Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6803 E., 2025/4123 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6803 E., 2025/4123 K. (16.06.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6803
Karar No
2025/4123
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Miras

11. Hukuk Dairesi 2024/6803 E. , 2025/4123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1188 Esas, 2024/1529 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/134 E., 2024/356 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/81085 numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını ve iddianame hazırlanarak ... 23. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, yapılan yargılama kapsamında muris hakkında 21.02.2020 tarihli mahkumiyet kararı verildiğini ve kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, akabinde müvekkilleri murisi ...’nın 19.11.2022 tarihinde vefat ettiğini, temyiz edilen kararı inceleyen Yargıtay Yüksek 3. Ceza Dairesi tarafından muris hakkında düşme, müsadere hakkında da bozma kararı verileceğine inançlarının tam olduğunu, murisin davalı şirkette büyük hissedar niteliğini taşıdığını ileri sürerek müvekkillerinin mirasçılık payları oranında hisselerinin şirket pay defterlerine işlenmesine, veraset intikal vergisinin tayin ve ödenmesi için 2022 yılı bilanço suretinin taraflarına bildirilmesine, pay defterine işlenen nisap oranı üzerinden geçmiş dönem kâr paylarının hesaplanarak ayrı ayrı müvekkilleri hesaplarına reeskont faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli ve 2017/353 D. İş numaralı kararı ile 647 sayılı KHK'nın 19. maddesi uyarınca müvekkili şirkete TMSF’nin kayyım olarak atandığını, davacıların murisi ...’nın hisseleri üzere el konulduğunu ve müsadare edildiğini, davacılar tarafından ileri sürülen iddia ile taleplerin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın usul ile esastan reddedilmesi gerektiğini, esas nitelik teşkil eden TMSF'nin aldığı yönetim kurulu kararının açık olduğunu, davacıların murisi ...'nın ölümünün payları etkilemediğini, paylar hakkında müsadere kararının devam ettiğini, hatta sanık müdafiinin de bu hususu kabul ile müsadere yönünden talepte bulunduğunu, davacıların taleplerine ilişkin kayyım heyeti tarafından alınan hiçbir karar olmadığını, Mahkemece genel kurul yerine geçilerek davacılara kâr payı dağıtılmasına şeklinde hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olacağını, davacıların bu alacak talepleri bakımından doğrudan dava açmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olmaması ve dava şartının oluşmaması nedeni ile huzurdaki davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddedilmesi gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, iddialarını hiçbir somut bilgi ve belgele ile ispat edemeyen davacılara geçmiş dönem kâr paylarının ödenmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin 01.03.2024 tarihli beyan dilekçesinde muris ...'nın şirkette hissesinin olmadığının beyan edildiği, davacıların şirket ortağı olduğunun tespiti ile kâr paylarının davacılara ödenmesi talepli davada ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı ve Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarından muris ...'nın davalı şirkette ortaklığının bulunmadığı, murisin davalı şirketteki hissesinin 06.12.2011 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile dava dışı ... Hazır Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve bu kararının 20.12.2011 tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacıların murisi olan ...'nın davalı şirkette hissesinin olmadığı, davacıların ortaklığın tespiti ile kâr payının ödenmesine ilişkin aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 20.12.2011 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 08.12.2011 tarih ve 17 sayılı ortaklar kurulu kararına göre davacıların murisi ...’nın davalı şirketteki hisselerini Büyükçekmece 2. Noterliğinin 06.12.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir ve temlik sözleşmesi ile dava dışı ... Hazır Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye devrederek ortaklıktan ayrıldığı, davacıların murisi, davalı şirkete TMSF kayyım olarak atanmadan çok önce şirket ortaklığından ayrılmış bulunduğundan davacıların eldeki davada aktif husumetlerinin bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket ortağı olduğunun tespiti ve ödenmemiş geçmiş kâr paylarının tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! eaec5e3890dee1eb d7ba8249a6ee5753

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı