11. Hukuk Dairesi 2024/3796 E. , 2025/3999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1028 Esas, 2024/272 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/153 E., 2023/40 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar ..., ..., ... vekili ile tereke idare memuru tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davalılar ..., ..., ... vekilleri Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından senede dayalı takibe girişildiğini, takibe dayanak 30.10.2014 tanzim, 19.03.2015 ödeme tarihli, 1.500.000,00 TL bedelli senetteki keşideci sıfatıyla atılı bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava istirdat davasına dönüşmüştür.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu olan bono üzerindeki davacıya atfen atılmış bulunan imzanın davacının eli ürünü olduğunu, imzanın müvekkilinin huzurunda atıldığını, sırf icra takibini sürüncemede bırakmak, icra dosyasından davacıya ait taşınmaza konulan haczi etkisiz kılmak ve taşınmazın satışını geciktirmek adına haksız ve kötüniyetli olarak davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi ve Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının bilirkişi raporunda, senet üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, dava konusu bono üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde kesin bir kanaate varılamadığı, davacı tarafından icra baskısı altında 21.03.2016 tarihinde toplam 1.868.250,00 TL ödeme yapıldığı, davanın istirdat davasına dönüştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne 1.868.250,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım, davalılar vekili ve tereke memuru tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan delillere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verildiği ve özellikle dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğunun kanıt yükü üzerinde bulunan davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle bir kısım davalı vekili ve tereke memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar ..., ..., ... vekili ve tereke memurunca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; davaya ve takibe konu senette keşideci sıfatıyla davacı adına atılı bulunan imzanın inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, yargılama sırasında istirdat davasına dönüşmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalının vefat etmesi üzerine mahkemece atanan tereke memuru ,temyiz dilekçesiyle birlikte adli yardım talebinde bulunmuş olup dosya kapsamı ve talep dilekçesi gözetildiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 334 ve devam eden maddeleri uyarınca üçüncü fıkrası koşullarının oluştuğu anlaşıldığından adli yardım talebinin kabulüne ve temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. 2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tereke memurunun adli yardım talebinin kabulü ile temyiz dilekçelerinin incelenmesine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ..., ... ve tereke memurunun temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden tereke memuru'ndan alınmasına, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.