Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6552 E., 2025/4192 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6552 E., 2025/4192 K. (17.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6552
Karar No
2025/4192
Karar Tarihi
17.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6552 E. , 2025/4192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1186 Esas, 2024/1396 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin ''... +şekil'' ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "..", "...", ".. ..." ibareli markaları ile yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddedildiğini, müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını, başvuru markasına yer alan ".." harfi ile müvekkiline ait .... logosu içeren markaların, görsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin markanın tescil edilmek istendiği 24. sınıf bakımından ayırt ediciliğinin olmadığını, markanın bu hali ile tescil edildiği takdirde, ... logosu ile tanınan müvekkili şirkete ait olduğunun zannedileceğini, başvuru markasındaki ... ibaresinin, ... markalarının kısaltması olarak algılandığını, müvekkili "... TEKSTİL TİC. VE SAN. A.Ş."nin usulüne uygun olarak tescil edilmiş olan ticaret unvanındaki vurgu kelimenin ''...'' ibaresi olduğunu, emtiaların aynı/benzer olduğunu belirterek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararın iptaline ve tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında iltibas olmadığını, müvekkili firmanın davaya konu “... & Şekil” markasını 1998 yılından beri kullandığını, .... harfinin davacının münhasıran sahibi olduğu bir harf (marka) olmadığını, davacının, müvekkilinin yıllarca kullanımına sessiz kalıp, itiraz etmeyip bu olguyu zımnen benimsedikten sonra huzurda açtığı davanın, basiret ve iyiniyet ile davranma lüzumu ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "... +şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "...." ve "..." asli unsur ve ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi kapsamında iltibasın olduğu, ancak SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacının "... + şekil" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sinai hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı Şirket vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı