11. Hukuk Dairesi 2024/5648 E. , 2025/3743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1046 Esas, 2024/1276 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/16 E., 2021/93 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından “...” markası için, 29. sınıfta tescil talepli olarak 2018/12406 numara ile başvuru yapıldığını, davalı şirket tarafından “...” markasıyla iltibas oluşturacağı gerekçesiyle yayına itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından söz konusu itirazın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin bu karara itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca (YİDK) reddedildiğini, müvekkilinin markasıyla davalı şirket markası arasında gerek yazı karakteri, yazıyı çevreleyen şekil, çizimler gerekse her iki markada kullanılan renklerin birbirinden farklı olması nedenleriyle iltibasa yol açacak bir benzerliğin olmadığını ileri sürerek 2018-M-9203 sayılı YİDK kararın iptaline ve 2018/12406 sayılı markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, YİDK tarafından verilmiş 2018-M-9203 sayılı kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin müvekkili firmanın tescili ticaret unvanının, tescilli ve tescil aşamasındaki markalarının hakim ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğunun aşikar olduğunu, muhatap adına tescili için başvuru yapılan markanın hakim unsur olan ve açıkça ön plana çıkarılan “...” ibaresinin tesciline karar verilmesi halinde tüketici nezdinde işletmesel köken anlamında bir bağlantının kurulma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, müvekkilinin tescilli ticaret unvanı ve tanınmış seri markaları ile başvuruya konu işaretin görsel, fonetik, anlamsal olarak benzediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile emtia benzerliğine ilişkin kıstasın sağlandığı, davacının markasının “...+şekil”, davalının markasının “...” ibaresinden oluştuğu, davacı markalarından figüratif anlamdaki unsurlar açısından kısmen farklılaştığı görülmekte ise de özellikle sözcük unsurlarının “...” ve “...” şeklinde olması nedeniyle birbirine ciddi anlamda yakınlaştığı, markaların ilk beş harf ve iki hecesinin birebir aynı olduğu, her ne kadar başvurunu bitiş sesi “...” ise de kelimedeki vurgunun ilk hecede olması nedeniyle fonetik anlamda işaretlerin birbirlerinden uzaklaşmadığı, taraf markalarında ortak ve esas unsur konumunda yer alan “...” sözcüğünün İtalyanca olup “zengin” anlamına geldiğini ve bu kelimenin anlamını 29. sınıf emtiaların ilgili tüketicisinin bilmesinin mümkün olmadığı, davacı taraf vekilince dava konusu markanın zeytin çağrışımı uyandıran “...” ibaresinden yaratıldığı ileri sürülmüş ise de tüketicinin “...” markasını bir bütün olarak gördüğünde bu şekilde bir çıkarımda bulunması veya markayı davalı markasından farklılaştıracak ve ... kelimesinden uzaklaştıracak düzeyde bir anlam yüklemesinin mümkün görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka tescili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a81e769e88bb31ed c870d4c4acdb693e