11. Hukuk Dairesi 2024/4246 E. , 2025/3151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/724 Esas, 2024/860Karar HÜKÜM : Asıl davanın reddi, karşı davanın reddi, birleşen 2017/16 E. sayılı davada davanın ve karşı davanın reddi, birleşen 2017/43 E. sayılı davada davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/298 E., 2020/261 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin online çiçek ve hediye sektöründe e-ticaret sitesi olan çiçek göndermeyi sağlamak amacıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü, “çiçeksepeti” ve “...” ibarelerini ... (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli markalarında, ticaret unvanında ve www.çiçeksepeti.com adlı web sitesinde kullandığını, Özel/2218 sayı ile “...” sözcük tanınmış markasının da tek hak sahibi olduğunu, davalının web sitesinin iletişim bilgilerinde ..., Çiçek Dağıtım ve Servis Hizmetleri adı altında faaliyet yürütüldüğünün tespit edildiğini, söz konusu sitenin nasıl ödeyeceğim kısmına girildiğinde verilen banka hesap bilgilerinin davalı adına kayıtlı olduğunun göründüğünü, tespit edilen söz konusu hukuka aykırı kullanımın, müvekkillerinin marka tescilinden ... haklarına tecavüz teşkil ettiğini, haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek davacının marka tescillerinden ... haklarına tecavüzün durdurulmasına, davalının eylemleri ile oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, haksız rekabetin meni ve refine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Karşı davada davacı dava dilekçesinde; karşı davalı adına tescilli “...” markasının çiçekçilik sektöründe herkesçe kullanıldığını, miktar ve amaç içerdiğini, çiçek satışlarında bir teknik sunum ve satış şeklini ortaya koyduğunu, bu nedenle karşı davalı tarafından tescilinin mümkün olmadığını, tescilin hükümsüz kılınması gerektiğini, işaretin müvekkilince maruf ve meşhur ... getirildiğini ileri sürerek karşı davalının “...” ve bağlantılı isimleri kullanmasının durdurulmasını, bu markaların hükümsüzlüğünün tespitini, sicilden terkinini, ve/veya müvekkili adına tescilini, “...” ve bağlantılı isimler/ internet alan adları üzerinde karşı davalının oluşturduğu çekişmenin giderilmesini, “...” ve bağlantılı isimler yoluyla müvekkili aleyhine yaptığı haksız rekabetlerden men’ini, tecavüzlerin önlenmesini, tazminatın tahsilini talep etmiştir. Karşı davacı vekili ıslah dilekçesi ile karşı davalı adına tescilli "..." ibareli markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 42. maddesi atfıyla 7/1-a, 7/1-c, 8/3, 8/5 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğünü istemiştir. 3. Davacı vekili birleşen 2017/16 E. sayılı dava dilekçesinde; davalının, müvekkiline ait ... markasını Google Adwords aracılığıyla anahtar sözcük olarak reklam vermek suretiyle kullanmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin marka tescilinden ... haklarına tecavüzün durdurulmasını, haksız rekabetin hükmen tespitini, önlenmesini, yasaklanmasını, maddi durumun ortadan kaldırılmasını, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. 4.Davacı vekili birleşen 2017/43 E. sayılı dava dilekçesinde; davalının davacıya ait ... markasını kullanmasının müvekkilini zarara uğrattığını, itibar tazminatı şartlarının da oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 250.000,00 TL'nin haksız eylemin tespit edildiği tarihten itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1996 yılından bu yana baba mesleği olan çiçekçilik işi ile uğraştığını, 2000'li yılların başında çiçek satışı yapan bir kişi ile tanışıp internet üzerinden de çiçek satışı yapma fikrini www.cicekbul.com/ www.ciceksepeti.net/ www.cicekmarket.com gibi alan adları üzerinden hayata geçirdiğini, davacının ise ... Baskı Hizmetleri ve Turizm Ltd. Şti.'nin unvanını 2008 yılı sonlarında ...Çiçekçilik ve Turizm Ltd. Şti. olarak değiştirdiğini, ilk olarak www.e-cicek.net alan adı ile başladığını sonrasında www.....com ile devam ettiğini, davacının internetten çiçek satışı işine müvekkilinden yıllar sonra girdiğini, aynı şehirde aynı piyasanın içinde davalının varlığından yıllardır haberdar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; talebin belirsizlik içerdiğini, TÜRKPATENT'e husumet yöneltilemeyeceğini, hükmen tescil şeklinde bir müessesenin bulunmadığını, müvekkilinin "..." ibarelerini tescilli markalarında, ticaret unvanında ve www.