Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/6399 E., 2025/3848 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6399 E., 2025/3848 K. (29.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6399
Karar No
2025/3848
Karar Tarihi
29.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6399 E. , 2025/3848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/243 Esas, 2024/1559 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/56 E., 2021/288 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2003/34747 sayılı tanınmış "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, "..." ibaresini ticari unvanında kullanmak suretiyle müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek tecavüzün önlenmesini, men'ini, markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, internet ve sosyal medya üzerinde kullanımının durdurulmasını ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiş, cevaba cevap dilekçesi ile talebini genişleterek ayrıca davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanında kullanılan "..." ibaresinin bir ürün markası olarak kullanılmadığını,"..." kelimesinin ... ve .... isimlerinin ilk iki harflerinin birleşmesi üzerine oluşturulmuş bir kelime olduğunu, davacı firması ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin eğitim alanında faaliyette bulunduğunu, davacı ile farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini ve bu sebeple de müvekkiline herhangi bir tecavüz iddiasının yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının gerek ticaret unvanı tescili ve gerekse de marka tescili açısından tarihsel önceliğinin olduğu, davalının tescilli unvanını tescil edilmiş bir bütün olarak unvan gibi kullanmayıp, davacı markasının ve ticaret unvanının ana unsuru olan "..." sözcüğünü öne çıkarıp bunu çağrıştıracak şekilde vurgulayarak marka gibi kullanması durumunun tespit edilemediği, kaldı ki davalıya ait “...” ibareli herhangi bir mal/ürün/emtianın mevcut olmadığı, kullanımın ticaret unvanının kullanımını aşarak markasal kullanıma dönüşmediği ve iltibasın oluşmadığı, keza tarafların ticari faaliyet alanlarının ve iştigal konularının tamamiyle birbirinden farklı olduğu, davacı markası tanınmış marka olmakla birlikte, söz konusu tanınmışlığın ayakkabı (terlik) emtiasında olduğu ve tanınmışlığın bu alanın dışına taşıp özellikle davalının faaliyet alanı olan “Özel Eğitim Sektöründe” tanınır olduğunu gösterir dosya içinde belge/delil olmadığı, mevcut duruma göre davalı unvan kullanımının davacının marka haklarına ve ticaret unvanından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil etmeyeceği ve davalı şirketin unvanının terkini koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait “...” ibareli herhangi bir mal/ürün/emtianın mevcut olmadığı, kullanımın ticaret unvanının kullanımını aşarak markasal kullanıma dönüşmediği ve iltibasın oluşmadığı, keza tarafların ticari faaliyet alanlarının ve iştigal konularının tamamiyle birbirinden farklı olduğu, davacı markası tanınmış marka olmakla birlikte, söz konusu tanınmışlığın ayakkabı (terlik) emtiasında olduğu ve tanınmışlığın bu alanın dışına taşıp özellikle davalının faaliyet alanı olan “Özel Eğitim Sektöründe” tanınır olduğunu gösterir dosya içinde belge/delil olmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, men’i ve ticaret ünvanının terkini istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fdc4496e0c197a68 3a850e98a64b5d2c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı