11. Hukuk Dairesi 2024/4483 E. , 2025/3109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/1441 Esas, 2024/883 Karar HÜKÜM :Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/218 E., 2022/32 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/97924 sayılı, “... GEMİ İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.” ibareli, 39. sınıftaki marka tescil başvurusunun, davalının 2019/33191 sayılı “...” ibareli markası mesnet gösterilerek nihai olarak reddedildiğini, bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, işaretin 39. sınıf hizmetlerde fillen kullanılıp bu hizmetler bakımından ayırt edicilik kazandığını, davalının ise markasını hiç kullanmadığını, başvurusu yapılan markanın “www.devalmarine.com” alan adlı internet sitesinde müvekkilince kullandığını, 2019/35116 başvuru numaralı şekil markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkili şirketin kurulduğunu öğrenir öğrenmez kötüniyetli olarak 01.04.2019 tarihinde marka başvurusu yaptığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2019/33191 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Deval .... Denizcilik ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticari sicil kaydına göre 15.10.1999 tarihinde taşımacılık, lojistik ve her nevi gemi alım satımı faaliyeti yönünden tescil edildiği, dava dışı birçok firmanın “....” ibaresi ile muhtelif tarihlerde ticari sicil kaydı oluşturduğu, “baca forsu şekil” ibaresinin önce dava dışı '.... Denizcilik ve Tic. A.Ş. adına 2012/12965 sayı ile 39. sınıf için 09.02.2012 tarihinden itibaren tescil edildiği, dolayısıyla davalının gerek “baca forsu” gerekse “...” ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı, davacının, davalıdan daha önce 15.03.2019 tarihinden itibaren 39. sınıfta yer alan hizmetler açısından hem “gemi bacası” şeklini, hem de “...” ibaresini “....” şeklinde birlikte markasal olarak kullandığı, markalar arasında ilk etapta görsel kompozisyon olarak benzerlik olduğu, benzer olduğu tespit edilen markaların tescil kapsamları göz önüne alındığında, davacının 2019/35116 sayı ile 39. sınıfta yer alan hizmetlerde tescilli markası ile davalının 2019/33191 sayı ile 37 ve 39. sınıflarda tescilli hizmetler açısından ayniyet taşıdığı, sözkonusu markaların tescil kapsamları açısından aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, müşteriler nezdinde iltibasın meydana gelebileceği, davacının markanın kullanımı yönünden öncelik hakkına sahip olduğu, davalı markasının 39. sınıf hizmetler açısından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının başvurusunu kötüniyetle yaptığına ilişkin bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 2019/33191 sayılı davalı adına tescilli markanın 39. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının önceye dayalı kullanımının 15.03.2019 tarihinde alınan web sitesine dayandırıldığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." denilerek öncelik hakkının nispi ret sebepleri arasında sayıldığı, davacı şirketin tescil tarihinin 20.03.2019, davalının davaya konu marka başvuru tarihinin 01.04.2019, www.devalmarine.com alan adlı web sitesinin davacı tarafından alındığı tarihin ise 15.03.2019 olduğu, dolayısıyla davacı şirketin tescil tarihi ile davalının marka tescili arasında 10 gün, www.devalmarine.com alan adının tescili ile davalının marka tescili arasında 15 günlük bir süre olduğu, internet alan adının alınması ile davalının marka tescili arasındaki 15 günlük süre, nizasız ve fasılasız tescilsiz marka kullanımının ve öncelik hakkının ispatı için yeterli bir süre olmadığı, bu nedenle söz konusu 15 günlük önceye dayalı kullanım nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalının, davacı şirketin kurulmasını öğrenmesi üzerine kötüniyetle, davacıya zarar verme kastıyla davaya konu markayı tescil ettirdiğini ileri sürdüğü, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, davalının marka tescil başvurusunun kötüniyetle yapıldığına ilişkin delil bulunmadığına hükmedildiği, bu hususta istinaf bulunmadığından, kötüniyetli tescil iddiası yönünden değerlendirme yapılmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli 2019/33191 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, davalı adına tescilli 2019/33191 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. Davacı, 2019/97924 sayılı başvuru numaralı “... GEMİ İŞLETMECİLİĞİ A.