Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/5753 E., 2025/3716 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5753 E., 2025/3716 K. (27.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5753
Karar No
2025/3716
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tapu, Miras

11. Hukuk Dairesi 2024/5753 E. , 2025/3716 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1371 Esas, 2024/1714 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Durağan Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2018/178 E., 2023/164 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin muris ...'un mirasçıları olduğunu, davalı ... ile davalı banka arasında imzalanan 04.09.2013 tarihli kredi sözleşmesine, muris ...'un kefil olduğunu ve bu sözleşme kapsamında murise ait Sinop ili Durağan ilçesi Buzluk mahallesi eski 3 ada 71, 72 ve 73 parsel sayılı taşınmazlar üzerine ipotek tesis edildiğini, işbu kredi sözleşmesi kapsamında 24.11.2015 tarihinde aynı mahalledeki 75 parsel sayılı taşınmaza da ipotek tesis edildiğini, ayrıca davalı ... ile davalı banka arasında imzalanan 13.05.2016 tarihli kredi sözleşmesine de murisin kefil olduğunu ve bu kredi kapsamında da murise ait Sinop İli, Durağan İlçesi, Merkez Mahallesi, 359 ada 16 parselde bulunan 1, 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümler üzerine ipotek tesis edildiğini, son olarak davalı ... ile davalı banka arasında imzalanan 28.12.2016 tarihli kredi sözleşmesinin de imzalandığını ve muris ...'un işbu kredi sözleşmesine kefil olduğunu ve murise ait Sinop İli, Durağan İlçesi, Merkez Mahallesi, 359 ada 16 parselde bulunan 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümler üzerine de ipotek tesis edildiğini, halbuki müvekkillerin murisi olan ...'un bu işlemlerin yapıldığı zamanda temyiz kudretinin bulunmadığını, bahsi geçen kredilerin de terekeden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak gerçekte murisin diğer oğlu olan davalı ... tarafından alınıp kullanıldığını, davalı ...'un, murislerinin temyiz kudretinin bulunmamasından yararlanma amacı taşıdığını, murisin bu sözleşmeleri eşinin rızası olmadan, hastalığı nedeniyle temyiz kudretinin bulunmadığı dönemde imzaladığını, bu nedenle kefalet, ipotek ve kredi sözleşmelerinin geçersiz olduğunu ileri sürerek kefalet, ipotek ve kredi sözleşmelerinin geçersiz olmaları nedeniyle iptallerine, müvekkillere murislerinden miras kalan yukarıda belirtilen taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin geçersiz olmaları nedeniyle kaldırılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ..., ... ve ... ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; davacıların murislerinin sözleşmelerin imzalandığı dönemde bir rahatsızlığının olmadığını, hatta davalı ...'a bu işlemler için noterden düzenlenmiş vekaletname verdiğini, muvazaa ve miras kaçırma durumunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin işlemler sırasında temyiz kudretine haiz olduğunu, ortağı olduğu işletmeyle ilgili kefalet sözleşmesini imzaladığını, bu durumda eş rızasının aranmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... Tapu Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi sunmamış, beyanlarında davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... Tapu Müdürlüğü'ne karşı açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede, tapu müdürlüğünün ipotek lehtarı olmadığı gibi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1007. maddesinde düzenlenen "tapu sicilinin tutulmasından ..." bir zararın da henüz doğmamış ve dava konusu edilmemiş olmasına göre, davalı Tapu Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, kredi sözleşmelerinin iptali talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacılar murisinin kredi sözleşmelerinin tarafı olmaması nedeniyle davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı gibi kredi sözleşmelerinin iptal edilmesinde hukuki bir yararlarının da olmadığı gerekçesiyle bu davanın hukuki yarar yokluğu ve aktif husumet yokluğundan ayrı ayrı reddine karar vermek gerektiği, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporlara göre davacıların murisinin 04.09.2013 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün, 24.11.2015, 13.05.2016, 28.12.2016, 26.02.2015 ve 25.11.2016 tarihlerinde ise fiil ehliyetine haiz olmadığının kabulünün uygun bulunduğunun belirtildiği, 04.09.2013 tarihinde davalı ... ile davalı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında muris ... tarafından 04.09.2013 tarihinde imzalanan 100.000,00 TL'lik kefalet sözleşmesi ve 200.000,00 TL'lik ipotek sözleşmesi yönünden yapılan değerlendirmede, murisin eşinin muvafakatinin bulunduğu ve murisin fiil ehliyetinin bulunduğu anlaşıldığından bu yönde açılan bu tarihli kefalet sözleşmesinin iptali ile Sinop ili Durağan ilçesi Buzluk mahallesi eski 3 ada 71, 72, 73 sayılı parsellere ilişkin ipoteğin fekki talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, sonraki tarihlerde ise alınan Adli Tıp Kurumu raporlarında murisin fiil ehliyetinin olmadığının anlaşılması karşısında imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında muris tarafından aynı tarihte imzalanan kefalet sözleşmesi ile tapuya tescil edilen ipoteğin, 04.09.2013 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında tesis edilen 24.11.2015 tarihli ipoteğin ve 13.05.2016 tarihli davalı ... ile davalı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesi ile 28.12.2016 tarihli davalı ... ile davalı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında muris ...'un kefalet sözleşmeleri ve ipotek sözleşmelerinin iptali ve ipoteklerin kaldırılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle Durağan Tapu Müdürlüğüne yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacıların kredi sözleşmelerinin iptaline ilişkin taleplerinin hukuki yarar yokluğu ve aktif husumet yokluğu nedenleriyle ayrı ayrı reddine, 04.09.2013 tarihinde davalı ... ile davalı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında muris ... tarafından imzalanan 100.000,00 TL'lik kefalet sözleşmesi ve 200.000,00 TL'lik ipotek sözleşmesi yönünden açılan davanın reddine, 04.09.2013 tarihinde davalı ... ile davalı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında 24.11.2015 tarihli ipoteğin fekki ile, tapu sicilinden terkinine, 13.05.2016 tarihli davalı ... ile davalı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesi ve 28.12.2016 tarihli davalı ... ile davalı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında muris ...'un kefalet sözleşmeleri yönünden borçlu olmadığının tespitine, kefalet sözleşmelerinin iptaline, imzalanan bu kredi sözleşmeleri kapsamında tesis edilen ipoteklerin fekki ile tapu sicilinden terkinine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve davalı Banka vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve davalı Banka vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıların murisinin imzaladığı kefalet, ipotek ve kredi sözleşmelerinin geçersiz olmaları nedeniyle iptalleri, ipoteklerin geçersiz olması nedeniyle kaldırılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 27.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı