Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4895 E., 2025/3132 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4895 E., 2025/3132 K. (06.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4895
Karar No
2025/3132
Karar Tarihi
06.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4895 E. , 2025/3132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/674 Esas, 2024/904 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü-esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/58 E., 2021/94 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca davalı Kurum vekili tarafından duruşmasız, davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin sermayesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesine ve Belediyeye bağlı işletmelere ait olduğunu, müvekkilinin İstanbul şehrinde kamu hizmeti verdiğini ve tüm raylı ve ... ulaşım sistemleri ile servislerini sağladığını, davalı ... nezdinde tescilli yaklaşık 80 tane markasının bulunduğunu, müvekkilinin bu markalarını mesnet göstererek davalı şahsın 2017/87189 numaralı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın reddedildiğini, oysa dava konusu markadaki “...” ve “Türk” ibarelerinin ikisinin de genel ve kapsayıcı ifadeler olduğunu, bu ibarelerin hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağını, dava konusu başvurunun müvekkiline ait “...” unsurlu markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ortalama tüketicilerin dava konusu markayı gördüklerinde doğrudan müvekkili şirket ile ilişkilendireceğini ileri sürerek davaya konu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...’ün ... Holding’in kurucusu olduğunu, müvekkilinin tescilli “...” esas unsurlu muhtelif markalarının bulunduğunu, müvekkilinin 2009 yılından beri tescilli "..." ibareli markaların sahibi olduğunu ve markalarını ilgili sınıfta aralıksız olarak kullandığını, davacı yan markaları ile iltibasa yol açması muhtemel sınıfların kısmen müvekkili başvurusu kapsamından çıkarılmış olduğunu, bu haliyle kalan emtialar yönünden herhangi bir iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/87189 numaralı "..." ibareli marka ile davacı yana ait mesnet markaların 39. sınıf “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.” bakımından aynı/aynı tür oldukları; davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, davalının kazanılmış hak iddiası mevcut ise de, davalının kazanılmış hak iddia ettiği markaları fiili olarak kullandığına ilişkin yeterli delil ibraz etmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, YİDK kararın iptaline, davalıya ait 2017/87189 numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı yüksek düzeyde görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi, başvurudaki "Türk" ibaresinin markaya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvuruda davacı markalarından ayırt edilmesini sağlayacak başkaca bir unsurun da yer almadığı, emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, bu ... göre dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalı ...'ün, müktesep hak iddiasını dayandırdığı markaların dava konusu hizmetler için çekişmesiz kullandığının iddia ve ispat olunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c0bd839e24ff4aa1 303d8eac5e33b51e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı