Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6425 E., 2025/4189 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6425 E., 2025/4189 K. (17.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6425
Karar No
2025/4189
Karar Tarihi
17.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6425 E. , 2025/4189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/1312 Esas, 2024/1407 Karar HÜKÜM :Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ile duruşma istemi olmaksızın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “...” ibareli başvurusuna müvekkilinin “...” ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın davalı ...’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkil markasının tanınmış marka niteliği taşıdığını, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, başvurunun kötüniyetli gerçekleştirildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; “...” ibareli başvuru markası ile davacının “..” ibareli itiraza mesnet markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaması sebebiyle davacının SMK’nın 5/1-ç hükmüne dayalı iddialarının mesnetsiz olduğunu, SMK’nın 6/1 hükmü uyarınca “...” ibaresinden oluşan davalı markasının parçalara bölünerek incelenemeyeceğini, genel izleniminin itiraza mesnet markalardan farklı olduğunu, ... ibaresinin yaygın olarak kullanıldığını, zayıf işaret niteliği taşıdığını, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuruda kötüniyetin ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraza mesnet gösterdiği 2005/.... sayılı markanın yenilenmediği, 99/.. ve 2011/... sayılı marka başvurularının ise, hiç tescil edilmediği/ başvuru aşamasında müddet kaydıyla hükümden düştüğü, bu markaların mal ve hizmet mukayesesine ilişkin incelemede dikkate alınmadığı, işaretler arasında SMK’nın 5/1-ç hükmü uyarınca iltibas bulunmadığı, zira dava konusu markanın “...” kelimesinden, davacı markalarının “....” kelimelerini içinde barındıran seri markalardan oluştuğu, ancak aynı sonucun SMK’nın 6/1 hükmü uyarınca yapılacak değerlendirme bakımından söylenemeyeceği, markalarda müşterek yer alan “...” kelimesinin davaya konu emtialar bakımından doğrudan tasviri- tanımlayıcı bir anlamının bulunmadığı, dava konusu markanın esas unsurunun bir bütün halinde “...” ibaresinden oluştuğu, gerek “..”, gerekse “...” kelimelerinin anlamlı ibareler olması nedeniyle marka içinde yer alan “...” kelimesinin kavramsal bağımsızlığını kaybetmediği, “...” ibaresinin bir bütün halinde “.. .. ...” yani “.. ...” şeklinde kavramsal algı oluşturduğu, bu algıya göre de; markada yer alan “...” kelimesinin markayı oluşturan esas unsurlardan biri olduğunun söylenebileceği, davacının “...” kelimesinden ibaret ve esas unsur olarak “...” kelimesini ihtiva eden markaları daha önce gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan, makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu “...” markasını, davacı markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/ benzer olan davaya konu 29, 30, 31. sınıf bir kısım emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu emtialardan faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markaların serisi niteliğinde bir marka zannedebileceği, bu şekilde zihninde oluşan algı nedeni ile tüketim tercihini belirleyebileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dava konusu marka kapsamında yer alan 31. sınıf “Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu” malları, davacıya ait itiraza mesnet markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmadığından, bu emtialar bakımından karşılaştırılan markalar arasında SMK’nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, bu emtia bakımından SMK’nın 6/4 ve 6/5 hükmü koşullarının oluşmadığı, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 29. sınıf: Nohut, mercimek, Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30. sınıf: Mısır irmiği, mısır unu, bulgur, Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. 31. sınıf: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar, kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)." emtiaları bakımından 2020-M-917 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemine reddine, 2019/.... sayılı markanın belirtilen mallar bakımından hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f31c14ca61e2e885 e026a7b7503819ac

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı