Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6641 E., 2025/4196 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6641 E., 2025/4196 K. (17.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6641
Karar No
2025/4196
Karar Tarihi
17.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6641 E. , 2025/4196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/207 Esas, 2024/1642 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/68 E., 2021/38 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin www...com ibareli internet sitesi üzerinden hizmet verdiğini, “...” markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, www...com ibareli alan adının da sahibi olduğunu, markasının tüketici nezdinde bilinir hale getirdiğini, davalının müvekkilinin bu markasını ''www...com'' isimli internet sitesi içeriğinde izinsiz kullandığını, aynı sitenin içerik sağlayıcıları tarafından bu ibarenin internet aramalarında anahtar kelime olarak da kullanıldığını, sitede müvekkili ile aynı sektörde hizmet veren ve müvekkilinin rakibi olan firmaların reklamlarının ve tanıtımlarının yer aldığını, davalının müvekkili de dahil olmak üzere tüm firmalara bu web sitesine üyelik opsiyonu sunduğunu, halbuki bu siteye şikayet bildiren kişilerin davacının müşterisi olup olmadığının veya bu şikayetlerin/suçlamaların gerçekliği hakkında bir teyit mekanizmasının olmadığını, şikayet sahibinin gerçek kişi olup olmadığı hususunda gönderilen SMS mesajı mekanizmasının bu hususları teyit ve tevsik etmeye yeterli olmadığını, davalının davacının bir ihtarname keşide ederek bu şikayetlerde bulunan kişilerin bilgilerinin kendisine iletilmesi talebini olumsuz cevapladığını, şikayetin muhatabı olan kişilerin şikayete cevap vermek istemesi halinde davalının ücret karşılığı üye olunmasını şart koştuğunu, halbuki siteye şikayet koymanın ücretsiz olduğunu, davalının müvekkili siteye üye olmaya zorlamak adına davacının markasıyla ilgili yayınlanmış eski şikayetleri ufak değişiklikler yaparak tekrar yayına sokarak Google aramalarında üst sırada tutmaya çalıştığını, müvekkili şirketin itibarının zarar gördüğünü, davalının kötüniyetli olduğunu belirterek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve giderilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporlarında davalının sitesinde davacı marka kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7/3. maddesi kapsamında dürüst bir kullanım olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak şikayet süreçleri esnasında web sitesine ücret karşılığında kurumsal üye olanlarla olmayanlar arasında şikayetin yayınlanmadan çözülebilmesi imkanı açısından eşit davranılmadığı, 2017 yılında davacı için yayınlanan bazı şikayetlerde davacının şikayetçi bilgisi talebinin karşılanmadığı, bu nedenle davalı firmaya üye olanlarla olmayanlar arasında avantaj farkı yaratıldığı, bu durumun da haksız rekabete sebebiyet vereceği yönünde görüş bildirilmiş ise de, bu görüşe itibar edilmediği, zira davalı firmanın yer sağlayıcı olduğu, yer sağlayıcıların internet sitesinde yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığının araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, davalıya ait internet sitesine üye olmadan ve ücretsiz cevap hakkı tanınacağının da bildirildiği, bu durumda üye olunmaya zorlanıldığı iddiasının da kabul görmeyeceği, ayrıca dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları ve sorunları belirttikleri, bu durumun ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca kötüleme yolu ile haksız rekabet teşkil etmeyeceği, dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davacı markasının davalı yanca kullanımının markaya tecavüz oluşturmayacağının tespit edildiği, davalıya ait websitesinin yapısı gereği şikâyet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesinin zorunluluk arz ettiğinden SMK'nın 29. maddesi kapsamında bir fiilin de söz konusu olmadığı, marka hakkına tecavüz yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, alınan raporlarda davacı tarafça sunulan 03.07.2017 tarihli e-tespit tutanağı ekindeki web sayfasına göre davalı şirketin kurumsal üyelerine şikayetleri haber verme ve şikayetleri kendi sisteminden yönetme imkanı getirirken üye olmayan firmalara ise bu imkanı getirmeyerek önce şikayeti yayınladığını ve sonrasında cevap hakkını kullanmak isterse kendi kurallar çerçevesinde cevabı yayınladığı, bu durumun ise haksız rekabet teşkil ettiğinin belirlendiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.07.2024 tarihli 2023/2834 E., 2024/5484 K. sayılı ilamı, 02.03.2020 tarihli, 2019/3986 E., 2020/2200 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu dikkate alındığında mahkemece haksız rekabete ilişkin istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının, "...com" adlı internet sitesine üye olan şirketlere öncelik hakkı vermesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve bu eylemin menine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni refi istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8880368fdd2cfec0 cf0be7d1f14241d7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı