Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4296 E., 2025/2665 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4296 E., 2025/2665 K. (21.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4296
Karar No
2025/2665
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/4296 E. , 2025/2665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1874 Esas, 2024/1061Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/92 E., 2022/171 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1992 yılında kurulan davacının 99/... tescil numaralı "..." markasının bulunduğunu, bu markanın tanınmış marka olarak tescil edilmiş olduğunu, davalı şirketin ise 15.09.2014 tarihinde ... ünvanıyla tescil edildiğini, ... isim ve logosunun 22 ülkede 46 ayrı ürün çeşidinde davacı adına tescilli olduğunu ileri sürerek davalının tanınmış markaya ve unvana tecavüzü sebebiyle davalının ticaret unvanındaki ... ibaresinin kaldırılmasına ve 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ...unvanı ve logosunu kullandığını, dolayısıyla iltibasın mümkün olmadığını, taşıma sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin davacının ünvan ve tanınmış markasına tecavüz etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “... + şekil” markasının 08.04.1999 tarihli başvuruya istinaden 1-41 arası tüm sınıflarda tescil edildiği, T ... numara ile tanınmış marka olarak tescilli olduğu, davalının dava tarihi ve öncesinde tescilli markasının bulunmadığı, “... ...” ibaresini taşımacılık alanda markasal kullanımının davacının markasının tescil sınıfları içinde kaldığı, davacının ticaret unvanın daha önce tescil edildiği, tarafların ticaret unvanlarında “...” çekirdek unsurunun aynen yer aldığı, ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğu, davacının “marka hakkına tecavüz edenin markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedelini” talep ettiği, dosyaya emsal lisans sözleşmesi sunulamadığı, markanın taşımacılık alanında kullanılması gözetilerek dosya kapsamındaki faturalara göre takdiren maddi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesine, davalının ticaret ünvanından "..." ibaresinin silinmesine, 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi, ticaret unvanının terkini, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f0209e9dd1860304 69ac3a4886c4aace This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/4296 E. , 2025/2665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1874 Esas, 2024/1061Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/92 E., 2022/171 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1992 yılında kurulan davacının 99/... tescil numaralı "..." markasının bulunduğunu, bu markanın tanınmış marka olarak tescil edilmiş olduğunu, davalı şirketin ise 15.09.2014 tarihinde ... ünvanıyla tescil edildiğini, ... isim ve logosunun 22 ülkede 46 ayrı ürün çeşidinde davacı adına tescilli olduğunu ileri sürerek davalının tanınmış markaya ve unvana tecavüzü sebebiyle davalının ticaret unvanındaki ... ibaresinin kaldırılmasına ve 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ...unvanı ve logosunu kullandığını, dolayısıyla iltibasın mümkün olmadığını, taşıma sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin davacının ünvan ve tanınmış markasına tecavüz etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “... + şekil” markasının 08.04.1999 tarihli başvuruya istinaden 1-41 arası tüm sınıflarda tescil edildiği, T ... numara ile tanınmış marka olarak tescilli olduğu, davalının dava tarihi ve öncesinde tescilli markasının bulunmadığı, “... ...” ibaresini taşımacılık alanda markasal kullanımının davacının markasının tescil sınıfları içinde kaldığı, davacının ticaret unvanın daha önce tescil edildiği, tarafların ticaret unvanlarında “...” çekirdek unsurunun aynen yer aldığı, ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğu, davacının “marka hakkına tecavüz edenin markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedelini” talep ettiği, dosyaya emsal lisans sözleşmesi sunulamadığı, markanın taşımacılık alanında kullanılması gözetilerek dosya kapsamındaki faturalara göre takdiren maddi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesine, davalının ticaret ünvanından "..." ibaresinin silinmesine, 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi, ticaret unvanının terkini, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f0209e9dd1860304 69ac3a4886c4aace ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı