya ödediği (bu poliçe yönünden davacı davalıdan ancak 42.756,36 TL tahsilat yapmıştır), 851030 numaralı poliçe kapsamında ise sadece 11.562,71 TL ödediği, davacının bu primleri davalıdan tahsil etmediği halde dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye davacı/acente tarafından ödendiği, davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, ticari paket poliçelerinden 550548, 650548 numaralı poliçelerden kaynaklı prim alacaklarının zamanaşımına uğradığı, önceki kararda da bu poliçeler yönünden zamanaşımı yönünden ret kararı verildiği ve davacının temyiz isteminin reddine karar verildiği, geriye sadece 751030 numaralı ticari paket poliçesi kaldığı, en son alınan bilirkişi raporuna göre davacı taraf davalıdan tahsil etmemesine rağmen, bu poliçe prim miktarı olan 128.269,10 TL'lik primi dava dışı ... Sigorta'ya ödemiş ancak davacı davalıdan bu poliçe kapsamında sadece 42.756,36 TL tahsilat yaptığı, 128.269,10 TL - 42.756,36 TL = 85.512,74 TL primi davacı davalıdan tahsil edemediği halde, dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye ödediği, 751030 numaralı poliçeden dolayı sigortalı konumda olan davalı tarafın birçok kez bu poliçeden gerçekleşen hasarlar nedeniyle sigorta şirketinden tazminat aldığı dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmakta olup söz konusu poliçeden yapılan çok miktardaki hasar ödemelerinin ayrıca bu poliçenin iptal edilmediği de anlaşıldığından davacının bu poliçe kapsamında talepte bulunmasında haklı olduğu, poliçedeki vadelerin kesin vade olup tekrar davalı tarafın temerrüde düşürülmesine gerek olmadığı, davacı taraf taksit sayısını artırdığından davalı lehine olan bu durum dikkate alınarak 25.05.2015 tarihli raporda 85.512,74 TL için ödenmeyen taksit miktarı ve vade tarihleri dikkate alınarak icra takip tarihine kadar ki dönem için ticari faiz hesaplandığı (icra takip talebinde ticari faiz istenmesine rağmen dava dilekçesinde reeskont faizi istenildiği de dikkate alınarak) ve işlemiş faiz miktarının 36.512,12 TL olduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere İstanbul 38. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait dosya ve bu dosya içindeki poliçelerin de incelendiği, sadece 851030 numaralı poliçenin dosya konusu poliçe olup zaten bu poliçenin 2008-2009 dönemine ait olması ve takip konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı acente tarafından 2005-2008 dönemine ilişkin sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Mahkemece 24.01.2012 tarihli ara karar ile davacının adli yardım talebinin kabul edilmiş olduğu, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.11.2016 tarih 2016/1322 E., 2016/ 8897 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere adli yardım kararının kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği hususu gözetilmeksizin, 23.03.2023 tarihli duruşmada talep olmaksızın sadece Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2018/6326 E.,2018/8320 K. sayılı ilamına dayanarak adli yardım kararının kaldırılmasına karar verilmişse de kaldırma kararı yerinde olmadığından temyiz incelemesine geçilmiştir. 2.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. SONUÇ: Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a903d0f9fd5ff4c6 1b2e78d4b88d1386 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı