11. Hukuk Dairesi 2024/4200 E. , 2025/2662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’in diğer davalı kuruma 2019/03315 sayılı "... A.Ş." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davacı adına tescilli "", "...", "...", "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın reddedildiğini, oysa markalarının dava konusu başvurudan önce tescil edildiğini, markalarının halk nezdinde belli bir tanınmışlığa ve bilinirliliğe sahip olduğunu, ... ibareli markanın T/02601 sayı ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, dava konusu markanın daha önce tescil edilmiş markaları ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, aynı malları/hizmetleri kapsaması nedeni ile iltibas tehlikesi yarattığını, aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru teşkil ettiğini ve dava konusu başvurunun müvekkilinin ticaret unvanı ile de iltibasa yol açacağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2019-M-10208 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescilinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı markası ile müvekkiline ait başvuru arasında ne görsel ne fonetik ne de bütünsel açıdan ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın kapsamında yer alan mallar/hizmetler ile davacının markalarının kapsamındaki mallar/hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu, dava konusu marka ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından karıştırılmaya yol açacak düzeyde işitsel ve görsel benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 maddesindeki koşulların varlığı ispat edilmediğinden, davacı markalarının tanınmışlığından kaynaklanan bir tescil engelinin bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığının ispat edilemediği, davalı markasının davacının tescilli markası ile görsel/işitsel/anlamsal açılardan benzemediği, benzemeyen markaların kullanılmasının/tescil edilmesinin, mevzuatta geçen “haksız rekabet” hukuki müessesesi ile örtüşmediği, davacının "..." ... unsurlu ticaret unvanı ile dava konusu marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında yaptığı itirazın da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 90a18011827c7d18 3952dc5c1f29099d