11. Hukuk Dairesi 2024/5637 E. , 2025/3685 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/965 Esas, 2024/1217 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/468 E., 2020/119 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. ASIL ve BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde birleşen davada davalı ...'ün 2017/78438 sayılı "Metro Anadolu" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "Metro" asıl unsurlu markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi için müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın ise davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını, müvekkilinin 2016/61994 sayılı "metroanadolu" ibareli marka başvurusu bulunduğunu ve bu başvurunun davalı ...’ün yenilenmemiş bir markası nedeniyle reddedildiğini, işbu davaya konu "metro anadolu" ibareli marka başvurusunun da müvekkilin 2016/61994 esas numaralı "metro anadolu" ibareli marka başvurusu ile de tamamen aynı bulunduğunu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma tehlikesinin kaçınılmaz bulunduğunu ileri sürerek asıl ve birleşen davada YİDK'in 2018-M-8301 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. ASIL ve BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP 1.Davalı Kurum vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin asıl davada davalı Kurum ile zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığını ve bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, süresi içinde davanın açılmadığını, müvekkilinin önceki tarihli markasının 10 yıllık koruma süresi dolmadan yenilendiğini, 2008 yılından beri müvekkilinin markanın sahibi olduğunu, davacının yayına itirazının kısmen kabul edildiğini, müvekkilin "metro" ibareli markalarının, yolcu taşımacılığının lideri konumundaki otobüslerde kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalının "Metro Anadolu" ibareli marka başvurusu ile davacının "METRO İSTANBUL" ve diğer tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibasın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Metro Anadolu" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Metro" asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Metro" ibaresinin büyük şehirlerde raylı ulaşımın adı olduğu, dolayısıyla başvuru kapsamında yer alan bir kısım hizmetler yönünden tanımlayıcı, bir kısım hizmetler yönünden de zayıf bir ibare niteliğinde bulunduğu, davalı gerçek kişinin başvurusuna eklediği "Anadolu" ibaresi ile yeterli ayırt ediciliği sağladığı, nitekim yine bu davanın tarafları arasında görülen bir başka davada "metro İstanbul" ibaresi ile "metro" ibareli markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını kabul eden istinaf mahkemesi kararının onandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı Kurum YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7baaa49821137e5a 902af76d8e090a4e