11. Hukuk Dairesi 2024/6393 E. , 2025/3902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/319 Esas, 2024/1628 Karar HÜKÜM :Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı ... Madencilik Enerji Üretim ve Tic. A.Ş arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde noterde düzenlenen 26.07.2010 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ile yine aynı noterlikte 18.10.2010 tarihli tadil sözleşmesi akdedildiğini, davalının işbu finansal kiralama sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanacak borçlara müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğunu, kiracı firma ve davalının da aralarında bulunduğu diğer kefillerin Finansal Kiralama Sözleşmesinden doğan kira bedelleri toplamını vadesinde ödemediğinden temerrüde düştüklerini, aleyhlerine keşide edilen ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerini, bunun üzerine kiracı ve kefiller hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiğini, icra takibinin devam ettiği aşamada davalının ilgili icra takibinin zamanaşımına uğradığı iddiası ile açtığı davada zamanaşımı dolayısıyla icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğinin ilgili icra dosyasından gönderilen tebligat ile taraflarına bildirildiğini ileri sürerek davanın kabulü ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İKK) 33/a fıkrası gereği alacağın zamanaşımına uğramadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan borç için kambiyo taahhüdünde bulunulmasnın “ifa uğruna edim” niteliğinde olduğunu, alacaklının bu iki ayrı talep hakkı için seçimlik yetkiye sahip olup seçimlik yetkisini kambiyo takibi yapmak suretiyle kullandığını, kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından kambiyo senetlerinde yer alan hakkın, temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, temel borç ilişkisinden doğan defilerin kambiyo ilişkisinde ileri sürülemeyeceğini, bu davada alacaklının temel borç ilişkisine dayanmasının mümkün olmadığını, kambiyo ilişkisinde ortaya çıkan zamanaşımına karşı alacaklının temel borç ilişkisine dayanarak kambiyo ilişkisinin zamanaşımına uğramadığı iddiası kabul edildiği takdirde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda kambiyo senetleri için öngörülen zamanaşımı sürelerinin anlamını yitireceğini, bu davaya konu takipte zamanaşımı definde bulunmaları üzerine alacaklının, kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını kaybettiklerini, davacı alacaklının icra dosyasını 3 yıldan fazla takipsiz bıraktığını, icranın geri bırakılmasına kararına yönelik davacının istinaf talebinin esastan reddedildiğini, bu kararın temyiz yolu açık olmasına rağmen davacı tarafından temyiz edilmeyerek 14.07.2020 tarihinde kesinleştiğini, İcra Hukuk Mahkemesi yargılaması sürecinde ve istinaf sürecinde ileri sürülmeyen savunma sebeplerine dayanılarak açılan bu davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan borç ilişkisi bulunduğu, takibe konu kambiyo senetlerinin de finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davacıya verildiği, kambiyo taahhüdünün “ifa uğruna edim” niteliğinde olduğu, davacı alacaklının iki ayrı talep hakkı bulunduğu halde seçimlik hakkını kambiyo takibi yapmak suretiyle kullandığı, kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından kambiyo senetlerinde yer alan hakkın, temel borç ilişkisinden bağımsız olduğu, temel borç ilişkisinden doğan defilerin kambiyo ilişkisinde ileri sürülemeyeceği, zira temel borç ilişkisinin kendi hukukuna, kambiyo ilişkisinin de kendi hukukuna tabi olduğu, kambiyo ilişkisinde ortaya çıkan zamanaşımına karşı alacaklının temel borç ilişkisine dayanarak kambiyo ilişkisinin zamanaşımına uğramadığı iddiasının kabule şayan olmadığı, davacı alacaklının İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2017/9596 E. sayılı dosyasını 3 yıldan fazla takipsiz bıraktığı, İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/803 E. sayılı dosyasından icranın geri bırakılması kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu edilen alacağın İİK'nın 33/a fıkrası gereğince zamanaşımına uğramadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.