Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3785 E., 2025/3048 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3785 E., 2025/3048 K. (05.05.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3785
Karar No
2025/3048
Karar Tarihi
05.05.2025
Konu
Dolandırıcılık, Tazminat, Tapu

11. Hukuk Dairesi 2024/3785 E. , 2025/3048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1456 Esas, 2024/901 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1403 E., 2021/466 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/857 E. ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/539 E. sayılı dosyalarında davalı ... vekili ve birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/857 E. ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/539 E. sayılı dosyalarında davacı, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/693 E. sayılı dosyasında davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan ticari krediyi nakit rehin/blokaj sözleşmesi imzalamak suretiyle kullandığını, böylece hesabında bulunan 660.000,00 TL mevduatın rehinli hale geldiğini ancak daha sonra 3. kişinin taşınmazı üzerine kredinin teminatı olarak davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, böylece davacının davalı bankadan kullandığı kredinin teminatının nakit bloke olmaktan çıktığını, müvekkilinin nakit blokenin çözülmesini talebinin davalı tarafından dikkate alınmadığını, müvekkilinin kredi ara ödemelerine devam ettiğini, davalı bankanın ipoteğin ... isimli 3. şahıs tarafından temlik alınmak istendiğini belirtilerek müvekkilinin bu işleme muvafakat vermesini istediğini, müvekkilinin rotatif krediden kaynaklanan borçlarının dava dışı ... tarafından ödenmesi ile davalı bankanın ipotek haklarının devrine muvafakat ettiğini bildirdiğini, müvekkilinin bu işleme muvafakat vererek rehin tutulan paranın iadesinin yapılacağını düşündüğünü, davalı banka ile temlik alan ... arasında noterde düzenlenen temlik sözleşmesi kapsamında ...'ın müvekkilinin 580.000,00 TL'lik kredi borcunun tamamını ödediğini, borcun ödenmesini takiben davalı bankanın kredi sözleşmesi çerçevesinde müvekkilinden hiç bir alacağının kalmadığını, davalı banka şube müdürünün müvekkiline rehinli mevduatının üzerindeki rehnin kaldırıldığını ve istediği zaman parasını çekebileceğini bildirdiğini ancak müvekkilinin yazılı olarak müracaat etmesi üzerine davalı bankanın gönderdiği ihtarnamede kredi borcunun teminatı olan ipotekli taşınmaz maliki hakları nedeniyle davacıya ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, taşınmazın tapu maliki tarafından ...'e satıldığını, ...'in taşınmazı ipotek ile yükümlü olarak satın aldığını, müvekkilinin 660.000,00 TL'lik mevduatını kullanamaması sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı bankanın müvekkilinden alacağı bulunmadığı gibi taşınmaz ipoteği ile ilgisinin de kalmadığını, ipoteği temlik alan hak sahibi ...'ın müvekkilinin davalı banka nezdindeki mevduat hesabındaki rehnin kaldırılarak mevduat hesabındaki bedelin müvekiline ödenmesine muvafakat ettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı banka nezdindeki mevduat hesabında bulunan rehin/blokenin kaldırılarak hesapta bulunan 660.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/857 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkili tarafından dava konusu bağımsız bölümün dava dışı 3. kişiden satın alındığını, satıcının evin üzerinde ...'ın ... Bankası ... Şubesi'nden kullandığı kredi nedeniyle ipotek tesis edilmiş olduğunu ancak bunun sorun olmadığını ve ipoteğin fek edileceğini beyan ettiğini, müvekkilinin davalı bankanın ... şube müdürünün, taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmiş olmasına rağmen kredi kullanan ...'ın kullanmış olduğu kredinin teminatında riski karşılayacak ölçüde nakit karşılık olduğunu, herhangi bir risk endişesi olmadığını ve kredi tahsilatında herhangi bir sorun olması halinde öncelikle nakit teminattan bankanın krediyi tasfiye edeceğini beyan ettiğini, ipoteğin fekki işleminin uzaması üzerine müvekkilinin bankaya ihtarname göndererek ipoteğin fekkini istediğini, ancak kredi ile herhangi bir gecikme, ödenmemiş faiz bulunmamasına karşın kredi kat edilmemişken ve müvekkiline herhangi bir tebligat, ihbar ve ihtarname keşide edilmeden kredi bakiyesini ödediğinden bahisle davalı ...'a banka alacağının temlik edildiğini ve bu temlikle birlikte ipotekten kaynaklı hakların da ...'a devredildiğini, ...'a ait kredi borcunun ... tarafından ödenmesi işleminin muvazaalı olduğunu, banka ile diğer davalılar arasında yapılan alacağın temlik işleminin muvazaalı olduğunu, temlik sözleşmesinde 3. maddede temlik alan ...'ın mevduat rehninin temlik kapsamında olmadığını, bu teminatların temlik kapsamında kendisine temlik edilmesini istemediğini, diğer teminatlara ilişkin bir talebinin olmadığını belirttiğini, ...'ın ...'ın borcunu öderken yalnızca müvekkilinin taşınmazı üzerindeki ipoteği devraldığını, diğer teminatlar yönünden bir talebi olmadığını peşinen kabul ve taahhüt ettiğini, savcılık soruşturmasının devam ettiğini ileri sürerek davalı banka ile davalılardan ... arasında akdedilen temlik sözleşmesinin muvazaa nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davacı vekili birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/693 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; dava dışı bankanın, dava dışı diğer takip borçlusu ...'tan olan alacağının müvekkiline temlik senedine istinaden temlik edildiğini, buna göre ...’ın dava dışı bankadan kullandığı kredinin kalan borcunun müvekkili tarafından nakden ve def’aten bankaya ödenmesi şartıyla ...'ın borcunun teminatı olarak banka lehine üzerine ipotek tesis edilmiş olan ve halihazırda davalı ...’in maliki olduğu taşınmaz üzerindeki 1. derece ipotek hakkının sınırlı olmak üzere müvekkiline temlik edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin kredi borcunu ödediğini, davalı ... ve dava dışı ...’a ihtarname gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip borçlusu ve dava dışı ...'a icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2017/15577 E. sayılı dosyasındaki itirazının iptaliyle, takibin 663.138,63 TL üzerinden devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 4.Davacı vekili birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/539 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; müvekkilinin icra takibi nedeniyle kredi alamaz duruma geldiğini, ticari hayatını devam ettirebilmesi için takip dosyasına ödediğini, ipotek limit tutarının kalan 104.000,00 TL'sinin de müvekkilince ödendiğini, sonuçta ipoteğin fek edildiğini, müvekkilinin davalı ...'ın bankaya olan borcundan şahsen sorumlu olmadığı halde, sahibi olduğu taşınmaz üzerinde bulunan ipotek nedeniyle borcu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek davalının tüm alacaklarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 884. maddesi uyarınca kendisine intikal ettiğinden alacağa yeter miktarda ve dava konusu edilen tutarın ihbar olunan bankadaki nakit hak ve alacaklarının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Asıl dava davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili bankaya borçlu olduğu hususunda bir iddiasının bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın dava dışı ipotekli taşınmaz maliki ...'e yönetilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın dava konusu mevduat hesabı üzerindeki rehni kaldırmamasının yasal dayanağının davacının müvekkili bankaya borcunun bulunması olmayıp taşınmazın yeni maliki ...'in durumunun ağırlaştırılarak aleyhine olacak şekilde bankaca teminat azaltımına sebebiyet verilmesinin önüne geçilmesi olduğunu, temlik sözleşmesinin düzenlenmesini müteakip davacının davalı bankaya olan borçlarının ... tarafından ödenip kapatıldığını, karşılıklı olarak tarafların iradesi ile ipotek teminatın temlik edildiğini, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında yapılan temlik sözleşmesinde mevduat rehni temlik kapsamı dışında bırakılsa dahi, halefiyet hükümlerine istinaden ipotekli taşınmaz maliki ...'in ...'a ödeme yapması halinde bankadan temlik sözleşmesi dışında kalan mevduat rehni teminatının kendisine devrini talep etme hakkı olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/857 E. sayılı dosyasının cevap dilekçesinde; dava konusu ipotekli alacağın temlik işleminde müvekkilinin taraf olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarının gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, ceza soruşturmasında şüphelilerin tümü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davalı bankanın müvekkilinin nakit hesabı üzerine koyduğu blokajı kaldırmayarak müvekkilinin parasını kullanmasına engel olduğunu, temlik işleminin usul ve yasalara uygun olarak yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı ... vekili birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/857 E. sayılı dosyasının cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, temlik senedine istinaden müvekkilinin kredi borcunu ödediğini, temlik işleminin muvazaalı olmadığını, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunulamayacağını, davacının şikayeti üzerine açılan soruşturma dosyasında şüphelilerin tümü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 4.Davalı T. ... Bankası T.A.O. vekili birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/857 E. sayılı dosyasının cevap dilekçesinde; temlik sözleşmesinin 3. maddesi ile bankanın mevduata ilişkin rehin hakkının, diğer davalılar talebi ile temlik sözleşmesi kapsamı dışında bırakıldığını, ipotek hakkının ise temlik sözleşmesi kapsamında davalı ...’a devredildiğini, davalı ...'ın dava konusu 660.000,00-TL üzerindeki mevduat rehninin kaldırılmasına ilişkin taleplerinin davacı ...’in durumunun ağırlaştırılarak aleyhine olacak şekilde teminat azaltımına sebebiyet verilmesinin önüne geçilmesi amacıyla reddedildiğini, kredi riski devam ederken ipotekli taşınmazın maliki tarafından ipotek yükü ile birlikte davacıya satıldığını, müvekkili banka tarafından kanuni düzenlemelere uygun şekilde ve hatta davalı/borçlu ...’ın da yazılı irade beyanı alınmak suretiyle banka alacağının davalı temlik alacaklısı ...’a temlik edildiğini, soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkili banka teftiş kurulu tarafından yapılan soruşturma sonucunda, soruşturulacak bir husus olmadığının davacıya yazılı olarak bildirildiğini, alacağın devredilmesi ile alacağa bağlı ipoteğin de yeni alacaklıya kendiliğinden geçtiğini, müvekkili banka ile davalı ... arasında mevduat rehninin alacak ile birlikte temlik edilmediğine ilişkin yapılan sözleşmenin, sözleşmeye taraf olmayan ve alacak hakkını elde eden/edecek olan taşınmaz maliki davacıyı bağlamayacağını, davacının ipoteği bilerek taşınmazı satın aldığını, müvekkili bankanın muvazaalı olduğu iddia edilen işlemle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 5.Davalı vekili birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/693 E. sayılı dosyasının cevap dilekçesinde; taşınmazın satışına aracılık eden dava dışı 3. kişinin evin üzerinde ...’ın borcu nedeniyle konulan ipoteğin kaldırılacağını beyan ettiğini, banka şube müdürünün krediyi kullanan ...’ın kredisinin teminatında riski karşılayacak ölçüde nakit karşılığının bulunduğunu, kredi tahsilatında herhangi bir sorun olması halinde önce bu nakit teminattan bankanın krediyi tasfiye edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin dolandırıldığını, temlik senedinde davacının diğer teminatlara ilişkin bir talebinin olmadığını bildirdiğini, sadece davalının aldığı taşınmaz üzerindeki ipoteği devraldığını, taraflar arasında muvazaa bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 6.Davalı vekili birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/539 E. sayılı dosyasının cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili ile ... ve banka aleyhine temlik işleminin iptali istemiyle dava açmış olduğunu, gelinen aşamada birleştirilen dosyalarda davaların konusunun kalmadığını, davacının muvazaa iddiasında bulunduğu temlik işlemini kabul ederek ipotek borcunu ödediğini, hem müvekkili ..., hem de diğer davalılar hakkında haksız yere suç duyurusunda bulunduğunu, açılan ceza davası sonucunda beraat kararı verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davaya konu kredinin teminatı olarak dava dışı 3. kişinin taşınmazın tapu kaydı üzerine davalı banka lehine tesis edilen ipotek hakkının ...'a devredilmesine karşılık kredi borcunu kapatma isteğininin davalı bankaya bildirdiği, söz konusu temlike davacının da muvafakat ettiği ve ... ile davalı bankayı temsilen ... şubesi arasında temlik senedinin düzenlendiği, ... tarafından davacının kredi sözleşmesi çerçevesindeki kredi borcunun kapatıldığı, davacının davalıya borcu kalmadığının davalının cevap dilekçesinde de açıkça belirtildiği, bu nedenle davacının davalıya borçlu olunmadığının tespiti gerektiği, 1. birleşen dava yönünden ipotekli taşınmazın resmi senet ile ... tarafından tapu kaydı malikinden satın alındığı, ...'in satın aldığı gayrimenkulün ... lehine ipotekli olduğunun tapu kayıtları üzerinden teyit edilebilmesine rağmen satın alma işleminin yapıldığı, ipotek yükü ile satın aldığı taşınmaz üzerindeki ipotek miktarı kadar borcun ödenmesinden hukuken sorumlu olduğu, ...'in ... ile ... arasında yapılan borç ödeme işleminin muvazalı olduğuna dair iddiası bakımından kanıtlayıcı bir bilgi ve delile rastlanılmadığı, bankaca yapılan işlemlerin hukuken yasaya ve mevcut mevzuata uygun olduğu için muvazaa iddiasının varlığının ispattan yoksun olduğu, kesinleşen ceza dosyasındaki sanıklar..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası ile ilgili müsnet suçun unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle beraatlerine dair verilen kararın da muvazaa iddiasının yerinde olmadığına delil niteliğinde olduğu, ...'in muvazaa sebebiyle temlik sözleşmesinin iptaline karar verilmesine yönelik talebinin reddi gerektiği, 2. birleşen dava yönünden; davalı ...'in satın aldığı gayrimenkul üzerindeki ipoteği bildiği yani ipotek yükü ile taşınmazı satın aldığı ve ipotek miktarı kadar borçtan sorumlu olduğu, bu sebeple ... tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yaptığı itirazın haksız ve yersiz olduğu, ... tarafından açılan davanın kabulünün gerektiği ancak ... tarafından itirazın iptali davası devam ederken 10.06.2020 tarihinde ipotek konusu borç ödenerek ipoteğin fek edildiği, ödeme sebebiyle itirazın iptali davasının konusunun kaldığı, davalının dava açılmasından sonra icra takibi ve dava konusu edilen borcu ödediği ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu sebeble yargılama gideri, vekalet ücreti ve takip konusu alacak miktarı üzerinden hesaplanacak inkar tazminatından sorumlu olduğu, 3. birleşen dava yönünden; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 127. maddesi ve TMK'nın 884. maddesi gereğince borçtan şahsen sorumlu olmayan davacı ...'in ...'a yaptığı ödeme ile onun yerini aldığı, alacağın asıl alacak, fer'ileri ve güvenceleri ile birlikte ödeme yaptığı miktar kadar davacı ...'e geçtiği, davacının asıl borçlu ...'a rücu edebileceğinden bu davanın kabulünün gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının davalı banka nezdindeki hesabındaki rehin/blokenin kaldırılarak hesapta bulunan 660.000,00 TL'nin ödenmesine yönelik talebin reddine, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/857 E. sayılı davanın reddine, birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/693 E. sayılı davasında karar verilmesine yer olmadığına, İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2020/3456 ( 2017/15577 den yenilenmekle ) sayılı dosyasında takip konusu edilen alacak miktarı olan 663.138,63 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkâr tazminatı 132.627,73 TL'nin davalıdan tahsiline, birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/539 E. sayılı davasının kabulü ile dava konusu edilen 886.744,00 TL alacak miktarının davalı ...'ın ihbar olunan banka nezdindeki mevduat hesabından alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacı, birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davalı ... vekili ve birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davacı, İzmir 6. ATM 2019/693 E. sayılı dosyasında davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacı, birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davalı ... vekili ve birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davacı, İzmir 6. ATM 2019/693 E. sayılı dosyasında davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti ile davalı banka nezdindeki mevduat hesabında bulunan blokenin kaldırılması ve hesapta bulunan paranın davacıya ödenmesi; Birleşen İzmir 1. ATM'nin 2017/857 E. sayılı dosyası ile görülen dava, davalı banka ile diğer davalılar arasında yapılan temlik sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali; Birleşen İzmir 6. ATM'nin 2019/693 E. sayılı dosyası ile görülen dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine yapılan itirazın iptali; Birleşen İzmir 3. ATM'nin 2020/539 E. sayılı dosyası ile görülen dava ise, asıl dosya davalısı olan asıl borçlunun bankaya olan borcunun ödenmesi nedeniyle rücuen alacak istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Birleşen davalar yönünden yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Asıl davaya yönelik temyize gelince, davacının rehin sözleşmesi imzalamak sureti ile kullandığı kredi nedeni ile hesabında bulunan mevduatın rehinli hale geldiği ancak daha sonra kredinin teminatı olarak davalı lehine ipotek tesis edildiği, 3. kişinin davacının borcunu ödemek sureti ile ipoteği devralmak istemesi üzerine davacın işleme muvafakat ettiği ve banka ile 3. kişi arasında imzalanan temlik sözleşmesi ile 3. kişinin davacının kredi borcunu ödediği, ancak davacının mevduat hesabındaki rehnin kaldırılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda asıl davada uyuşmazlık, kredi nedeni ile mevduat hesabında bulunan rehnin, kredi borcunun 3. kişi tarafından ödenmesi halinde kaldırılıp kaldırılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece davacının kredi borcunun kapatıldığı ve davalıya borcunun kalmadığının davalının cevap dilekçesinde de kabul edildiği gerekçesiyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi yerinde ise de ipoteğin tesis edildiği kredi borcunun ödeme ile sona erdiği ve bu sözleşmeden doğacak herhangi bir borcunun olamayacağı nazara alınarak rehnin kaldırılmasına da karar verilmesi gerekirken, rehnin kaldırılması talebinin söz konusu mevduat hesabındaki bedelin birleşen İzmir 3. ATM'nin 2020/539 E. sayılı dosyası kapsamında ödenmesine karar verildiği şeklindeki hatalı değerlendirme ve yanılgı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. 3.Asıl dava menfi tespit ve rehnin kaldırılması istemlerine ilişkin olup menfi tespit davalarında hükmedilecek vekâlet ücretinin nispi hesaplanması gerekirken mahkemece yanılgıya düşülerek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davalı ... vekilinin, birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davacı, İzmir 6. ATM 2019/693 E. sayılı dosyasında davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ... ile ...'e yükletilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı