11. Hukuk Dairesi 2024/6234 E. , 2025/4555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1229 Esas, 2024/1459 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/317 E., 2022/165 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2019/... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna, davalı ...’un “... ...” ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvuru kapsamından 30. sınıftaki “çay” emtiasının çıkarıldığını, davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin de “...”, “... şekil”, “... ... pilavlık bulgur”, “... ... pirinç”, “... ... pirinç”, “...” ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddine karar verildiğini, Markalar Dairesinin kararına karşı müvekkilin ve davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin yeniden inceleme taleplerinin bu kez davalı ...’in 2021-M-... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, dava konusu kararda “itiraz sahibi” bilgisinin eksik/hatalı düzenlendiğini, ret kararına mesnet “... ...” markasının ... adına tescilli olduğunu, fakat dava konusu kararda itiraz sahibinin sadece ... ... San. ve Tic. A.Ş. olarak yer aldığını, müvekkilinin 1987 yılından bu yana çeşitli sınıflarda ve ortak 30. sınıftaki aynı emtialarda tescilli çok sayıda “...” ibareli markasının bulunduğunu, markanın tüketici nezdinde tanınmış, müvekkili şirketle özdeşleşmiş, ayırt ediciliği yüksek bir hale geldiğini, müvekkilinin markalarında “...” ibaresinin öne çıkartıldığını, müvekkilinin “...” markasının davalı ...’a ait markadan bütün olarak farklılaştığını, markalar arasında bütün olarak görsel, işitsel ve anlamsal hiçbir benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, “...” ibaresinin asli unsur olarak oldukça büyük şekilde ve el yazısı ile yazıldığını, “...” ibaresinin içi kırmızı ve çevresi altın rengi ile çevrili bir çerçeveye alınmak suretiyle daha da öne çıkartıldığını, “...” ibaresinin ise “...” ibaresinin altında çok küçük bir şekilde en geri planda kalacak şekilde yazılarak tali unsur olarak kullanıldığını, “...” ibaresinin halk dilinde “çay tiryakisi” şeklindeki kullanım ve algısı gözetildiğinde, özellikle “çay” emtiası için ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu yönüyle “...” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını, müvekkilinin “...” ibareli markaları gözetildiğinde müvekkilinin anılan ibareyi ihtiva eden markalar üzerinde müktesep hakkının olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK’in 2021-M-... sayıl�� kararının iptalin karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... sayılı, 1985 yılından bu yana tescilli “... ...” markasının T/... başvuru numaralı tanınmış marka olarak kabul edildiğini, dava konusu başvuruda “...” üst markası ile “... ...” alt markasının her ikisinin de tanınmış marka olduğu nazara alındığında karıştırılma riskinin çok yüksek olacağını, davacının “...” sözcüğünü “...” sözcüğü ile birlikte marka olarak kullanmak istemesinin, müvekkili adına tescilli “... ...” markasının ... sözcüğü (markası) ile birlikte kullanmasına benzer bir uygulama olduğunu, benzeştirme çabasını gösterdiğini, dava konusu başvuruda tali unsur olarak adlandırılan unsurun müvekkilinin çay emtiası için maruf “...” markası olduğunu, davacı şirketin dava konusu olan başvuru ile daha önce tek başına tescil ettiremediği “...” kelimesini “...” tescilli markasının garantisi altında “...”e dönüştürüp ikincil marka yoluyla gizleyerek tescil ettirmek istediğini, bu yolla “...” kelimesini marka olarak kullanmaya ve eylemini meşru hale getirmeye çabaladığını, müvekkiline ait tanınmış marka olan “...” markaları ile “...” markasının görünüm, fonetik ve kullanılacağı mallar bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK tarafından verilen kararda her ne kadar müvekkili şirkete ait markaların kullanımının ispatlanamadığı yönünde görüş oluşturulmuşsa da taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, kullanım ispatı incelemesinde mahkemenin takdir yetkisinin kullanılması gerektiğini, davacıya ait markada yer alan “...” ibaresinin çatı/kılavuz unsur olduğunu, markadaki esas unsuru “...” sözcüğünden meydana geldiğini, işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “...” ibareli seri markalarının bulunması nedeniyle, dava konusu “...” ibareli markanın, müvekkiline ait markaların satışa sunulan farklı ve yeni bir versiyonu olarak algılanabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli başvurunun standart karekterle yazılmış “...” ibaresinden, ...’un itiraza dayanak markalarının standart karakterle yazılı “... ...” ibarelerinden oluştuğu, marka başvurusunun gri çerçevede kırmızı zemin üzerine beyaz renkte yazılmış “...” ibaresiyle birlikte, bu ibarenin hemen altında görece daha küçük punto ile yazılmış olmakla birlikte tüketiciler tarafından rahatlıkla okunabilir ve algılanabilir “...” ibaresinin birleşiminden meydana geldiği, “...” ibaresinin davacı adına hali hazırda 1987 yılından bu yana 30’u aşkın tescil başvurusuna konu edildiği, başka bir ifadeyle “...” markasının, davacının tescilli ve lider markalarından biri olduğu, bu tür markalarda aslen koruma altına alınmak istenilen unsurların ikincil nitelikte markaya eklenen unsurlar niteliği taşıdığı, ikincil unsurun ayırt edici olması halinde tüketicinin lider markadan ziyade bu ikincil unsura önem atfederek markayı algılayacağı, öte yandan ret gerekçesi markanın büyük harflerle yazılmış münhasıran “... ...” ibaresinden oluştuğu, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunduğu, davacıya ait başvuruda davalı markasından farklı olarak “...” ibaresi varsa da “...” ibaresinin de ortak ve ayırt edici unsur olarak yer alması nedeniyle markalar arasında belirli düzeyde benzerlik bulunduğunun kabulünün gerektiği, netice itibariyle başvuru ile ret gerekçesi marka arasında görsel ve işitsel açıdan karıştırılma ihtimali oluşturabilecek düzeyde benzerlik bulunduğu kanaatine varıldığı, davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş.’nin itirazının Kurum tarafından verilen YİDK kararı ile reddedildiği, anılan davalının işbu davanın tarafı olamayacağı gerekçesiyle davanın davalılar TÜRKPATENT ve ... yönünden esastan, davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. yönünden usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fdd129c386b51b1d 8b9cd91951a4550f