11. Hukuk Dairesi 2024/6484 E. , 2025/3904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/806 Esas, 2024/1132 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...+...." ibareli marka başvurusu kapsamında 9. sınıf malların yer aldığını, davalı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-c bendi uyarınca "Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri" mallarının, başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili başvurusunun kelime ve logonun birleşmesinden meydana gelen karma bir marka iken davaya konu YİDK kararında müvekkili başvurusundaki logo unsurunun dikkate alınmadığını, Kurul tarafından yapılan hatalı değerlendirmenin, marka hukukunun temel ilkelerinden biri olan markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi kuralına aykırı olduğunu, müvekkili logosunun tüketiciler nezdindeki tanınmışlığı da göz önüne alındığında, kabul anlamına gelmemekle birlikte "enerjicell" ibaresinin bir an için tasvir edici olduğu düşünülse bile logo ile birlikte tasvir edici olmaktan uzaklaştığını, müvekkili başvurusunun bir bütün olarak ayırt edicilik vasfını haiz bulunduğunu ve vasıf bildirmediğini, müvekkilinin "cell" ibareli birçok markasının olduğunu, dolayısıyla YİDK kararının aksine "enerjicell" ibaresinin, "enerji pili–bataryası" kavramı algısını doğrudan oluşturmasının ve başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından tanımlayıcı olmasının mümkün bulunmadığını, İngilizce’de "pil-batarya" kelimesinin yaygın olarak "battery" kelimesi ile ifade edildiğini, "CELL" ibaresinin iletişim sektöründe müvekkili ile özdeşleştiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarının devamı olduğunu ve SMK'nın 5/1-c bendi kapsamında bir tescil engelinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek YİDK'in 2018-M-10829 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ibarenin başvuru kapsamında çıkarılan mallar bakımından tanımlayıcı, vasıf bildirici nitelikte olduğunu ve müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "enerjicell+şekil" başvurusunun, bütünsel olarak çekişme konusu "Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri." emtiası bakımından, SMK’nın 5/1-c bendi anlamında somut ayırt edici niteliğe sahip bir işaret olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2018-M-10829 sayılı kararın iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu marka başvurusunun, bütünsel olarak çekişme konusu emtia bakımından tanımlayıcı ve vasıf bildirici nitelikte olmayan, soyut ayırt ediciliğe sahip bir işaret olduğu iddiasında dayanan YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.