Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5633 E., 2025/3833 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5633 E., 2025/3833 K. (29.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5633
Karar No
2025/3833
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/5633 E. , 2025/3833 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/910 Esas, 2024/1020 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/82 E., 2022/157 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.05.2015-01.11.2018 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde çalışmış olan davalının rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığını, davalının, müvekkili şirket bünyesinde "Pazarlama ve Satış Departmanında" çalıştığını, emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması sebebiyle işten ayrıldığını, davalıya hak ettiği işçilik alacaklarının tam olarak ödendiğini, taraflar arasında 06.12.2018 tarihli ibranamenin imza altına alındığını, davalı ile 22.05.2015 tarihli imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağı kaydını içerdiğini, davalı işçinin müvekkili ile yaptığı iş sözleşmesi uyarınca belirli malzemelerin bulunduğu sektörler ve firmalarda çalışmayacağını beyan ettiğini, ama davalı işçinin buna rağmen sözleşmede sayılan firmalardan olan ... Montaj Sistemleri ve Teknik Hırdavat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'de sözleşmeyi ihlal ederek işe başladığını, davalı işçinin aynı iş kolunda olan hatta sözleşmede açıkça belirtilen firmada işe başlamasının davalının iyi niyet taşımadığını gösterdiğini, davacı şirket ile davalının çalıştığı dava dışı şirketin “rakip” konumunda olduğunu, davacının sahip olduğu müşteri çevresi veya üretim sırları ya da yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânını bu süre zarfında çalışan bir işçinin kolaylıkla bilebileceğini, davacı şirketin iş hacimleri ve faaliyet karlarının olumsuz etkilendiğini ileri sürerek davalının, rekabet yasağını ihlal etmesi, davalının sadakat ve rekabet etmeme yükümlülüklerine aykırı eylemlerinin haksız rekabet oluşturması sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, davalının davacı şirkette satış temsilcisi olarak çalıştığını, sözleşme hükmünün “ işçi her ne sebeple olursa olsun işten ayrıldığı tarihten itibaren 3 yıl süre ile aşağıda isimleri belirtilen malzemelerin bulunduğu sektörlerde ve aşağıda isimleri belirtilmiş ve belirtilmemiş bu malzemeleri satan, pazarlayan ve her türlü ticari faaliyetinde bulunan işyerlerinde …..çalışamaz” şeklinde olduğunu, iş bu sözleşme hükmünde ismi belirtilememiş malzeme olarak kısıtlama yazılması ve ayrıca şehir, bölge sınırlaması olmaması karşısında belirsiz kaldığını, bu şekilde geniş kapsamlı bir sınırlama ile müvekkilinin çalışma özgürlüğünün engellenemeyeceğini, satış temsilcisi müvekkilinin, işverenin üretim sırlarına, ticari sırlarına vakıf olabilecek konumda bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 22.05.2015 tarihli imzalanan iş sözleşmesinde davalı üzerine getirilen bir rekabet yasağı düzenlemesinin bulunduğu, söz konusu rekabet yasağı kapsamında getirilen yükümlülüklerin konu, yer ve süre itibarıyla ya iki yıllık süreyi aştığı ya da belirsizlikler içerip sınırsız bir yasaklama nitelikleri taşıdığı, bu haliyle geçerli olarak kabul edilemeyeceği, davalının dava konusu fiillerinin, davacı nezdinde üstlendiği görev ve sorumluklar itibarıyla davacının zararına, rakip teşebbüsü rekabette avantajlı hale getirecek bir varlık transferinin (müşteri bilgisi, işletme sırrı, teknik sır vb) somut olarak ortaya konulamaması sebebiyle rekabet yasağı taahhüdünü ihlal edebilecek bir faaliyette bulunduğunu gösterecek somut bilgi ve belgelere dosya kapsamında rastlanılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı iş yerinden ayrıldığı, aynı alanda ve yerde faaliyet gösteren dava dışı şirket nezdinde çalışmaya başladığı, dolayısıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 444/2 hükmü uyarınca somut uyuşmazlıktaki rekabet yasağı düzenlemesinin esasen geçerli olduğu, davalının, davacıya ait iş yerinde pazarlama ve satış departmanında asgari ücretle çalışan sıradan, vasıfsız bir işçi iken, dava dışı şirkette de benzer işi yaptığı, davalının, dava konusu fiillerinin, davacı nezdinde üstlendiği görev ve sorumluklar itibarıyla davacının zararına, rakip teşebbüsü rekabette avantajlı hale getirecek bir varlık transferinin somut olarak ortaya konulmadığı, diğer yönden davalının, davacı tarafça verilen hizmet ve fiyat niteliği ile müşteri çevresini bilmesinin, tek başına TBK'nın 444/2 hükmünde belirtilen şekilde, işverenin önemli bir zararına sebep olabilecek nitelikte bir olgu olmadığı, müşterilerin tercihlerini, satış temsilcilerinin yönlendirmesiyle değil, hizmet-fiyat performansından memnun kalıp kalmaması gibi faktörlere göre belirlediği, Mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesinin yerinde bulunduğu, Mahkemece, davanın yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7fc329b674a58b3c 779862add64c970b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı