11. Hukuk Dairesi 2024/4894 E. , 2025/3131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/715 Esas, 2024/1027 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/45 E., 2021/411 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019/59614 sayılı "Şekil+... moments" ibareli marka başvurusuna, müvekkiline ait "...” asıl unsurlu markalara dayalı olarak yaptıkları itirazlarının reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalarının yoğun kullanım sonucunda ayırt edici ve dünya çapında tanınmış ... geldiğini, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ve haksız rekabet oluşturacağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararı (YİDK) kararının 30. sınıfta yer alan “şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” ve 35. sınıfta yer alan bu malların satışına ilişkin hizmetler açısından iptali ve 2019/59614 sayılı "Şekil+... moments" markanın aynı mal ve hizmetler açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibas koşullarının bulunmadığını, müvekkili markası ile davacı yanın dayanak markalarının birbirlerinden farklı olduklarını, davacının markasının ayırt ediciliği düşük bir ibareden oluştuğunu, Türkçe’de “mükemmel” anlamına gelen “...” ibaresinin davacının tekeline bırakılamayacağını, kaldı ki davacı markalarında “...” ibaresinin de yer aldığını, "..." ibaresinin davacının "..." markasından bağımsız bir tanınırlığının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." 35/5. sınıf: "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." mal ve hizmetlerinin davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan 30. sınıf mallarla aynı ve benzer bulunduğu, her iki taraf markasının hakim unsuru konumunda olan “...” ve “...” ibarelerinin de benzer bulunduğu, davacı yanın gerek “... ...” gerekse de tek başına “...” şeklindeki markalarında, tüketicinin aklında kalan ayırt edici ibarenin “...” sözcüğü olacağı, benzer şekilde dava konusu markada da tüketicinin ilgili mal ve hizmetleri tanıtırken kullanacağı ilk sözcüğün “...” ibaresi olacağı, bu ibarenin marka içerisindeki sair unsurlara nazaran büyük bir şekilde yazıldığı ve markanın tam merkezinde konumlandırılarak tüketiciye karşı bu yönde bir pazarlama stratejisi izlenerek tüketicinin markayı gördüğünde algılayacağı ilk ibarenin bu unsur olmasının istenildiği, uyuşmazlık konusu çikolata, şekerleme, bisküvi vs. gibi ürünlerin, tüketicilerin genellikle çok dikkat sarf etmeksizin satın aldığı ürünler oldukları, yan yana ve birbirine benzer şekilde ambalajlı olarak satışa konu edildiği gözetildiğinde, işaretler arasındaki farklılık düzeyinin çok daha belirgin olması gerektiği, dava konusu markada ise başkaca ek ve güçlü bir ayırt edici unsurun ön plana çıkartılmadığı, dolayısıyla taraf markaları arasındaki farklılıkların işaretlerin somut olarak birbirlerinden ayrılmaları için yeterli olmayacağı, bu durumun ise taraf markalarını taşıyan işaretlerin karıştırılması sonucunu doğurabileceği, davacının uzun yıllardır “...” markası ile çikolata ürünlerinde ciddi bir pazar payına sahip olduğu ve “...” markasını, “...” çatı markası ile birlikte ve bu markadan bağımsız olarak da belli bir bilinirlik elde etmesini sağladığı, dolayısıyla ilgili ürünler açısından da taraf markaları arasındaki benzerlikte davacı markalarının bu bilinirliğinin karıştırılma ihtimalini kuvvetlendirecek bir sonuç meydana getirebileceği, dava konusu markanın tescilinin, davacı markalarının elde ettiği bu bilinilirliği zayıflatabileceği ve haksız menfaat temini sonucu doğurabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 30. sınıf "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler." 35/5. sınıf: "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." mal ve hizmetleri bakımından YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/59614 sayılı markanın sayılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu " ..." asıl unsurlu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, her ne kadar dava konusu başvuru sahibi davalı tarafça "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu savunulmuş ise de tescilli olduğu sürece bu ibarenin korunmasının gerektiği gibi davacının yoğun kullanımı ile "..." ibaresinin çikolata mallarında ayırt edici ... geldiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.