Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6387 E., 2025/4119 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6387 E., 2025/4119 K. (16.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6387
Karar No
2025/4119
Karar Tarihi
16.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6387 E. , 2025/4119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/680 Esas, 2024/682 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/365 E., 2021/319 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’nün merkezi ....'da bulunan davalı şirketin payını 15.04.2003 tarihinde devraldığını, fakat müvekkilinin bu şirketin hiçbir zaman ortağı ve yetkilisi olmadığını, yalnızca çalışanı olduğunu, bu durumun ceza mahkemesi yargılamasında da tespit edildiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğuna dair 2003-2007 yılları arasındaki ticaret sicil kayıtlarının düzeltilmesi ile şirketin ortak ve yetkilisi olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Müdürlük temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın açılmasına Müdürlüğün sebebiyet vermediğini ve şeklen taraf olarak gösterildiğini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini, davacının ... 4. Noterliği'nin 15.04.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı şirket hisse devir sözleşmesinin şirket karar defterine işlenmesi sonucu şirkete ortak olduğunu, bu kararın tescil ve ilan edildiğini, daha sonra hissesini Bursa 12. Noterliğinin 16.04.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi uyarınca devrettiğini, davacının şirkete ortak olmadığına dair talebi hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir. 2. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, ...'nün .../.. sicil numarasında kayıtlı davalı şirkette hisse sahibi olan ...'ın şirkette % 5 oranına isabet eden 1 adet hissesini ... 4. Noterliği'nin 15.04.2003 tarihli ve ... yevmiye numaralı şirket hisse devir sözleşmesi ile davacıya devrettiği ve davacının noter huzurunda bu hisseyi devraldığını bildirdiği, taraflar arasındaki bu hisse devrinin şirket karar defterine de 15.04.2003 tarihli karar ile şirket ortaklarından ...'ın hissesini ...'ye devrettiği, şirket müdürlüğünün de ...'ye bırakıldığı ve ...'nün 10 yıllığına şirket müdürü olarak atandığı şeklinde işlendiği, davacının da bu kararda imzası bulunduğu, bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesi üzerine 07.05.2003 tarihli ticaret sicilinde tescil ve ilân da edildiği, bu şekilde davacının şirkete resmi prosedürler tamamlanarak ortak olduğunun dosyaya celp edilen belgeler ile anlaşıldığı, davacının da dava dilekçesinde davalı şirket hissesini 15.04.2003 tarihi itibariyle devraldığını açıkça beyan ettiği, davacının bu şekilde şirket hissesini devralıp müdür olarak atanmasına ilişkin kararın şirket karar defterine işlenmesinden ve ticaret sicilinden tescil ve ilan edilmesinden sonra Ticaret Sicil Memurluğuna hitaben yazmış olduğu tarihsiz dilekçede şirket ana sözleşmesinin 2, 3 ve 6. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin tadil tasarısını da ibraz ettiği, tescil ilanının yapılamasını talep ettiği, davacının bu şekilde şirkete ortak olması sonrasında şirketteki hissesini .... 12. Noterliği'nin 16.04.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı şirket hisse devir sözleşmesi ile dava dışı 3. kişiye devrettiği ve bu hususunda da Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde 28.04.2009 tarihinde tescil ve ilân edildiği, her ne kadar .... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/28 E. sayılı dosyasında, davacının şirkette ortak veya yetkili olmadığının tespit edildiği dava dilekçesinde belirtilmiş ise de anılan Mahkeme kararının gerekçesinde sanık ... üzerine atılı özel evrakta sahtecilik suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediğinin ve sanık ...'nün şirkette temsile yetkili bir kişi olmayıp getir götür işlerine bakan işçi pozisyonunda olduğunun, şirketin gerçek sahibinin ve resmi işlemleri belirleyip yürüten kişinin ... olduğunun tanık beyanlarında belirtildiği ve suça konu sahte belgeyi kullananın resmi kayıtlara göre şirket sahibi veya temsilcisinin kim olduğundan ziyade fiilen sahte belgenin kimin iradesi sonucu kullanıldığının tespitinin önemli olduğu belirtilerek sanık ...'nün üzerine atılı suçu işlemediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği, ceza yargılamasının davacının şirkete ortak veya temsile yetkili kişi olmayıp, getir götür işlerine bakan işçi pozisyonunda olduğuna yönelik tespitinin tanık beyanlarına dayanmakta olup resmi kayıtlardaki gerçeği değiştirme gücüne sahip olmadığı, tüm resmi kayıtlarda davacının şirkete ait hisseyi devralarak ortak olduğu ve müdür olarak tayin edildiği açıkça belirtilmiş olup buna ilişkin işlemlerde davacının da imzası bulunduğu, tüm bu nedenlerle her ne kadar davacı 2003-2007 yılları arasında davalı şirkette ortak veya yetkili olmadığının tespitini talep etmiş ise de davacının 15.04.2003-16.04.2009 tarihleri arasında şirkette ortak ve müdür olarak yer aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ticaret sicili kayıtlarına göre davalı şirketin kayıtları ve şirketin hisse devrine ilişkin ... 4. Noterliğinin 15.04.2003 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesine istinaden ortağı ve şirket karar defterine göre şirket müdürü olduğunun anlaşıldığı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/28 E., 2014/17 K. sayılı ilamı ile resmi belgede sahtecilik ve sahte özel belgeyi bilerek kullanma suçundan yapılan yargılama sonucu verilen hüküm ve gerekçesinin hisse devrine ilişkin noter senedine ilişkin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticaret sicil kayıtlarının düzeltilmesi ile davalı şirketin ortak ve yetkilisi olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı