Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6454 E., 2025/4183 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6454 E., 2025/4183 K. (17.06.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6454
Karar No
2025/4183
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Dolandırıcılık, Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6454 E. , 2025/4183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/368 Esas, 2024/1095 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/1197 E., 2023/135 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çimento fabrikasında çalıştığını, davalı taraf ile herhangi bir tanışıklığının olmadığını, davalı tarafın müvekkiline borç verdiği iddiasıyla kambiyo senetlerine ilişkin olarak takip başlattığını, borca ve imzaya itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemede senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, davalının resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/28 E. sayılı dosyasında yargılandığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konulan senetlerin iptaline, davalının kötüniyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının kendi rızasıyla senet imzaladığını, senet üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu, davacının besicilik işiyle uğraştığını, aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davacının tamamen kötüniyetli olarak borcunu ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ceza dosyasında davalı sanığın, suça konu aldatma kabiliyeti bulunan sahte 2 adet bonoyu icra takibine konu etmek suretiyle üzerine atılı resmî belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırılıcılık suçlarını işlediğinin tespit edildiği, mahkumiyet kararının kesinleştiği, davacının takip konusu senetlere yönelik imza inkarında bulunduğu, kesinleşen icra hukuk mahkemesi ve kesinleşen ceza mahkemesinde alınan raporlar ve kararlardaki belirlemelere göre açık ve net bir şekilde, davaya konu edilen senetler üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, takibin haksız ve kötüniyetli başlatıldığı gerekçesiyle takibe dayanak yapılan iki adet bono nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının senedin iptaline ilişkin istemi yönünden talebin reddine, asıl alacağın %20'si olan 100.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, takibe konu iki adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 34.155,00 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalıdan alınmasına, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 35d7581da52eb063 f43c063c6f88019b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı