11. Hukuk Dairesi 2024/6400 E. , 2025/3916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI :2024/1081 Esas, 2024/1022 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 06.08.2016 tarihli protokole göre müvekkili tarafından yapılacak 720 konutluk projeye konu dairelere karşı yanca teslim edilecek beyaz eşyalar karşılığında 7 dairenin devri konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkilince bağımsız bölümlerin devrinin gerçekleştirilmesine rağmen davalı yanca devredilen taşınmazların vasıflarında hata olduğu belirtilmek sureti ile sözleşmenin 27.11.2018 tarihli noter ihtarnamesi ile feshedildiğini, müvekkili tarafından davalıya gönderilen ihtarname üzerine tarafların yeniden bir araya gelerek 29.12.2018 tarihli "protokol" başlıklı ikinci sözleşmeyi imzaladıklarını, protokolün 2. maddesinde davalı adına tescil edilen dairelerin en geç 15.01.2019 tarihine kadar davacıya devredileceğinin, 5. maddesinde ise 06.08.2016 tarihli protokolün feshedileceğinin kararlaştırıldığını, 29.12.2018 tarihli protokolün 2. maddesi gereğince davalının en geç 15.01.2019 tarihinde kendisine devredilen taşınmazları müvekkili adına devretmesi gerekmekteyken devir işlemini gerçekleştirmediğini ileri sürerek ... .. .. Mahallesi, ../..'de kain; .. Blok ... ve ... numaralı (8. kat), ... Blok ... no'lu (4. Kat), B Blok 72, 73 ve 74 numaralı (5. kat), B Blok 31 (2. kat) numaralı dairelerin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 06.08.2016 tarihli protokolün 29.12.2018 tarihinde bir araya gelinerek feshedildiğini, buna göre tarafların birbirlerinden yeni protokolde kararlaştırdıkları edimler dışında hak ve alacaklarının olmayacağını kabul ve beyan ettiklerini, 29.12.2018 tarihli protokol incelendiği zaman tapu devir ve tescillerinin şarta bağlandığını, davalının protokolden kaynaklı yükümlülüklerinin bulunduğunu, müvekkilinin 29.12.2018 tarihli protokol ile fesih ettikleri 06.08.2016 tarihli protokol uyarınca davalıya yaptığı ödemelerin iadesinin gerektiğini, karşı yanın kendi edimlerini yerine getirmekten haksız şekilde kaçındığını, öncelikle takas-mahsup taleplerinin bulunduğunu, bunun reddi halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından müvekkiline noter belgesi ile ikrar ettiği 858.406,95 TL ve yapılan diğer ödemeler ile satış ofisindeki örnek dairelere verilen mobilya ve beyaz eşya bedeli olarak şimdilik 47.655,00 TL olmak üzere toplam 906.061,95 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl dava davalı vekili ile birleşen dava davalı vekili cevap dilekçelerinde, asıl ve birleşen davaların reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 06.08.2016 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya teslimi gereken beyaz eşyaların teslim edilmediği, tanzim edilen 29.12.2018 tarihli protokolde belirtilen davalıya ait fabrikanın satışının gerçekleşmediği ve bu kapsamda protokolün 5. maddesi uyarınca asıl protokolün feshedildiği, bu itibarla davacı tarafından davalıya devredilen taşımazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili koşullarının oluştuğu, asıl davanın kabulü nedeni ile birleşen dava davacısının da feshedilen sözleşme kapsamında asıl dosya davacısına ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etme hakkının bulunduğu, birleşen dava davacısının talep ettiği 858.406,95 TL'nin karşı yan tarafından gerek noter ihtarnamesinde gerekse de dava dilekçesinde kabul edildiği, ancak birleşen dava davalısının öncesinde temerrüde düşürülmemesi nedeni ile avans faizinin dava tarihinden başlatılması gerektiği, her ne kadar birleşen dosya davacısı tarafından protokol kapsamında karşı davalıya teslimi yapılan 47.655,00 TL tutarındaki beyaz eşyanın bedelinin ödenmediği iddia edilmiş ise de BA ve BS formlarından ve bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere taraf defterlerinde bunlara yönelik ödemelerin çek ve visa gelirleri olarak kayıtlı olduğu, bu nedenle birleşen dosya davacısının davalıdan bu kaleme yönelik talebinde haklı olmadığı gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı-birleşen davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında esasa yönelik olarak usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 hükmü ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine eklenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı-birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı-birleşen davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesinin tasfiyesi kapsamında davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazların tapu iptali ve tescili, birleşen dava ise asıl davaya konu satım sözleşmesinin tasfiyesi kapsamında ödenmesi gereken bedelin tahsiline dair alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f53513f36ca580b1 f1a42524c92ec8e3