11. Hukuk Dairesi 2024/6278 E. , 2025/3739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1283 Esas, 2024/1522 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/159 E. - 2022/139 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin “ ...” ibareli markasının 09, 35, 36, 38, 39, 41, 42, 43 ve 45. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için 2020/73448 sayısı ile ... aracılığıyla başvuru konusu ettiğini, başvurunun yapılan ilk incelemeler sonrasından 09, 35, 36 ve 42. sınıf mal ve hizmetler açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b ve 5/1-c hükümleri uyarınca kısmen reddedildiğini ancak verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili markasının bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, “...” ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsuru olduğunu, Türk tüketiciler tarafından redde konu mal ve hizmetler bakımından algılanabilir ve başka bir işletmenin mal ve hizmetlerinden ayrıştırılabilir olduğunu, Kurum'un verdiği kararın hatalı olduğunu, redde konu 09.sınıf “bilgisayar donanımı, yazılımı, veri depolama aparatları ve ortamları, aksesuarları dahil olmak üzere veri işleme aparatları ve ekipmanları (elektrik ve mekanik), bilgi, ses, görsel, multimedya ve fotoğraf teknolojilerine bağlı aparatlar”, 42. sınıf “bilgi teknolojisi için bilgisayar programlama ve bilişim teknolojisi alanında danışmanlık hizmetleri, elektronik ticaret alanında yazılım programlama; e-ticaret alanında teknoloji danışmanlığı hizmetleri, internette e-ticaret platformlarına yer sağlaması; bilimsel ve teknolojik hizmetler, tasarım hizmetleri” açısından “...” ibaresinin hiçbir anlam ifade etmediğini, redde konu 35. sınıf hizmetlerin “değişim hizmetleri, yani ürünlerin üçüncü şahıslar için takas edilmesi; mal ve hizmet takası için ticari işlemlerin yürütülmesi, müzakere edilmesi ve sonuçlandırılması” ve 36. sınıf “gayrimenkul ve finans alanlarında hizmetler; mali ve parasal hizmetler, bankacılık hizmetleri; dijital para birimleriyle ilgili finansal hizmetler; indirimlerle ilgili mali bilgiler sağlanması” hizmetleri açısından ayırt edici nitelik taşıdığını, müvekkili markasının tek başına “swap” ibaresinden oluşmadığını, bu ibarenin yalnızca “finans piyasalarında” kullanılmadığını, müvekkilinin markalarının Birleşik Krallık ve Avustralya gibi İngilizce ana dili olan ülkelerde dahi tescilinin sağlandığını, müvekkili markasının tanımlayıcı ve ayırt edici nitelikten yoksun bulunmadığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 2021/M-2388 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu markanın mavi tonları ve bordo renklerinde tasarlanmış, sonsuzluk işaretini andırır bir logo ile bu logonun yanına yazılmış İngilizce “değiş tokuş, takas” anlamına gelen “...” kelimesi ve yine İngilizce “nokta” anlamına gelen “...” kelimelerinden oluştuğu, “...” ibaresinin bir bütün olarak “takas noktası” gibi bir anlamı İngilizce bilen tüketiciye verebileceği, ilgili tüketicinin dikkat, özen ve seçicilik seviyesi yüksek, eğitimli kimseler olduklarının kabulü gerekeceği, bu sınıfta yer alan tüketicinin İngilizce bilme eğiliminin ve İngilizce sözcüklere olan hakimiyetlerinin daha yüksek olduğu, dolayısıyla tüketici açısından “...” ibaresinin ayrı ayrı kelimesel anlamlarını bilebilecek kimseler oldukları, “...” ibaresinin başvuru kapsamında yer alan ve reddine karar verilen hizmetlerden yalnızca 36. sınıftaki “... and financial fields; financial and monetary services, banking services; financial services related to digital currencies; financial information regarding discounts.” hizmetleri açısından hiçbir şekilde iktisadi kaynağı işaret eden bir işaret olarak algılanma ihtimalinin bulunmayacağı, zira bu hizmetler açısından “...” ibaresinin yukarıda açıklanan kavramsal karşılığı itibariyle, ilgili tüketici nezdinde somut ve teknik bir terimsel anlamının bulunduğu, dolayısıyla hizmetin kaynağı açısından tüketici nezdinde bir anlam ifade etmeyeceği, başvurudaki figüratif unsurun da tek başına bu algıyı sağlamaya elverişli olmadığı, bununla birlikte başvuruda yer alan ve reddine karar verilen sair hizmetler açısından ise anılan ibarenin bir bütün olarak, soyut ayırt ediciliği bulunan, mal veya hizmetin iktisadi kaynağı noktasında tüketicide algı oluşturmaya elverişli bir işaret olarak algılanacağı, dava konusu markanın 36. sınıf: “... ; ..., ... ; ...” hizmetleri açısından SMK'nın 5/1-b hükmünde yapılan değerlendirmeler ile paralel bir şekilde yorumlanmasının isabetli olacağı, zira bu ibarenin finans ve bankacılık hizmetlerinde, doğrudan doğruya bir hizmet türünü ifade ettiği, markadaki görsel unsurun bütüne katkısının ise yeterli ayırt edicilik sağlamayacağı, bununla birlikte dava konusu ibarenin sahip olduğu kavramsal karşılığı itibariyle aynı zamanda 35. sınıf: “..., ...; ..., ...” hizmetleri açısından da verilen hizmetin niteliği, türü, özelliği ile ilgili somut bir anlamı tüketiciye yansıtmasının da yine mümkün görüldüğü; “...” ibaresinin kavramsal olarak “değiş tokuş/takas noktası” anlamına geldiği, dava konusu markada 35. sınıfta reddedilen hizmetlere bakıldığında ise ürün ya da hizmetlerin takası için yürütülen faaliyetlere yönelik birtakım tanımlamalarda bulunulduğu, dolayısıyla tüketicinin bu hizmetleri veren bir işletmenin adı olarak “ ...” ibaresini gördüğünde, anılan ibareyi başvuruda yer alan 35. sınıf: “..., ...; ..., ...” şeklinde tanımlanarak verilen hizmetlerin doğrudan niteliğini gösterir bir ibare gibi algılama ve bunu ilgili hizmetin bir türü olarak yorumlama ihtimali kuvvetle muhtemel olacağı, somut olayda da davaya konu "...+şekil" başvuru bütün olarak ele alındığında başvuruda reddine karar verilen 35 ve 36. sınıf hizmetlerin tamamı açısından, soyut ayırt ediciliğinin yanı sıra somut anlamda da ayırt ediciliğinin bulunmadığı, buna bağlı olarak da ilgili hizmetlerin cinsini, niteliğini belirtir bir işaret olarak algılanacağı, tüketicinin ilgili hizmetlerde bu ibareyi markasal ayırt ediciliği bulunan bir işaret olarak algılamayacağı, bununla birlikte redde konu 09 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından ise “...” ibaresinin doğrudan hiçbir kavramsal ilişkisinin mevcut olmadığı, ilgili mal ve hizmetler açısından ilgili tüketici algısında somut bir kavramsal karşılık oluşmayacağından dava konusu markayı bütün olarak gördüğünde yeterli ayırt ediciliğe haiz bir işaret olarak algılayacağı, her ne kadar davacı taraf, başvurunun şekil ile bir bütün olmasından ötürü, markanın ön kısmında yer alan şekil unsurunun, bütüne yeterli ayırt edicilik sağladığını ileri sürmüş ise markada birbirine dönük iki “c” şeklinden oluşturulmuş bu şeklin, tüketici nezdinde güçlü ve somut bir algı yaratmaya elverişli olmadığı, tüketicinin anılan şekle markanın asli ayır edici vasfını yükleyecek bir anlam vermeyeceği, tüketicinin bu ibareyi alelade ve akılda kalıcılığı bulunmayan görsel bir süsleme olarak algılayacağı, bir işaretin farklı bir ülke ofisinde marka olarak tescilinin Türkiye'de tescilini zorunlu kılmayacağı, nitekim Paris Sözleşmesinin 4. mükerrer 6. maddesi hükmünün bu incelemeye ve redde olanak tanıdığı, davacının 2020/73448 sayı ve "..." ibareli marka başvuru kapsamında reddedilen hizmetlerden yalnızca 36. sınıftaki hizmetler bakımından SMK'nın 5/1-b hükmü kapsamında değerlendirebilecek bir işaret olduğu, sair mal ve hizmetlerin ise reddinin isabetli olmayacağı, bununla birlikte başvuruda reddine karar verilen hizmetlerden hem 35 hem de 36. sınıf açısından SMK'nın 5/1-c hükmü koşullarının oluştuğu ve bu hizmetler bakımından başvurunun reddinin isabetli olacağı, ancak 09 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetlerin SMK'nın 5/1-c hükmü kapsamında değerlendirilemeyecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2021/M-2388 sayılı kararının 9 ve 42. sınıf mal ve hizmetler yönünden iptaline karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kurum kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3f423ed4e1d1c4e6 bb095a26c5f4b0fa