Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6181 E., 2025/3922 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6181 E., 2025/3922 K. (02.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6181
Karar No
2025/3922
Karar Tarihi
02.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6181 E. , 2025/3922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/40 Esas, 2024/1561 Karar KARAR :İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2021/198 E., 2021/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın tescilli markaları olan ".., X şekil, X .., KNX, X KNX, KNX Kinetix Şekil" markalarının tanınmış marka olduğunu, tescilinin tüm sınıflarda korunması gerektiğini, ...'in Türkiye'de en çok satılan spor ürünleri markalarından biri olduğunu, davalının, Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) 09.09.2014 tarihinde "X" şekil markasını 25. sınıfta tescil ettirmek üzere 2014/73373 numaralı başvuruda bulunduğunu, markanın 12.08.2015 tarihinde tescil edildiğini, davalının ürünlerinde ve markasında kullanmış olduğu X harfinin tasarımının, müvekkilinin kullanmış olduğu X tasarımına birebir benzediğini, tüketici nezdinde iki markanın karıştırılmasına neden olduğunu, davalının, müvekkiline ait markaların tanınmışlığından faydalanma çabası gösterdiğini, kötüniyetli olup, sürekli olarak müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturma çabası içinde olduğunu, davalının eylemlerinin müvekkili firmanın tescilli markalarına tecavüz oluşturmakla birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri gereğince haksız rekabet kurallarına da aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek davalıya ait 2014/73373 numaralı "X" şekil markasının iptal edilerek hükümsüz kılınmasına, sicilden terkinine, marka tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığının tespitine, davalı şirketin müvekkiline ait markalara tecavüzünün önlenmesi ve men'ine, davalıya ait markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin usulüne uygun başvuru sonucu uyuşmazlığa konu logoyu tescil ettirdiğini, başvurunun 2014 yılında bültende yayınlandığını, davacının uyuşmazlığa konu ettiği müvekkili şirketin markasını 2014 yılından bu yana bildiği yahut bilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu logonun davacının logosu ile karıştırılmasının mümkün olmadığını, "X" şeklinin müvekkili şirketin ürünlerinde sola doğru italik tek çizgi ve sağa doğru yine italik çift çizgi şeklinde kullanıldığını, davacının neredeyse tüm "X" lerinde aşağı veya yukarıya doğru daralan tabiri caizse kuyruklar olup müvekkili şirketin logosundaki gibi düz çizgilerin mevcut olmadığını, logoların bu noktada ayrıştığını, müvekkili şirketin ürünlerinde logo tek başına bile kullanıldığında benzemiyorken, neredeyse tamamında logo birlikte "..." isminin de ürünlerde yer aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aldırılan bilirkişi raporuyla dava konusu taraf markalarının halk nezdinde karıştırılma ihtimallerinin olduğunun, davalı şirketin markasını haksız olarak tescil ettirdiğinin, davalı adına tescil edilmiş olan 2014/73373 numaralı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı vekili davalının kullanımlarının tecavüz teşkil ettiğini beyan ve iddia etmiş ise de, bu iddiasını ispata yarar bir delili dosyaya sunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2014/73373 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'ine yönelik davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu davalı tarafa ait markanın 12.12.2014 tarihli bültende yayınlandığı, 12.08.2015 tarihinde tescil edildiği, işbu davanın 11.11.2019 tarihinde ikame edildiği, dava konusu markanın tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıllık süre dolmadan dava açılmış olmakla davalının zamanaşımı istinafının yerinde görülmediği, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda x unsurlu davacı markaları ile benzer olduğu, davacı markalarında x şekil unsurunun asli unsur olduğu, davacının x kinetix tanınmış markaları ve davaya konu x seri markalarının tüketici nezdinde bilinir olduğu, sektörde tanınmışlık seviyesi göz önüne alındığında davalı markasının davacının tanınmış markasından faydalanma ihtimalinin bulunduğu ve iltibas yaratacağı, davalı markası ile davacının 25. sınıfta tescilli markalarının tescil sınıflarının ortak olduğu, hükümsüzlük koşulları oluştuğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 ve 6/5. maddeleri gereğince hükümsüzlük kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı