11. Hukuk Dairesi 2024/6675 E. , 2025/5866 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/409 Esas, 2024/718 Karar HÜKÜM : Ret Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.09.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19 97... yıllarında müvekkili bankada hesapları bulunan dava dışı ... San. Yat. A.Ş ile şirket ortakları .... ve ...'in şahsi hesaplarından, bir kısım paranın dava dışı (.... Paz. A.Ş. çalışanı ve bir zaman adı geçen ... San. Yat. A.Ş temsilcisi) ...'in yetkisiz ve usulsüz işlemleri ile davalıların hesabına aktarıldığını, bunun ortaya çıkması üzerine, adı geçenlerin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/334 E., 2001/301 K. sayılı dosyasında banka aleyhine zararlarının tazmini için dava açtıklarını, davalıların mamelekinde haksız artış meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 354.313,48 TL'nin ... Pazarlama A.Ş. (Yeni unvanı .... Dağıtım A.Ş.)'den 23.167,00 TL'nin ... . San. ve Tic. A.Ş. (Yeni unvanı (... A.Ş.)'den faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sebepsiz zenginleşme iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre karara bağlanacağı, alınan bilirkişi raporu ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/334 E., 2001/301 K. sayılı dosyasında davanın açıldığı 18.03.1999 tarihinden işbu davanın açıldığı 14.06.2002 tarihine kadar davacı tarafından davalılara herhangi bir ödemenin yapılmadığının belirlendiği, davacı banka tarafından 13.03.2009 tarihinde İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2001/14700 E. sayılı dosyasında...., ...ve ... lehine 5.012.502,20 TL ödeme yaptığı, işbu davada, davacı aleyhine açılan ve kesinleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/462 E. sayılı davasında, davalıların hesabına geçen paralar nedeniyle davacı bankanın yaptığı ödemenin dava konusu edilmiş olmasına, dava tarihi itibarıyla böyle bir ödemenin yapılmadığı anlaşıldığından, dava tarihi itibarıyla davalıların hesabına geçen bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemizin 11.03.2021 tarihli 2019/3545E., 2021/2299 K. sayılı ilamı ile "...davacı banka aleyhine İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada yapılan yargılama sonucunda verilen 10.10.2008 tarih, 2007/462 E., 2008/599 K. sayılı kararla davacı ... A.Ş.’nin alacağını diğer davacılara temlik etmesi nedeniyle davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davacılar ...., ... ve ... yönünden kesinleşen şahsi alacaklarının kısmen kabulüne, ... Tic. A.Ş.'nin alacağını temlik ettiği davacılar ...., ...’in açtığı davanın ise ...’in yapılan işlemlerine icazet verildiği ve taraflar arasında böyle bir teamül bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği, kararın Dairemizin 18.02.2010 tarih, 2009/3269 E., 2010/1885 K. sayılı ilamı ile onandığı, karar düzeltme istemi de reddedilerek 18.06.2010 tarihinde kesinleştiği, bu durum karşısında Mahkemece, daha önce davacı aleyhine açılan ve kesinleşen davada davalıların hesabına geçen paralar nedeniyle davacının ne miktar ödeme yapmak zorunda kaldığı belirlenerek soncuna göre bir karar verilmesi gerekirken banka aleyhine açılan ve işbu davada da talep edilen miktarların tamamı kabul edilip bu yönde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına ..." karar verilmiş, Mahkemece de işbu bozma ilamına uyulmuştur. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargısal içtihatlarla gelişmiştir. Bu kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 E., 1960/9 Karar sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli, 2022/10-796 E., 2023/625K. sayılı emsal ilamı). Somut uyuşmazlıkta da Mahkemece, Dairemizin 11.03.2021 tarihli 2019/3545E., 2021/2299 K. sayılı bozma ilamına uyulmakla davacı banka yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bu durumda Mahkemece, davacının ödeme belgeleri de nazara alınmak suretiyle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı zararının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c5fa45ad87689748 7d75cbd73902b3a8