Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4548 E., 2025/3050 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4548 E., 2025/3050 K. (05.05.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4548
Karar No
2025/3050
Karar Tarihi
05.05.2025
Konu
Dolandırıcılık, Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/4548 E. , 2025/3050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/380 Esas, 2024/971 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/328 E., 2023/35 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ... İletişim Bilişim Otomotiv İthalat İhracat Turizm İnşaat Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin şüpheliler tarafından aranarak, internet sitesine satmak için koyduğu aracına müşteri gibi fiyat verip pazarlık sonucunda anlaştıklarını, şüphelilerin daha sonra müvekkiline ait işyerine geldiklerini, aracı beğendiklerini belirterek parayı yatırmak için hesap numarası istediklerini, noter kapanmadan işlemler yetişsin diyerek acele bir şekilde müvekkilini notere götürdüklerini, noterde işlemler devam ederken davalı ... 'in müvekkilinin cep telefonuna savcılık dosyasına da sunulmuş olan whatsapp görüntüsünü göndererek hesaba parayı yolladıklarını söylediğini, müvekkilinin de paranın hesabına gönderildiğini düşünerek noter satış evrakını imzaladığını, şüphelilerin ilgili aracı alarak müvekkilinin yanından ayrıldığını, hesaba para gelmediğinin banka yolu ile öğrenilmesi sonrasında şüphelilerin parayı EFT yoluyla gönderdiklerinden paranın bir gün sonra hesaba geçeceğini söylediğini, ertesi günde hesaba para geçmediğini, müvekkilinin dolandırıldığını düşünerek savcılığına müracaat ettiğini, her ne kadar araç üzerine tedbir koyulmuş olsa da şüpheliler organize hareket ettiklerinden aracın davalı ... tarafından davalı şirkete devredildiğini, yapılan bu devrin gerçek bir satış işlemi olmadığını, davalılar ..., ... ve aracı satın alan şirket sahibi ...'nın açıkça kötü niyetli olduğunu, ek olarak müvekkilin olaydan hemen sonra gerçek bir satış yaptığı inancıyla yaptırdığı kasko ve zorunlu mesuliyet sigortalarını iptal ettirerek kısmi primlerin kendisine iade edildiğini, müvekkilinin dolandırıldığını bilseydi ilgili sözleşmeleri iptal ettirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini ileri sürerek aracın aynen iadesi mümkün ise aracın hırsızlandığı tarihten itibaren müvekkilinin aracı kullanamamasından kaynaklanan zararın, aracın ilgili sürede yıpranması, kilometresinin artıyor olması vb. sebepler de gözetilerek tespit edilen miktarın ve olay tarihinden itibaren geçerli olmak ve faiz işletilmek kaydıyla 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ilgili araç satış sözleşmelerinin hükümsüzlüğünü ve/veya sözleşmelerle müvekkilin bağlı olmadığının tespiti ile sözleşmelerin ve satış işlemlerinin iptaline karar verilerek, aracın müvekkile aynen ve bedelsiz olarak iadesine, aracın aynen iadesi mümkün değil ise aracın gerçek satış değeri ve râyiç değeri olan 100.000,00 TL'nin olay tarihinden hesap edilecek yasal faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ödeme kasko firması tarafından yapılırsa davacı tarafa iade edilen 1.262,77 TL kasko primi mahsup edilerek bakiye kalan bedelin davacı tarafa ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalılar ... Elektronik İletişim Bilişim Otomotiv İth. İhr. Tur. İnş. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye'nin her yerinde satın aldığı veya kendisine bırakılan araçları komisyon karşılığı satarak ticari faaliyetlerde bulunduğunu, davalı ... ile daha önceden tanışıyor olduklarını ve kendisini arayıp, satış için piyasaya arz edilen araç ile ilgili olarak pazarlık yaptıklarını ve 81.200,00 TL ile satın aldığını ve aracın tescili için ...'ya vekalet verildiğini, anlaşılan bedelin devir esnasında ödenmek üzere banka hesabına havale edildiğini, alım satım işini yapanın davalı ... olmaması nedeni ile davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının noter huzurunda araç bedelini aldığını resmi delil ile ikrar ettiğini, paranın sonradan ödeneceği konusunda iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, davalı ...'nın müvekkili adına başkaca araçları da almak için bu vekaleti aldığını, müvekkilin iyiniyetli olduğunu, davacı taraf olayı haksız fiil gibi nitelendirse de davanın aslında alacak davası olduğunu ve bu bağlamda müvekkillerine karşı haksız fiil iddiasında bulunulamayacağı için manevi tazminat davası açılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu teyit ettiklerini, davacı talebinin teminat harici olduğunu, çalınma tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3-Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... hakkında dolandırıcılık eylemleri nedeniyle birçok mahkumiyet kararları bulunduğu ve bu eylemlerle de başka araçlar üzerinden, davalılar ... ve ... şirketi ile birlikte satışlar gerçekleştirip maddi menfaat sağladıkları, ayrıca ... Şirketi'nin tacir olup basiretli bir tacir gibi davranmadığı, kaldı ki 2017 yılı Ocak ayında alım satımı gerçekleştirilen plakalı araçlar üzerine de tedbirler konulup ceza soruşturmaları açıldığı ve 2017 yılı Ekim ayında gerçekleştirilen dava konusu olay yönünden de iyi niyet iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, yine sanıkların soruşturma ve ceza dosyalarındaki ifadelerinin de bir çok çelişki içerdiği, neticesinde davalılar ..., ... ve ... Şirketi'nin söz konusu araçtan sorumlu oldukları, davalı ...'nın diğer davalı ... Elektronik şirketinin ortağı ve yetkili müdürü olduğu, dava konusu aracın maddi menfaatinin şirket üzerinden sağlandığı ve aracın hala şirket elinde bulunduğu neticesinde davalının kendi şahsi sorumluluğu olmadığı, davacının aracı kullanamamaktan doğan zarar talebine yönelik bir delil sunulmadığı, dolandırıcılık eylemi doğrultusunda araç satışı yapılmasının kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olmadığı, ve dolandırıcılık eyleminin dava konusu aracın kasko sigorta teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu ... plakalı aracın davalı ... Elektronik İletişim Bilişim Otomotiv İthalat İhracat Turizm İnşaat Ltd. Şti. adına olan tescil kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, ayrıca aracın davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, davacının aracı kullanamamaktan doğan zarar talebinin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın tüm talepler açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...Ş. yönünden açılan maddi tazminat taleplerinin reddine, davalılar ..., ... ve ... şirketi yönünden açılan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ve davalı ... Elektronik İletişim Bilişim Otomotiv İth. İhr. Tur. İnş. Ltd. Şti. vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... Elektronik İletişim Bilişim Otomotiv İth. İhr. Tur. İnş. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince ve davalılar ... Elektronik İletişim Bilişim Otomotiv İth. İhr. Tur. İnş. Ltd. Şti. ve ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, hile iddiasına dayalı olarak yapılan araç satım sözleşmelerinin iptali ile aracın iadesi, bunun mümkün olmaması halinde ise araç rayiç değerinin tahsili ile aracı kullanamamaktan doğan zarar ile manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalılar ... Elektronik İletişim Bilişim Otomotiv İth. İhr. Tur. İnş. Ltd. Şti. ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin davalılar ... Katılım Sigorta A.Ş. ve ...' ya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davacı vekilinin diğer davalılar ... Elektronik İletişim Bilişim Otomotiv İth. İhr. Tur. İnş. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden temyiz itirazlarına gelindiğinde; hile iddiasına dayalı olarak yapılan araç satım sözleşmelerinin iptali ile aracın iadesi, bunun mümkün olmaması halinde ise araç rayiç değerinin tahsili ile aracı kullanamamaktan doğan zarar ile manevi zararın tazmini istemilerine ilişkin açılan davada uyuşmazlık, somut olayda maddi-manevi tazminat şartlarının bulunup bulunmadığı ve maddi tazminat yönünden zararın ispat edilip edilemediği noktasında toplanmaktadır. Davacı, dolandırılması sebebiyle ile haksız fiile dayalı manevi tazminat da talep etmiş olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda davalı tarafın kusurun bulunduğu husu ile olayın oluşuna göre Mahkemece anılan hüküm gereği uygun bir manevi tazminat verilmesi gerekirken şartları bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. Davacı aracın hile ile elinden alınmasından sonra aracı kullanamamaktan kaynaklanan zarar için de maddi tazminat talep etmiştir. Davacının aracından yoksun kaldığı sürece zarar gördüğü ve aracın davalılar tarafından haksız kullanımı ile araçta yıpranma ve zarar doğduğunun kabulü ile uğranılan maddi zararın belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile aracı kullanamamaktan doğan zarar talebinin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... Elektronik İletişim Bilişim Otomotiv İth. İhr. Tur. İnş. Ltd. Şti. ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin davalılar ... Katılım Sigorta A.Ş. ve ...' ya yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının, davalılar ... Elektronik İletişim Bilişim Otomotiv İth. İhr. Tur. İnş. Ltd. Şti., ... ve ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... Elektronik İletişim Bilişim Otomotiv İth. İhr. Tur. İnş. Ltd. Şti. ve ...'ya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı