Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5352 E., 2025/3567 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5352 E., 2025/3567 K. (21.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5352
Karar No
2025/3567
Karar Tarihi
21.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/5352 E. , 2025/3567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1501 Esas, 2024/1305Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/18 E., 2021/114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 /2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... merkezli bir şirket olan davacının 1960'lardan bu yana lüks yat üretimi ve satışında lider olduğunu, 2010- 2013 yılları arasında “...”, 2012- 2016 yılları arasında “...” adlı lüks yat versiyonlarını ürettiği, davacının yurtdışında “...” ibareli marka tescillerinin bulunduğu, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2017/76176 sayılı “... ...” ve 2018/00686 sayılı “... ...” markalarını tescil ettirdiği, bu markaların davacının gerçek hak sahibi olduğu “...” markası ile benzerliği sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6. maddesinin üçüncü fıkrası ve 25. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu, davalı markalarının davalının kötüniyeti sebebi ile de aynı Kanun’un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca hükümsüz kılınması gerektiği ileri sürülerek 2017/67176 ve 2018/00686 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, “...” ibaresinin unvan, marka, model adı olarak dünyada pek çok şirket tarafından kullanıldığını, davacının “...” markası ve tekne modeliyle değil sadece “...” olarak bilinip tanındığını, ”...” ibaresinin İstanbul, Ankara, Paris gibi bir yer adı olup kanunen tek başına korunamayacağını, ayırt edici bir unsur olmaksızın tescil edilemeyeceğini, “... ...” markalarındaki ... ibaresinin ana unsur olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı adına tescilli davaya konu markalardaki ... ibaresinin hizmetin türünü belirtip tali unsur niteliği taşıdığı, esas unsurun ... ibaresi olduğu, davacının ... markası üzerinde gerçek ve öncelikli hak sahipliği sıfatını taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan raporda, davacının “...” yatlarının Türkiye'de ilgili çevrede tanıtımı için 2011, 2014, 2015 yıllarında bir çaba harcandığı ve “...” yatlarının ilgili çevrede davacı ile ilişkilendirilerek, davacıya ait bir marka olarak duyulmuşluğunun ya da fark edilmişliğinin bulunabileceği yolunda görüş bildirildiği, 12 ve 37. sınıflar kapsamında yatlar ve yatlar ile ilgili mallar ve hizmetler bakımından davacının “...” markası üzerine hükümsüzlüğü istenilen 2017/76176 ve 2018/00686 sayılı markaların tescil sahibi olan davalıya nazaran öncelikli hak sahibi bulunduğu, hükümsüzlüğü talep edilen 2017/76176 sayılı markanın 12. sınıfta “... taşıtları ve parçaları (motorları hariç)” ve 35. sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "...... taşıtları ve parçaları (motorları hariç) ...” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” 2018/00686 sayılı markanın 37. sınıfta “... araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri” ve 39. sınıfta “... taşımacılığı hizmetleri; ... taşıtlarının kiralanması hizmetleri; tekne barındırma hizmetleri” bakımından davacının ... markasının yurtdışında 12 ve 37. sınıflardaki markasıyla benzer olduğundan bu nedenle kısmen hükümsüzlüğe karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tüm sınıflarda hükümsüzlüğe karar verilmesinin hatalı olduğu, yine yurt dışında tescilli markanın, bir takım ekler getirilerek benzerinin tescil ettirilmesinin tek başına kötüniyetli tescil olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2017/76176 sayılı “... ...” ve 2018/00686 sayılı “... ...” markalarından, 2017/76176 sayılı markanın 12. sınıfta; ... taşıtları ve parçaları (motorları hariç) ve 35. sınıfta; Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “... taşıtları ve parçaları (motorları hariç) ...” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir), 2018/00686 sayılı markanın 37. sınıfta; ... araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri ve 39. sınıfta ... taşımacılığı hizmetleri; ... taşıtlarının kiralanması hizmetleri; tekne barındırma hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli 2017/76176 numaralı “... ...” ve 2018/00686 numaralı “... ...” markalarının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. İlk Derece Mahkemesi ve İstinaf Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının “...” yatlarının Türkiye'de ilgili çevrede tanıtımı için 2011, 2014, 2015 yıllarında bir çaba harcandığı ve “...” yatlarının ilgili çevrede davacı ile ilişkilendirilerek, davacıya ait bir marka olarak duyulmuşluğunun ya da fark edilmişliğinin bulunabileceği yolunda görüş bildirildiği, nitekim dosya kapsamında sunulan yurt dışı tecil belgeleri ile fotoğraf ve dergi, gazete eklerinden davacının “...” markasını 2011, 2014 ve 2015 yıllarında kullanmış olduğu ve buna ilişkin yayınların Türkiye'de yayın yapan dergi ve gazetelerde yayınlandığı, yine 2011 yılında ...’da davacıya ait “...” yatının sergilendiği, buna göre davacının yat ve yat hizmetleri konusunda “...” markasında öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğu, davalının da yat tamiri hizmetleri alanında ticari faaliyet gösterdiği, bu kapsamda dosya içerisindeki belgelerden de www.....com sitesi kayıtları incelendiğinde 15.06.2019 tarihinde davacıya ait 2005 yılı yapımı “...” modeli yat ve yine davacıya ait 2000 yılı yapımı “... 28” model yat için ilan verdiği, davacıya ait “...” yatının ikinci el satışını da gerçekleştirdiği, yani davacıya ait “...” markası ile davalıya ait dava konusu “... ...” markalarında “...” ibaresinin asıl unsur olduğu, “...” ibaresinin yatçılık anlamına gelen hizmet türünü belirttiği, davacının “...” markası üzerinde davalıdan çok önceki bir tarihte gerçek hak sahibi olduğu, davalının “...” markasının davacıya ait olduğunu bildiği halde aynı hizmet türüne ilişkin ek yaparak kendi adına tescil ettirmesinin dürüstlük kurallarına aykırılık taşıdığı ve kötüniyetli olduğu, tescillerin kötüniyetli olması sebebiyle markaların tescilli tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı