Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5695 E., 2025/3450 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5695 E., 2025/3450 K. (20.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5695
Karar No
2025/3450
Karar Tarihi
20.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5695 E. , 2025/3450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1123 Esas, 2024/1302 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/13 E., 2021/272 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemsiz olarak davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 99/004268 sayılı “... MADRAN SU” markasının sahibi olduğunu ve bu markayı uzun yıllardır kesintisiz kullandığını, davalının 2017/29544 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna itirazlarının davalı Kurum tarafından nihai olarak 2018-M-9715 sayılı karar ile reddedildiğini, davalı başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-c ve 5/1-f hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, “MADRAN” ibaresinin yardımcı unsur olarak kullanıldığı varsayımında dahi başvurunun SMK'nın 5/1-f bendi uyarınca reddinin gerektiğini, zira mal/hizmetin coğrafi kaynağı hakkında yanıltıcı nitelik taşıdığını, "İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik" ile markanın, ürünün üretim yerini içermemesi haline, marka ibaresinin yanına 1,5 kat büyüklüğünde yazılacak ifade ile kaynağın belirtilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, “Madran” ibaresi ile suyun ...’ndan çıkan bir su olduğu intibaının yaratılmaya çalışıldığını, “madran” ibaresinin kimsenin tekeline bırakılması mümkün değil ise de “madran” etiketi ile piyasaya sürülen ürünlerin de tüketiciyi yanıltacağını, davalının “PÜRSU EGE” ürünlerine ilişkin kendi web sitesinde dahi ürünlerinin ...’ndan değil Nazilli’den çıkarttığının açıkça yazıldığını, davalı başvurusunun SMK'nın 5/1-a, b,ç, d hükümleri uyarınca da reddinin gerektiğini, yine davalının başvurunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, toplumda ciddi bir tanınmışlık düzeyine eriştiğini, dava konusu markadaki “PÜRSU” ibaresinin taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığını, tescili talep edilen markanın müvekkilinin markası ile birebir aynı olduğunu, bu nedenlerle SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca başvurunun reddi gerektiğini, davacı başvurusunun aynı zamanda SMK'nın 6/3 maddesi uyarınca da müvekkilinin “... madran su” ibaresinin uzun zamandan beri kullanmakta olduğundan reddi gerektiğini ileri sürerek, 2018-M-9715 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve 2017/29544 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın sadece “Madran” ibaresinden değil “...” ibarelerinin bütününden oluştuğunu, başvuruda “madran” ibaresinin bulunmasının kendiliğinden tüketicileri yanıltacak nitelikte olmadığını, bu nedenle davacının SMK'nın 5/1-a, b, c, d ve f bentlerine aykırılık iddialarının hukuka uygun olmadığını, yine davacı yan markası ile dava konusu marka arasında iltibasa yol açacak bir benzerliğin bulunmadığını, benzer unsur olan “madran” ibaresinin coğrafi bir yer adı olduğunu ve markaların bütün olarak birbirlerinden farklı olarak algılanacaklarını, bütün olarak markanın ayırt ediciliğinin bulunduğunu, davacı yanın tanınmışlık iddialarına ilişkin SMK'nın 6/5 maddesinin koşullarının somut olayda oluşmadığını, kötüniyet iddialarının herhangi bir delil ile desteklenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu üç ayrı kelimenin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş işaretin, “PÜRSU” ibaresinin davalının önceki tescilli markaları oluşu da göz önüne alındığında SMK'nın 5/1-a hükmü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu markada ön ses olarak konumlandırılan “PÜRSU” ibaresinin davalı yan adına hali hazırda 2010 yılından bu yana tescilli markalarının esas unsuru olduğu, bu ibarenin tescile konu mal ve hizmetler bakımından ayırt edici vasfı bulunan, davalı yanca yaratılmış bir marka olduğu, dolayısıyla anılan işaretin herhangi bir şekilde SMK'nın 5/1-b ve c bentlerinde tanımlanan mutlak ret nedenleri çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, “PÜRSU” ibaresinin, davalı yanca yaratılmış ve yine davalı adına tescilli bir marka olduğu göz önüne alındığında, anılan ibarenin SMK'nın 5/1-d maddesi kapsamında değerlendirilmeye uygun bir sözcük olmadığı, dava konusu markanın, başvurusu kapsamında yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.” emtialarında doğrudan; “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” emtialarında ise bu emtiaların da içerisine su katılabilecek nitelikte emtialar oldukları gerekçe gösterilerek SMK'nın 5/1-f maddesi kapsamında değerlendirildiği görülmekte olup bahsi geçen emtialar ve 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” şeklindeki ilgili emtiaların satış hizmetleri bakımından, “madran” ibaresinin SMK'nın 5/1-f maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, SMK'nın 6/1 maddesinin koşullarının uyuşmazlık bakımından oluştuğundan bahsedilemeyeceği, “...” ve “PÜRSU” ibarelerinin birbiri ile benzer dahi olmadığı göz önüne alındığında, davacının SMK'nın 6/3 maddesi anlamında dava konusu başvuru kapsamındaki işaret açısından hiçbir bir üstün hakkının bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı yan markasının benzer dahi olmadığı, davacının coğrafi bir yer adı olan “MADRAN” ibaresini, yalnızca kendisi ile özdeşleştirdiği yönünde bir kanaate varılamayacağı, hal böyleyken davacı markasının tanınmışlığının dava konusu başvurunun tescili için bir engel oluşturmayacağı, SMK 6/4 ve 6/5 maddesinin koşullarının uyuşmazlık bakımından meydana gelmediği, davalının kendi markası olan “PÜRSU” markasına ek bir takım unsurlar ekleyerek marka başvurusunda bulunmasının, olağan bir tacir davranışı olarak yorumlanabileceği, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı, davacı yanın markasını kullanıp kullanmadığının sonuca doğrudan bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile YİDK'nın 2018-M-9715 sayılı kararının 32. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamı, 35. sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, ve başvuruya konu markanın zikredilen mal ve hizmetler bakımından hükümsüz kılınarak sicilden terkinine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı Kurum vekilince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanacak SMK'nın 5/1-f maddesinde “Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların,” mutlak tescil engelleri arasında kabul edildiği, anılan madde uyarınca başvuru aşamasında dahi, ürünlerin coğrafi kaynağı, üretim yeri, niteliği ve kalitesi yönünden halkı yanıltabilecek nitelikte olan marka başvurularının reddinin gerektiği, Madran suyunun, Aydın İli Bozdoğan İlçesi'nin sınırları içinde bulunan ...'ndan çıkan memba suyunun adı olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2019 tarih, 2018/2795 E., 2019/5044 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere başvuru kapsamında yer alan 32. sınıftaki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” mallarının da niteliği itibariyle içerisine su katılabilecek emtialardan oldukları, davalının daha önce MADRAN bölgesi suyu ile anılan malların üretimi veya bu nitelikteki malların pazarlanması faaliyetiyle uğraştığı veya böyle bir faaliyet izninin bulunduğu konusunda bir iddia ve ispatının bulunmaması karşısında, sayılan mallar ve 35. sınıfta 32.sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden dava konusu "..." ibareli başvurunun, coğrafi kaynak konusunda yanıltıcı nitelik taşıdığı ancak davacının SMK'nın 5/1.maddesindeki sair mutlak tescil engellerine ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, öte yandan dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... Madran Su" ibareli markası arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu başvuru üzerinde davacının SMK'nın 6/3.maddesi uyarınca önceye dayalı üstün hak sahibi olduğunu kanıtlayamadığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markasının tanınmışlığın dava konusu başvurunun tesciline engel oluşturmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ile davalı Kurum vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ... davalı Kuruma ayrı ayrı yükletilmesine, 20.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b2c47ce448ac82dd 48bfada960f9beaf

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı