11. Hukuk Dairesi 2024/5757 E. , 2025/3746 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1600 Esas, 2024/1309 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/403 E., 2022/100 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2011/52893 sayılı "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini 18, 25, 35.sınıfta marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e 2019/17486 sayılı başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bu başvuruya itirazının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, başvuru markasının, davacı adına tescilli “...” markası ile aynı mal ve hizmet sınıflarında ve şeklen ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğunu, bu durumda karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin varlığının kabul edilmesi gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'in 2020-M-8636 sayılı kararının iptaline ve 2019/17486 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanmış olduğu “www.....net” isimli alan adının 04.03.2009 yılında tescillendiğini, o tarihten bu yana online satış sitesi olarak kullanıldığını, davacı yanın markasını, 18, 25, 35. sınıfta kullandığını gösterir kullanım ispatının dosya kapsamında bulunmadığını, davacı şirketin 2011/52893 sayılı “...” ... başvurunun “...” markası ile ilgili okunuş ve anlam olarak hiç bir bağlantısı bulunmadığını, müvekkilinin uzun yıllardan bu yana “...” markasına büyük ölçüde reklam ve ürün kataloğu yatırımları yaptığını, “...” ibareli markasını, 17.03.2009 tarih ve 2009/13024 no ile tescil ettirdiğini, 17.03.2019 tarihinde de yenilemesini yaptığını, bu da müvekkili firmanın davacıdan daha eski olduğunun kanıtı olduğunu, davacının kötüniyetli olarak kendilerine ait markanın tanınmışlığından faydalanıp satış yapmayı amaçladığını, davacının dayanak markayı kullandıklarına ilişkin somut bir delil bulunmadığını, davacı şirketin itiraza ve davaya konu markasını kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirket başvurusundan önceki ve beş yıldan uzun süredir tescilli olan markasını kullandığını ispat edememiş olması nedeniyle dayanak yapılan "..." markasının salt tescilinden hareketle davalı şirket başvurusu olan "..." markası için karıştırılma ihtimali oluşturmasının söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin iltibas vakıasına ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davacı yanca iltibas vakıası yanında kötüniyet vakıasına da dayanıldığı, ne var ki İlk Derece Mahkemesince bu iddia üzerinde durulmadığı, bu nedenle bu hususun tartışılması gerektiği, davalının önceki tarihli ve davalı Şirket yetkilisine ait 2009/13024 sayılı markaya dayalı kullanımlarının ve 2009/13024 sayılı marka ile benzer marka başvurusunda bulunmasının kötüniyeti göstermeyeceği, davacının 11/06/2015 tarihinde davalının kendilerinden mal aldığına dair iddialarını delillendirmediği, tescille sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuruda bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.