çiçeksepeti.com adlı web sitesinde kullanmakta olduğunu, haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, ne şekilde bir zarara uğranıldığının ortaya konulamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Asıl davaya karşı açılan karşı davada diğer karşı davalı ... davaya cevap vermemiştir. 4.Birleşen 2017/16 E. sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin asıl davada ileri sürüldüğünden derdestlik itirazında bulunduğunu, manevi tazminat isteminin dayanağının gösterilmediğini, öne sürülen kullanımın gerçekleştirildiğinin tespit edilemediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, "çiçeksepeti" ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğini üzerinde bulunduran müvekkilinin kullanımının tecavüz oluşturmayacağını, dürüst kullanım niteliği taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir. 5. Birleşen 2017/43 E. sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının tazminatı gerektirecek eylemleri ispata yarar delil sunmadığını, itibar tazminatı koşullarının oluşmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ibare üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları kapsamında uyuşmazlığa konu “...” ibareli internet sitesi alan adının asıl davanın davalısı tarafından davacıdan daha önce kullanılmaya başlandığı, bu tespitin davanın marka yönünden muhtevasından bağımsız olarak ibarenin kullanımına yönelik olduğu, davacının aynı alandaki önceki yayını olan “... Siparişi” temalı www.....com projesinden vazgeçerek “...” ibaresine ve www.ciceksepeti.com alan adlı internet sitesine yoğunlaşması, bilinirliği artırmak için tanıtım çalışmalarında bulunması, davalı tarafın önceden kullanmaya başlamasına rağmen gerek görmediği değerlendirilen marka tescilini yaptırması sonrasında elde edilen faydadan davalının yararlanmasının kaçınılmaz bir sonuç olduğu, davalının markayı ilk olarak tescilsiz olarak kullanan kişi olarak kullanım hakkını kazandığı, bu noktada davalının hak sahipliği tespit olunduğu ve kullanımlarının önlenmeyeceği, yine davalı karşı davacı kullanımları yönünden markasal kullanımların davacı karşı davalının tescilli tanınmış markasından yararlanmaya yönelmediği, Google Adwords açısından haksız kullanımın tespit edilemediği, davalının bahse konu markayı uzun yıllardır kullandığı ve “...” markasını tanınmış ... getirdiği, bu noktada hak sahibi olan davalının kullanımları önlenmeyecek ise de tanınmış ... gelen ve seri markaları ile birlikte kullanılan tescil sahibi davacının markalarının hükümsüz kılınamayacağı, sonuç olarak her iki tarafın da dürüstlük kuralı kapsamında değerlendirilen kullanımlarının önlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davacının açmış olduğu markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına ilişkin davanın reddine, karşı dava yönünden: TÜRKPATENT’e karşı açılan davanın husumetten reddine, karşı davacının açmış olduğu hükümsüzlük ve maddi tazminat davasının reddine, birleşen 2017/16 E. sayılı dava yönünden: davacının açmış olduğu markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına ilişkin davanın ve manevi tazminat davasının reddine, karşı dava yönünden: hükümsüzlüğe yönelik davanın derdestlik sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine, birleşen 2017/43 E. sayılı dava yönünden: davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı olarak açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine, karar verilmiş, hüküm, ... İnternet Hizmetleri A.Ş. vekili ile ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarındaki asli unsurun “...” ibaresi olduğu, asıl dava davalısının tescilsiz kullandığı, davacının markasının ise 2008 yılından bu yana tescilli olduğu, davacı markasının 2012 yılında tanınmış marka statüsü taşıdığı, davalının ... marka ve logosunu 2006 yılından itibaren kullanarak hak sahibi olduğu, dava tarihine kadar geçen sürede davalı- karşı davacının 5 yıldan fazla bir süre sessiz kaldığı, markanın tasviri bir anlamdan çıkarak ayırt edicilik kazandığı, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 7/son hükmü gereğince cins vasıf bildiren ibarelerden olduğundan bahisle hükümsüzlüğünün istenemeyeceği, davacı- karşı davalı markasının dava tarihine kadar kullanım ile ayırt edicilik ve dava tarihinden önce tanınmış marka statüsü kazandığı, davacı- karşı davalının tescilli markasını kullandığı ve marka tescilinde kötüniyetli olduğunun da davacı tarafça ispatlanamadığı, tescilden 8 yıl sonra ileri sürülen hükümsüzlük talebinin dürüstlük ve iyiniyet kuralıyla bağdaşmayacağı, davacı tarafın tescilli markalarını kullandığı, kullanımın haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalı- karşı davacının, davacı tarafa ait alan adına erişimin engellenmesi ve tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalara karşı açılan karşı davaların reddine karar verilmesinin sonuç olarak yerinde olduğu, davalının alan adını 24.11.2005 tarihinde tescil ettirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, internet sitesinde 2006 yılının Mayıs ayından itibaren davacı ile aynı faaliyet alanında çiçek satışı amacıyla kullanıldığı, davacı taraf adına tescilli ciceksepeti.com alan adının ise 04.12.2002 tarihinde tescil edildiği, tescil sahibinin davacıdan bağımsız üçüncü kişi olduğu, sonradan davacıya geçtiği, 2007 yılından 2009'a kadar davacının o dönem web sitesi olan ....com adresine yönlendirildiği, halen ortak içeriğe sahip oldukları, davacı tarafın ise ciceksepeti.com internet alan adı 2002 yılında tescil edilmiş ise de baştan itibaren bu alan adı ile bağlantılarının bulunmadığı, davacı tarafın 01.11.2008 tarihinde ilk kullanımını gerçekleştirdiği, davalının ise markasal kullanımının 14.05.2006 tarihini içerdiği, davacının ilk marka tescil başvurusunun ise 03.03.2008 başvuru tarihli 2008/11725 sayılı “...” markası olduğu, kullanımdan kaynaklı öncelik hakkının davalı üzerinde bulunduğu, davanın açıldığı tarih gözetildiğinde davacı- karşı davalının marka kullanımına 5 yıldan uzun süre sessiz kaldığı, tarafların uzun süredir piyasada birlikte var olma şartlarının gerçekleştiği, davacının bunca yıldır sessiz kaldıktan sonra, davalı tarafça artık bu ibarenin marka olarak kullanılmasına katlanması gerektiği, tecavüz ve haksız rekabet sebebi yapılamayacağı, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı talep edilemeyeceği, her ne kadar tanınmış marka ve marka kullanımının eskiye dayalı olması gerekçesi ile her iki taraf yönünden açılan davaların reddine dair hüküm kurulmuş ise de, davalı-karşı davacı vekili istinaf istemine ilişkin ve davacı-karşı davalı vekili istinaf istemine ilişkin olarak, her iki tarafın da aynı zamanda kullanıma ve marka tesciline sessiz kalarak dava hakkını kaybettiği, Mahkemece sessiz kalmak suretiyle dava açma hakkının kaybedildiğini resen dikkate alması gerektiği gözetilerek, asıl ve karşı davanın reddine ilişkin karar sonuç itibariyle yerinde ise de kararın gerekçesi düzeltilerek taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl dava yönünden; davacının açmış olduğu markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına ilişkin davanın reddine, karşı dava yönünden; TÜRKPATENT’e karşı açılan davanın husumetten reddine, karşı davacının açmış olduğu hükümsüzlük ve maddi tazminat davasının reddine, birleşen 2017/16 E. sayılı dava yönünden; davacının açmış olduğu markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına ilişkin davanın ve manevi tazminat davasının reddine, karşı dava yönünden; karşı davacının açmış olduğu hükümsüzlüğe yönelik davanın derdestlik sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine, birleşen 2017/43 E. sayılı dava yönünden; davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı olarak açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine, karar verilmiş, hüküm, ... İnternet Hizmetleri A.Ş. vekili ile ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ortadan kaldırılması maddi manevi tazminat istemine ilişkin olup, karşı dava, davacı-karşı davalı adına tescilli marka hükümsüzlüğü ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ortadan kaldırılması maddi manevi tazminat istemine taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu ��zerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraflar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ca1cb31d334fdfc3 dc24602033daf839