Ş.” ibareli marka başvurusunun davalı adına tescilli 2019/33191 sayılı “...” ibareli marka gerekçe gösterilerek reddedildiğini, bu ibarenin aynı zamanda ticaret unvanı olduğunu, işareti 39. sınıf mal ve hizmetlerde fiili olarak kullandığını, markanın bu mal ve hizmetler bakımından ayırt edicilik kazandığını, davalının müvekkili şirketin kuruluşunu öğrendikten sonra kötüniyetli olarak tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş, davalı ise markasını uzun süredir kullandığını, ticaret unvanı olarak tescil edilen unvanın kullanım alanının ticaret alanı fonksiyonu ile sınırlı olduğunu, davacının, müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, ticaret unvanı tescil tarihi ile dava konusu marka koruma tarihi arasındaki süre dikkate alındığında uzun süreli kullanıma bağlı hak sahipliği iddiasında bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacının, davalıdan daha önce 15.03.2019 tarihinden itibaren 39. sınıfta yer alan hizmetler açısından hem “gemi bacası” şeklini hem de “...” ibaresini “...” şeklinde birlikte markasal olarak kullandığı, markalar arasında ilk etapta görsel kompozisyon olarak benzerlik olduğu, benzer olduğu tespit edilen markaların tescil kapsamları göz önüne alındığında, davacının 2019/35116 sayı ile 39. sınıfta yer alan hizmetlerde tescilli markası ile davalının 2019/33191 sayı ile 37 ve 39. sınıflarda tescilli hizmetler açısından ayniyet taşıdığı ve örtüştüğü, söz konusu markaların tescil kapsamları açısından aynı müşteri kitlesine hitap ettiği, müşteriler nezdinde iltibasın meydana gelebileceği, davacının markanın kullanımı yönünden öncelik hakkına sahip olduğu, davalı markasının tescil edildiği 39. sınıfta yer alan hizmetler açısından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının başvurusunu kötüniyetle yaptığına ilişkin bir delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının, davalı markasındaki şekil unsuru üzerinde önceye dayalı hak iddiasının bulunmadığı, davacının önceye dayalı kullanımının 15.03.2019 tarihinde alınan web sitesine dayandırdığı, davacı şirket unvanının tescil tarihinin 20.03.2019, davalının davaya konu marka başvuru tarihinin 01.04.2019, davacının, adına kayıtlı “www.devalmarine.com” alan adlı web sitesini aldığı tarihin ise 15.03.2019 olduğu, dolayısıyla davacı şirket unvanının tescil tarihi ile davalının marka tescil başvuru tarihi arasında 10 gün, “www.devalmarine.com” alan adının tescili ile davalının marka tescil başvurusu arasında 15 günlük bir süre bulunduğu, 15 günlük önceye dayalı kullanım nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. 6769 sayılı Kanun’un 6. maddesinin altıncı fıkrası “tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.” hükmünü havidir. Bu hüküm kapsamında yer alan herhangi bir fikri mülkiyet hakkı kapsamına, markalar dışında ticaret unvanı gibi ayırt edici işaretler üzerinde yer alan haklar da girmektedir. Bu hüküm uyarınca, tescilli unvanlarda tescilsiz unvanlardan farklı olarak, fiilen gerçekleştirilen faaliyetlerden ziyade tescil kapsamında gösterilen tüm faaliyet alanlarında unvansal bir hak kazanılmış olur. Zira unvan sahibi, tescil ve ilanla, tescil kapsamındaki alanlardaki faaliyet iradesini ortaya koyarak kamunun bilgisine sunmakta, bu sayede fiili kullanım olmasa da unvansal hak elde etmektedir. Unvan sahibi unvanın markasal kullanılması veya markasal kullanımı olmasa dahi markasal etkinin kaçınılmaz olduğu sektörlerde unvan hakkını tescille kazanmaktadır. Bu durumda tescilli unvana dayalı olarak marka tesciline yapılan itirazlarda, mal/ hizmet ve sektör benzerliğinin aranması ve sonraki markanın mal ve hizmetleri ile öncelik hakkına sahip unvanın sicilde kayıtlı tüm faaliyet konularının karşılaştırılması gerekmektedir. Somut olayda, davacının unvanının tescil tarihinin 20.03.2019, davalı markasının başvuru tarihini ise 01.04.2019 olduğu, davacının tescilli ticaret unvanının “...”, dava konusu marka başvurusunun ise “...+Şekil” ibarelerinden oluştuğu, “...” ibaresinin davacı ve davalı markalarında baskın unsur olduğu, her iki ibare arasında görünüm ve anlamsal olarak bir fark bulunmadığı, aralarında işitsel, görsel ve genel izlenim itibariyle benzerlik olduğu, davacının ticaret unvanında yer alan ibarelerin davacı şirketin faaliyet konusunu ve şirket türünü gösteren ibareler olduğundan ayırt edici niteliği zayıf ibareler olduğu, davalı markasının mal ve hizmetleri ile davalının markasının tescil edildiği sınıflar ile davacı şirketin esas sözleşmesinde yer alan hizmetler karşılaştırıldığında; davalıya ait 2019/33191 başvuru numaralı “...” ibareli markanın, 37. sınıfta “İnşaat hizmetleri, inşaat araç, gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri.” ve 39. sınıfta “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri.” hizmetlerini içerdiği, davacı şirketin ise ... unvanı ile 20.03.2019 yılında kurulduğunun ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, çalışma konusunun gemi işletmeciliği ve taşımacılık işleri olduğu, davacı unvanı ile davalı markasının 39. sınıf mal ve hizmetlerde örtüştüğü anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı unvanının tescili tarihi davalı marka başvuru tarihi arasında 10 gün gibi kısa bir süre olsa da, yukarıda belirtildiği üzere, ticaret unvanının fiili kullanım süresine değil, asıl sözleşme kapsamına göre incelemenin ve hak sahipliğinin tespit edilmesi gerekmekte olup, davacı şirketin ticaret unvanının tescil tarihinin davalının markasının başvuru tarihinden önce olduğu, davacı unvanı ve davalı markasının 39. sınıf mal ve hizmetlerde örtüştüğü, davacının 39. sınıf mal ve hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun’un 6/6 hükmü uyarınca davalı markasının bu hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü talep edebileceği gözetilmeksizin fiili kullanma süresi dikkate alınarak yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.