Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6523 E., 2025/3919 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6523 E., 2025/3919 K. (02.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6523
Karar No
2025/3919
Karar Tarihi
02.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6523 E. , 2025/3919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/150 Esas, 2024/1555 Karar KARAR :İstinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, ortak hak sahibi oldukları “...” ibaresini ticaret unvanı, marka ve internet alan adı olarak kullandıklarını, bu ibare üzerinde öncelik haklarının bulunduğunu, "..." esas unsurlu markalarının da bulunduğunu, davalı şirketin “... ... Turizm Yatırımları San. Tic. Ltd. Şti.” unvanıyla 02.09.2019 tarihinde tescil edildiğini, davalı şirketin iştigal alanlarının da müvekkillerinin iştigal alanları ve marka emtiaları ile birebir aynı/benzer olduğunun belirlendiğini, müvekkillerince basiretli bir tacir olmanın gerekliliği ile, davalı şirkete gönderilen 21.09.2020 tarihli ihtarnamede “... ... Turizm Yatırımları San. Tic. Ltd. Şti..” unsurlarından oluşan ticaret unvanın, davacıların ticaret unvanı ile iltibasa sebebiyet verdiğinin belirtilip terkinin istendiğini, ayrıca “...” markalarının kullanılmasının durdurulması, müvekkillerin marka hakkına tecavüz eden fiillerden vazgeçilmesi, ... ibaresi ile yürütülen faaliyete son verilmesi, faturalarda, ürünlerde, ticari faaliyetlerde, web sitesinde, reklamlarda ... markaları ve logolarının kullanılmaması hususlarının açıkça talep edildiğini, davalının cevabî ihtarnamede kurucularının soy adının ... olduğunu, bu sebeple işletmede ... ticaret unvanının kullanıldığını belirtip taleplere karşı çıktığını, davalının markasal kullanımın da söz konusu olduğunu, eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının ticaret unvanının, davacı şirketlere ait ticaret unvanı, markaları ve internet alan adı ile benzer olduğunun ve iltibas oluşturduğunun tespiti ile davalı şirketin ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, tecavüzün men'ine ve ref'ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin kurucu ortaklarından birisinin soyadının “...” olduğunu, müvekkilinin davacılara ait herhangi bir markayı kullanmadığını, doğrudan davacıların isim ve marka hakkına tecavüz edecek bir müdahalede bulunmadığını, davalı şirketin unvanının davalılardan ayırt edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin “...” ibaresini markasal olarak kullandığına dair dosyaya bir delil sunulmadığı, bilirkişi raporlarında da buna ilişkin tespitin yapılamadığı, davalının kendisi adına tescilli “....” markasını kullandığının belirlendiği, bu itibarla markasal bir kullanımının ispatlanamadığından markaya tecavüzün koşullarının oluşmadığı, tarafların ticaret unvanlarının esas unsurların “...” ibaresi olduğu, davacı şirketlerin faaliyet alanlarındaki ulaştıkları bilinirlik düzeyi nedeniyle davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin davalının ticaret unvanını farklılaştırmaya yetmeyeceği, davalının ticaret sicile davacıdan çok sonra tescil edildiği, tarafların ortak ve benzer alanda faaliyet gösterdiği, davacıların ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca talep edebilecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, ref'i ve “...” ibaresinin davalının ticaret unvanından terkini istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 22849389786164c3 9522b3f28e53baf2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı