Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5910 E., 2025/3843 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5910 E., 2025/3843 K. (29.05.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5910
Karar No
2025/3843
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Dolandırıcılık

11. Hukuk Dairesi 2024/5910 E. , 2025/3843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/905 Esas, 2024/1045 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/528 E., 2021/99 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketteki hisselerini noterde düzenlenen pay devir sözleşmesi ile diğer davalılara devrettiklerini, aynı zamanda şirketin müdürü olan müvekkili ...'ün kendi hisselerini devrettiği 20.12.2016 tarihinde devralan ...'a şirket müdürlüğünden istifa ettiğine ilişkin yazılı belgeyi teslim ettiğini, müvekkilinin hisse devrini gerçekleştirdikten sonra şirket ortaklığından ve müdürlüğünden ayrıldığı düşüncesi ile şirket ile ilgilenmediğini, ancak zaman içinde devralanların İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna herhangi başvuru yapmadıklarını ve kendisinin şirket müdürü ve şirket sahibi olarak göründüğünü öğrendiğini, T.C. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulunca defter ve belge isteme konulu çağrı belgesi gönderildiğini, mğfettişlerce firma üzerinden bir yıl içinde 10.000.000,00 TL'den fazla fatura düzenlendiğinin, bu faturaların sahte olduğu ve dolandırıcılık amacı ile kullanılmış olabileceğinin belirtildiğini, müvekkili ....n halen şirket ortağı ve müdürü olarak göründüğünden müdürlük görevinden istifa ettiğini davalı şirkete ihtar ettiğini, bu durumun ticaret siciline tescili için başvurduklarını ancak tescil işlemi yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili ... tarafından davalılardan ... ve işbirliği halinde olduğu meçhul kişiler hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şikayette bulunulduğunu, yapılan soruşturma sonucunda kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın kesin olarak reddedildiğini ileri sürerek davacıların davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olmadıklarının tespitine, kabul görmemesi halinde ise terditli olarak haklı sebeplerle davalı şirket ortaklığından çıkarılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket ortağı olunmadığının tespiti istemi yönünden; davacıların noterde düzenlenen pay devri sözleşmesi ile paylarını davalılara devrettikleri, şirket sözleşmesinde pay devrinin noterde devri ile geçerli olacağına ilişkin bir hüküm yer almadığı, pay devrine ilişkin ortaklar genel kurulu tarafından alınmış bir karar da bulunmadığı, bu durumda yapılan pay devrinin onay işlemine kadar askıda kaldığı, dolayısıyla davacıların halen davalı şirketin ortağı oldukları, davacılar terditli olarak haklı nedenlerle ortaklıkta çıkma istemi yönünden ise; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 638/2 hükmüne göre her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği, davacıların ortaklıktan çıkmak için haklı bir sebep ileri sürüp ispatlayamadığı, her iki ortağın birlikte ortaklıktan çıkarılması halinde şirketin organsız kalacağı, diğer yandan her iki davacının ortaklar genel kurulunda karar alarak yapılan pay devrine onay vermek suretiyle her zaman ortaklıktan çıkabilecekleri, bu yönü ile davacıların birlikte haklı nedenle ortaklıktan çıkmayı talep etmelerinde hukuki yararın da bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket ortağı olmadığının tespiti ve terditli olarak haklı sebebe dayalı olarak limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fb47392d4501a16f 18e2a6f6f76b94d8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı